Welat’ın anlatımıyla Hilal’e onunla gelemeyeceğimi söylesem de içim rahat etmedi ve peşlerine düştüm. Gittikleri ıssız alandaki köy evine yaklaştığımda arabayı durdurup uzaktan onları seyretmek için görünmeyecekleri bir yere park ettim. Hilal arabadan indiğinde, o adamla yüz yüze geldiği an sarılmışlardı. Dünya başıma yıkıldı sanki. Sorgusuz sualsiz Hilal’in o adamı kabul ettiğini düşünüp daha fazla orada kalmak istemediğim için arabayı çalıştırıp geldiğim yolu geri döndüm. Konağa geldiğimde Miran avluda oturmuş bekliyordu. “Oğlum, ne yapıyorsun burada?” diye sorduğumda, “Annemi bekliyorum. Birlikte sapan atacağız.” dedi. Şimdi ben oğluma nasıl Hilal’in gelmeyeceğini söyleyecektim? Oğlumu burada boşu boşuna bekletmek istemedim. “Oğlum, seninle bağ evine gidelim. Baba oğul sapan atal

