Murat’ın anlatımıyla Gözlerimi yavaşça aralamaya başladığımda Gül hâlâ uyuyordu. Başını göğsüme koymuş, kollarımın arasındaydı. Komodinin üzerindeki telefona uzanıp saate baktığımda öğlen olmak üzereydi. Yine de o kadar yorgunluğun üstüne erken uyanmıştım. Gül’ün uyanmamasına dikkat ederek kollarımın arasından çıkarıp başını yastığa yerleştirdim. Yataktan yavaşça çıkıp resepsiyonu arayarak kahvaltımızı göndermelerini söyledim. Banyoya geçip yüzümü yıkadıktan sonra tekrar odaya dönüp yatağın kenarına oturdum. Gül’ün saçlarını okşayarak: “Hadi güzelim, uyan. Kahvaltı gelecek.” dedim ve birkaç defa üst üste boynundan öptüm. Gül yavaşça uykusundan uyanırken gülerek: “Ama benim çok uykum var. Hâlâ çok yorgunum, biraz daha uyusak?” dedi. “Söz, bu gece dinlenirsin. Bizi bekleyen bir İstan

