Murat’ın anlatımıyla Kına gecesini hiçbir sıkıntı olmadan atlatmıştık. Konaktan misafirler dağıldığında, Gül annesinin yardımıyla odasına çıkarken Haşim, bana da seslenip yanına çağırdı. Haşim Ağa’nın peşinden yürüyüp salona girdik. Eliyle koltuğu işaret ederek, “Otur oğlum.” dedi. Kendisi de karşıma geçip oturdu. “Şimdiye kadar bir saygısızlığını görmedim. Bu evde ve aşiretimde, benden sonra senin sözün geçecek. Damat olduğun için seni istemeyen, düşmanlık edenler olur. Her zaman tetikte ol. Benim bir tek evladım, Gül kaldı. Ona iyi davran. Eski defterleri açıp huzursuzluk yaşamayın, bize de yaşatmayın.” dedi. “Anlıyorum Haşim baba, haklısın. Öyle ya da böyle, sonuçta evleniyorum ve eşime iyi davranmak boynumun borcu.” dedim. “İnşallah verdiğin bu sözün altı boş çıkmaz. Ben her şeyi

