Gül gelinliği beğenmiş ve almışlardı. Kapıda beklerken çıkmalarıyla yanlarına doğru yürüdüm. Leyla Hanım’a dönerek: "Şimdi nereye gidelim?" diye sordum. Sonuçta bu konularda bir bilgimiz yoktu. "Kuyumcuya gidelim önce. Sonra da kıyafet almak gerek. Onları ikiniz halledersiniz, ben konağa geçeceğim," dedi. Gül ile yalnız kalmak bana cazip geldiği için hemen: "Nasıl isterseniz," dedim. Leyla Hanım kuyumcuya girdiğimizde, "Kolay gelsin," dedi. Duruşunda bir asalet ve güç vardı kadının. "Hoş geldiniz, buyurun buyurun oturun," diye yer gösteren kuyumcu, ellerini önünde bağlamış bir vaziyetteydi. "Hanımım kusura bakmayın, geleceğinizi bilseydim hazırlık yapar, size özel parçalar getirirdim," dedi. Leyla Hanım, duyduğuna memnun olmuş bir şekilde kafasını sallayıp: "Benim için değil, kızı

