Evleniyorum

1104 Words
Gülbahar: Benim adım Gülbahar Bir bahar günü gözümü açmışım dünyaya babam bana hep evimize baharı benim getirdiyimi söyler annem gülleri çok sevdiyi için adımı Gülbahar koymuşlar bahar neşeleriymişim onların. 4 yaşıma yeni basmıştım akşam ışıklarımız olmadığı için annem mumlar yakmıştı annemin uyku problemi olduğu için uyku ilacı almıştı babamla kendi odalarında uyuyorlardı ben de kendi odamda mum ışığında uyumaya çalışıyordum eski bir evdi tahtadan bir evdi akşam korktuğum için annemlerin yanına uyumaya gitdim odamdakı mum perdeye çok yakın olduğu için perde birden tutuşmuş ve ev yanmaya başlamış annem uyku ilacı yüzüynden uyanmıyordu babam yanğın kokusuna kalktı odanın her tarafı yanıyordu annemi uyandırmaya çalıştı pencerelerimiz eski olduğu için sıkışmıştı açılmıyordu babam paniye kapılmıştı odanın kenarına kısılmıştık köyün muhtarı kahveden dönerken evin yandığını görmüştü ve bağırıp insanları toplamaya bizi kurtarmaya çalışıyorlardı babam da camı yumruklayarak çabuk kurtarmaları için yalvarıyordu odadakı yanğın dumanı yüzünden babam çok öksürüyordu annemse uyanmıyordu köylü birlik olup bizi kurtarana kadar annemde babam da duman yüzünden zehirlenmişti. Bense sağ çıkmıştım o yanğından keşke hiç kurtulmasaydım bende ölseydim de Demir ağanın tecavüzünü babasının beni kuma olarak aldığını hiç görmeseydim. Bazen talihsiz olduğumu lanetli olduğumu düşünüyordum.Halam da yanğının benim odamda çıktığını yalnızca o yanğından benim sağ çıktımı öyrenmişti o yüzden Abdullah ağanın beni almasına sevinmişti Süreyya hanımın beni çiy-çiy yiyeceyine kuma deyil de bir esir gibi yaşayacağımı söylüyordu.Her geçen gün nefreti daha da artıyordu.Alparslanı düşünüyordum hep evliydi bi bebeyi olucağını duymuştum kalbim paramparçaydı babasına kuma olacaktım zaten ruh gibiydim.Fiziken yaşıyordum zaten Abdullah ağanın kuması esiri olucaktım zaten pek de bir şey ifade etmiyordu zaten ben kendimden vazgeçmiştim.Yarın nikah kıyılacaktı .Nikaha Alparslan da gelecekti sevdiyim adamın babasıyla yarın nikah yapacaktım şu an yer yarılsa da içine girsem sevdiyim adamın karşısında babasıyla evlenecekdim.Yarın birşey olsa da evlenemesem kurtulsam diye Allaha dua etdim yaşadıklarım ağır gelmişti bi anda uyku bastırdı ve hiç bir şey düşünmeden kendimi uykunun kollarına bıraktım. Alparslan: Yarın o piç babamın düyünü vardı annem ağlayarak beni aramıştı annemi üzdüyü için ondan nefret ediyordum her gün başka kadınla yatıp kalkıyordu annem birşey demese de kanıma dokunuyordu şimdi de annemin üzerine kuma getiriyordu nefret etsem de iyi bir babaydı hep saymış sevmişdi.Almanyada hukuk okumak isteyinde babası destleklemişti onu 6 yıldır Almanyada yaşıyordu ünversiteye başlayınca evden para almayı kesmişti kendi-kendine bir krallık kurmuştu sıfırdan başlayarak yükselmişti şimdi londrada ve istanbulda otel zincirleri gece kulüpleri vardı bunun yanı sıra Almanyada çok büyük nüfuzu vardı herkes ondan çekiniyordu yeraltı ve yerüstündeki tüm mafyaları o yönetiyordu çok güçlüydü.Bir tek Rusyada sözü geçmiyordu Oranın en nüfuzlu ailelerinden biri olan İvan Rurikoviçdi o çok korkunç bir adamdı sülalesi 750 yıldır Rusyaya hükmediyordu.Çok karanlık adamdı her kes ondan çok korkardı kararlı bakışları vardı sertdi acmasız duyğusuzdu.Esin farklıydı ona düzenlenen bir suikastda arabayla büyük bir tırın altına girmişdi onu Esin kurtarmıştı.Esin doktordu Alparslan onu kurtardığı için ondan etkilenmişdi belkide ona büyülü gelmişti Esin o zamanlar. Sonradan hayranlığı kaybolmuştu sıradan bir kadındı artık onun için ama beklemediyi bir anda Esin hamilelik haberi vermişti ona bebek 3 aylıktı artık Alparslan kıyamadı bebeye annesine de söylemişti bebeyi annesi de babası da çok sevinmişdi veliaht geliyor diye sırf onları kırmamak mutlu olmaları ve bebek için Esinle evlendi sırf bebek için. Ama sevmiyordu sırf bebek için evlenmişti bebek anne