“Ee karıcığım, nerede kalmıştık?” dediğimde, “Welat Ağa, herkes bizi bekliyor,” dedi Hilal. Ama durmayıp bir adım daha attım üzerine doğru. Geri geri adım atınca hızla kolumu uzatıp belinden yakaladım. “Herkes beklesin, sen beni bekletme,” deyip dudaklarına yapıştım. Bal gibi dudakları... Bir ömür öpsem bıkmazdım. Hilal’in dudaklarından zorda olsa ayrıldım ve, “Neden bu kadar tatlısın sen?” dedim. “Welat Ağa, hadi ama bak geç kalacağız,” dedi. “Tamam, öyle olsun bakalım. Valizler hazır mı, bir şey unutmadın değil mi?” dedim. “Yok, unutmadım. Aldım her şeyi,” dedi. Yanağıma masum bir öpücük kondurup kapıya doğru yürüdü. Ben de peşinden. “Zalimsin, zalim!” dedim. Avluya indiğimizde herkes hazırdı. Miran, Hilal’in elinden tutmuş; Lale de Arin ve Ardil’in elinden tutmuş beni bekliyor

