Arabayla bağ evine doğru ilerlerken çalan telefonuma baktım, Şerwan arıyordu. “Alo Şerwan.” dedim. “Abi konağa gelsen iyi olur, ortalık karıştı. Bütün ağalar bizde.” “Sebep, neden gelmişler?” diye sordum. “Valla nasıl söylesem bilmiyorum… Hilal ile ilgili. Gelsen iyi olur, yoksa hiç iyi şeyler olmayacak.” “Tamam Şerwan, kapat.” diyerek arabanın yönünü konağa çevirip gaza daha da yüklendim. Zinarî Konağı’nın önüne geldiğimde arabayı gelişigüzel durdurup indim. Şerwan geldiğimi görüp kapıya çıkmıştı. “Ne oldu Şerwan?” diye sabırsızca sordum. “Hilal’in bir adamla çekilmiş fotoğrafları var ellerinde. Babam kıyameti koparıyor, ağalar ‘hüküm vereceğiz’ diyor.” Ellerim iki yanımda yumruk oldu, çenem kasıldı. “Kime hüküm vereceklermiş, görürüz.” diyerek konağa girdim. Büyük şark odasında

