Hilal'in gözleri kocaman olmuş bir halde bir süre bana baktıktan sonra, "Ama bana söz vermiştin. Ben istemeden ve resmi nikâh olmadan bana dokunmayacaktın. Hani sen sözünde duran bir adamdın?" dedi. "Ulan ben o sözü veren ağzımı sikeyim." Bu cümleleri söylemenin pişmanlığını şimdi ciddi ciddi yaşıyordum. Yapabileceğim tek şey Hilal'i nikâha ikna etmekti. "Tamam. Hemen yarın, hatta bu akşam kıyalım nikâhı." dedim. Tek kelime söyledi: "İstemiyorum." "Hiç mi istemiyorsun?" diye sordum. "Hiç istemiyorum." "Güzelim yapma, bak. Tamam, sana söz verdim, sözümden dönmek istemiyorum. Ama artık dayanacak gücüm kalmadı. Birazcık da olsa istemiyor musun? Benimle gerçekten karı koca olmak bu kadar mı kötü senin için?" dedim. Söylediğim onca şeye karşılık Hilal sadece susmuştu. Hilal, belki ken

