Welat’ın anlatımıyla Ateş’in attığı konuma doğru hızla giderken aklımda tek bir düşünce vardı: Ahmet’ten kurtulmak. Onu öldürmeme izin vermeyeceklerini biliyordum ama Ahmet’in ölüm korkusunu iliklerine kadar yaşatacaktım. Bir daha Hilal’e yaklaşmaya cesaret edemeyecekti. Ateş’in verdiği adrese geldiğimde arabayı gelişigüzel deponun önüne park edip araçtan indim. Hızlı adımlarla depoya yürüdüğümde Ateş’in adamları kapıyı açtı. İçeri girdiğimde Ateş elleri cebinde ayakta dikilmiş bana bakıyordu. “Hoş geldin Welat Ağa.” dedi. “Hoş buldum. Beni bu itle yalnız bırak.” dedim. Sandalyede elleri arkadan bağlanmış Ahmet’e bakıp yere tükürdüm. “Welat Ağa, sinirlisin anlıyorum. Kim olsa namusuna uzanan eli keser atar. Ama bu adam bize istihbarat sağlıyor. Onu gözden çıkaramayız. İstediğini yap a