baba sevgisinden mahrum kalmasın diye. Kadın düşkünlüyü yokdu babasıyla kardeşinin aksine. Babasının düyününü annesi arayıp haber vermişti. “Alo oğlum çok kötü bir şey oldu” ağlıyordu süreyya hanım. “Anne noldu babama birşeymi oldu?” Diye telaşlandı Alparslan. “Hayır oğlum baban iyi hiç birşeyi yok ama.. Oğlum baban evleniyor.” “Anne ne diyorsun sen babam seni boşayıp başkasını mı alıyor?” “Hayır” diye bildi nasıl üzerine kuma geldiyini söylerdi ki hele de 19 yaşında bir kızın geldiyini “Baban üzerime kuma getirdi” diye bildi sadece “Kimi getirdi peki düşüp kalktığı kadınlardan birinimi” “Hayır bizim konakdan birini” Alparslan şok içindeydi “Anne doğru anlat şunu” “Oğlum yarın düyün var gel sana tek-tek anlatıcam hepsini” “Tamam anne merak etme yarın Esinle ordayız” “Esine selam söyle hoşça kal oğlum yarın görüşürüz.” Alparslan şoktaydı Esine haber verdi toparlanması için Mardine iki uçak biletini hemen aldı. Düyün günü: Düyün günü gelip çatmıştı Abdullah ağadan başka herkes mutsuzdu. Gülbahar hala umutsuzca birşeyler olmasını bekliyordu o da biliyordu boştu kurtulamazdı bu evlilikten.Süreyya hanım bir saat sonra Alparslanın geleceyini söylemişti onun gelişine sevinmişti ama onun gelişi babasıyla olan düyünü içindi . Birden kapı çaldı “Gülbahar müsaitmisin?” Abdullah ağanın sesiydi bu “Evet” diye bildi sadece Abdullah ağa odaya girince elindeki gelinliyi yatağa bıraktı “Bunu giy in aşağı makyaj da yap ölü balık gibisin bana layık ol Abdullah ağanın gelinisin sen artık” dedi . Gülbahar başıyla onayladı “Tamam ağam” Abdullah ağa çıkar çıkmaz gelinliyi giydi ağlaya ağlaya.Daha sonra makyaj masasına oturdu hafif rimel biraz allık sürdü sonda hafif pembe olan rujundan sürdü. Araba sesi duyunca pencereye koştu Alparslan ve karısı gelmişti .Alparslan çok uzundu 187 boyu vardı kumral saçları keskin bir çene hattı vardı gözleri maviydi her kadının aşık olucağı adamdı Alparslan karısı esmerdi 170 boyu vardı benim sadece 163 dü boyum yanında küçücük kalırdım. Sakince nefesimi verdim ve kapını açıp dışarıya çıktım başım aşağı nikahın kıyılıcağı salona geçtim imam gelmişti bir kaç dakika sonra Süreyya hanım Alparslan ve karısı içeri girdiler Demir ve karısı Nergis zaten odadalardı şahitlerde yerine geçtiler.Demirle Alparslan kavgalıydı bir-birlerinden nefret ediyorlardı görmezlikden gelerek geçip yerlerine oturdular .Benim baş örtümden dolayı Alparslan beni göremiyordu zaten telefonuyla ilgileniyordu. İmam nikahı kıydıkdan sonra baş örtümü açtı Abdullah ağa ve alnımdan öptü. Alparslan başını kaldırdı beni görünce şok oldu ama bişey söylemedi. “Hadi gelinim odamıza geçelim” dedi Abdullah ağa Süreyya hanım nikah boyunca ağlamıştı. Abdullah ağa benim kolumdan tutup odaya götürdü korkuyordum nikahlı karısıydım artık kaçışım yoktu. Odaya girdiyimizde yatağın üzerindeki kırmızı geceliyi bana uzatdı “Bu kırmızı geceliyi giyin gel ne zamandır bu anı hayal ediyorum hızlı ol biraz daha gerdeğe girmezsek gelinlik üzerindeyken sikerim seni” Masanın üzerindeki şerbeti bardağa döktü ve bir dikişte bitirdi. “ Çabuk ol diyorum sana giyin şu geceliyi” Gecelik çok açıktı belim tamamen açık kalıcaktı bacaklarım da gözler önüne serilecekti bunun kapalı bir tarafı yoktu ama mecburdum banyoya geçtim gelinliyi çıkardım ve geceliyi giydim kendimi çıplak hiss ediyordum.İç çamaşırı hizasında yırtmacı vardı belim açıkta dekolteliydi önü göğsüm belli oluyordu dik bir göğsüm vardı ve çok büyüklerdi nefret ediyordum bundan. Birden bi ses geldi odadan dışarı çıktığımda Abdullah ağa yerde yatıyordu nabzına baktım hemen hiç nabız yoktu ve Abdullah ağa ölmüştü .Şok olmuştum çok korkuyordum birden kapı açıldı odaya giren Alparslandı bi bana birde yerde yatan babasına baktı.Qaliba duaları kabul olmuştu ama Alparslan kızğın bir boğa gibi bakıyordu ona .Hiç iyi şeyler olmiyacğını hiss ediyordum
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD