KARIMI ALMAYA GELDİM

1723 Words
" KAREN !!! "  İki genç kız yerlerinden zıplayarak birbirlerine baktı. Vincent'ın gür sesi büyük evin içinde yankılanmıştı.  Karen telaşlı gözlerle kapıya baktı. Hayır tanrım o burdaydı ve sesinden anlaşıldığı kadarı ile çok kızgındı.  "Karım nerede, çağırın çabuk ve sakın yalan söylemeye kalkmayın ? Kapının önünde ki atı gördüm " "Kendi atımı nerede görsem tanırım "  Diye içinden geçirerek bakışlarını üst balkona çevirdi.  Karısının buraya geldiğini tahmin etmek çok da zor değildi Vincent için. Bu saatte gidebileceği başka bir yer olmadığını biliyordu.  Bir kaç dakika içinde Karen aşağı inmezse eğer bakışlarını ayırmadığı merdivenleri çıkmak saniyelerini alacaktı ve kızı kendisi aşağı indirmek zorunda kalacaktı.  "Dua et buna gerek olmasın Karen, eğer ben çıkarsam seni ayaklarının üzerinde indirmeyeceğime eminim " Leydi Annabeth ile eş zamanlı olarak iki kardeşte merdivenlere doğru koşarken Karen'in biraz daha geride kaldığını gören Vincent genç kızın endişeli ve ürkmüş halinden etkilenmemeye çalıştı.  " Çok iyi bir yalancının yüzüne yerleştirilmiş sahte bir ifade Vincent " diyerek kendini teskin etmeye çalıştı. Yüzünde gördüğü ifadeye kanmayacaktı.  " Lord Vincent, neler oluyor ? Bu saatte ne işiniz var burada ! " " Karımı almaya geldim Leydi Annabeth ! " " Karınız mı ? , bu saatte burada ne işi olabilir?" Bakışları Vincent'in baktığı yere kaydığında Karen'in Sally'nin arkasında durduğunu görerek endişeyle kızına baktı.  " Tanrım Sally burada ne işin var " Vincent'in gerçeği bildiğini bilse de bunu kızıyla paylaşıp paylaşmadığını bilmediğinden aralarına girmek istemeyerek durumu idare edercesine kızına Sally demişti.  Karen'in yüzünde ki ifade tekrar başka bir hâl alırken Vincent, Leydi Annabeth'e dönerek  " Artık karıma Sally diye seslenmenize gerek yok Leydim, gerçeği bildiğimi kızınız da bu gece öğrendi, tahminimce yapacaklarımdan korktuğundan size sığındı " Karen konuşmak için ağzını açsa da Vincent'in bakışlarını görerek sessizliğini korudu.  Leydi Annabeth de yüzünden fark edilen bir mahcubiyetle kızına bakarak,  " Senden korktuğu için buraya sığındığını düşünmüyorum Vincent, aksine Karen'in ne kadar cesur olduğunu biliyorum "  " Evet, herneyse " Gitmek için karısına baktı ve yanına doğru gelmesini bekledi. Genç kız bu bakışlardan anlamış olacak ki kardeşine ve annesine sarılarak sizi seviyorum dedikten sonra Vincent'in peşi sıra kapıya doğru yürüdü.  Serin havaya doğru adım attıklarında arkalarından kapanan kapının ardından aralarında ki sessizlik daha da çekilmez bir hal almıştı.  Vincent'in rüzgarın üzerine bindiğini gören Karen diğer ata doğru yürümeye başladı.  " Sakın aklından geçirme ! Hamile halinle bu karanlıkta ata tek binmeyi düşünmüyorsun herhalde ! " Genç kız sözlerine hakim olmaya çalışarak Vincent'a baktı. Bir bakıma haklıydı ve hamile olduğunu sandığı için böyle davranıyor ve çocuğunu korumaya çalışıyordu. Genç kız kendisinin önemsenmeyişine bozulsa da bunları hakettiğini düşünerek Vincent'a doğru yürüdü.  Vincent'in uzattığı kola tutunarak kocasının kendisini yukarı çekmesine izin verdi. Kocasının sıcak ve geniş göğsüne istemeden de olsa sokularak başını hafifçe Vincent'a yasladı. Bu şekilde ata binmekten nefret ediyordu. İki bacağını açarak oturamadığı için düşme korkusu içini sarıyor ve istemeden de olsa Vincent'in yardımına muhtaç bir duruma düşüyordu.  Vincent atı hızlandırırken konuşmuyorlar ve rüzgarın yüzlerine çarpmasına izin veriyorlardı. Genç kız içine giydiği ince elbisenin kendisini korumadığını farkederek üşümüş bir şekilde Vincent'a daha da sokuldu.  Acınası bir durumdaydı ve bu hale düşmesine kendisi sebep olmuştu. Söylediği yalanlar ve üzerinde biriken bu yük genzinin yanmasına sebep olurken Vincent'in pelerinin kendisine sarmasını hayretler içinde sessizlikle karşıladı. Bir umut belki de kocası tarafından önemseniyordu.  Hayır böyle bir şey yoktu ve Vincent'in sözleri bunu tasdiklemişti.  " Sakın seni umursadığımı düşünme gafletinde bulunma, umrumda olan tek şey karnında bulunan o masum varlık " Vincent daha ne kadar kırıcı olabilirdi bilmiyordu fakat karısına karşı hissettiği nefret her saniye daha da fazlalaşıyordu. Hele ki son yaptığı bu düşüncesiz hareketten sonra içinde kalan belki de son iyimser hissi mahvetmişti.  Eve vardıkları zaman atı ani bir şekilde durdurarak genç kıza baktı. Uyumuştu. Hamile bedeninin bu yorgunluğu kaldıramadığını düşündü. Uyandırmaması ve kucağına alması gerekirken mantığına yenilmeyi kabul etti.  " Kalk, uyumak istiyorsan evden kaçmamalıydın " Genç kız zorla gözlerini açarak etrafına bakındı. Eve gelmişlerdi ve kahretsin ki hoş sıcaklığa dayanamayarak uyuyakalmıştı.  " Kaçmıyordum " diye konuşmaya çalıştı.  " Kardeşimi görmek istedim sadece " " Yeni bir plan yapmak istediniz belki de ! " Atdan inerek eve doğru yürümeye başladı. Ne Karen'in cevabını beklemişti ne de inmesine yardım etmişti. Genç kız kendisi inmeye çalışarak yere atladıktan sonra düşmemeye çalışarak ata tutundu. İnişi kötü olmuştu fakat düşmemeyi başarmıştı.  Vincent'a yetişmeye çalışarak hızlandı.  " Plan mı ? , neden plan yapmaya ihtiyaç duyayım ki , insanın kızkardeşiyle konuşmak istemesi bu kadar mı yanlış ? " " Seni aşağıladığım için belki de benden intikam almak istedin olamaz mı ve bunun için de kardeşinin aklına ihtiyacın vardı "  Evin kapısından girmeden önce kıza döndü ve sert bir ifadeyle bakarak konuşmasını sürdürdü.  " Gördüğüm üzere benimle evlenme fikri kardeşine aitti. Sen bunu düşünemeyecek kadar ..! "  Masum muydu ? Ya da Saf !  Ne olursa olsun bir yalan söylenmiş ve bir oyun oynanmıştı.  Sözlerini tamamlamayarak sustu ve geniş antreye adım atarak pelerininden kurtuldu.  Çalışma odasının kapısına geldiğinde sessizce merdivenlere yönelen kıza baktı. Elini kapının koluna destekleyerek genç kızı durdurdu.  " bir daha haberim olmadan bir yere gitmemeni tavsiye ederim, aksi takdirde odandan çıkamayacak hale gelirsin "  Odaya girmek üzereyken tekrar döndü söylemeyi unuttuğu son bir şey daha vardı.  " Bu gece yaptığın şey , çok tehlikeli bir hareketti Karen "  Genç kızın yüzü bir umut aydınlanacakken kocasının devam eden sözleri ile tekrar eski haline döndü.  " Hamileliğine son verecek bir harekette daha bulunursan bir daha gün yüzü görmemeni sağlarım "  Kapıyı açarak içeri girdi ve genç kızı akmaya hazır gözyaşları ile merdivenlerde bıraktı.  Karen ne düşüneceğini ya da ne hissedeceğini bilemiyordu. Vincent kendisinden o kadar çok nefret ediyordu ki çocuğundan kurtulmak isteyebileceğini düşünmüştü.  Yavaşça akan gözyaşlarını elinin tersiyle silerek merdivenleri çıkmaya başladı. Odaya girdikten sonra kapıyı kapatarak yaslandı ve dizlerinin üzerine çömeldi. Kalbinde ki acı tarif edilecek gibi değildi. Vincent her saniye daha da acımasızlaşıyordu ve davranışlarıyla değil daha kötüsü sözleriyle kendisini yaralıyordu.  Genç kız gözyaşlarını silerek bakışlarını karşıya dikti. Boş bir şekilde bakıyor ve kıpırdamadan duruyordu. Kocası bu kadar kızgınken nasıl olupta ondan hamile kalacaktı bilmiyordu. Vincent kendisine bakmıyor hatta dokunmaktan bile nefret eder bir tavır sergiliyordu. Daha bu gece birlikte olmuşlardı fakat bütün bunların sadece Vincent'in gerçeği bildiğini yüzüne vurması için olduğunu biliyordu genç kız. İsteyerek kendisine dokunmamış ya da hislerine karşılık vermemişti. Evliliği gibi bu gece ki birliktelikleride bir yalan bir oyundu.  Kapıya tutunarak yerden kalktı ve yatağa doğru yöneldi. Üzerinde ki pelerini çıkarıp koltuğun üzerine koyduktan sonra geceliğini üzerine geçirdi ve örtüyü kaldırarak içine girdi. Uyumaya çalışacak ve bu geceyi unutacaktı. Sabah uyandığında ise Vincent'i yumuşatabilmenin yollarını arayacaktı.  Vincent içtiği kaçıncı içki olduğunu bilmediği bardağı yavaşça masaya bırakarak yenisini doldurdu ve eline alarak acele etmeden dudaklarına götürdü. Genç kızın söylediklerini düşünmeden duramıyordu.  " Plan mı ? , neden plan yapmaya ihtiyaç duyayım ki , insanın kızkardeşiyle konuşmak istemesi bu kadar mı yanlış ? " Demişti. Belki de kötü düşünen kendisiydi. Karen gerçekten de kızkardeşiyle dertleşmeye ve konuşmaya ihtiyaç duymuştu. Herşey ortaya çıktığına göre yardım almak istemişti. Sonuçta bu saçma oyunu ikisi planlamıştı.  Yine de hiç bir iyi düşünce Vincent'ın iyi hissetmesine yetmiyordu. Yukarıda bulunan yatak odasında yatan kadınla yaşadığı herşey sahteydi ve Vincent bir daha ona güvenebilir miydi bilmiyordu.  Ertesi sabah Karen odanın içinden gelen fısıltılar ve gürültülü bir sesle uyanarak yerinde doğruldu.  Bir kaç hizmetçi tahmin ettiği kadarı ile Vincent'in eşyalarını topluyor ve aralarında konuşuyorlardı.  " Ne yapıyorsunuz, nereye götürüyorsunuz onları " İki hizmetçi konuşmayı keserek Karen'a baktı. İçlerinden biri elindekileri bırakarak konuşmak için öne atıldı.  " Leydim, Lord Vincent eşyaların toparlanmasını istedi. " " Lordunuz nerede şu an ? " " Biraz önce kahvaltı odasındaydı Leydim "  Karen örtüyü kaldırarak hızla yataktan çıktı ve kapıya yöneldi.  Vincent odaları ayırmaya karar vermişti ve kendisine sorma gereği bile duymamıştı. Üstelik hamile kalma planları yaparken birlikte uyumayacak olmaları genç kızı hüsrana uğratmıştı. Kahvaltı salonuna sinirli bir şekilde girerek masaya doğru yürüdü. Vincent fincanındaki içeceğini yudumluyordu.  " Nasıl böyle bir şey yaparsın " " Sana da Günaydın Karen, sabah sabah bu halde içeriye girmeni neye borçluyum " Genç kızın ismini bastırarak söylemiş ve üzerinde bulunan şeffaf gecelikten dolayı yükselen sinirini bastırmaya çalışmıştı. Bu şekilde evin içinde dolaşmak için çıldırmış olmalıydı.  " Sayenizde günüm güzel değil aksine çok kötü başladı ayrıca ne varmış halimde "  Karen başını eğerek söylediklerini tasdiklemek istermişçesine elbisesine baktı. Vücudu ateş alırken yüzü utançla dolup taştı. Geceliği o kadar inceydi ki gördükleriyle sessiz kalarak hızla arkasını dönüp odadan dışarı çıktı.  " Tanrım çıldırmış olmalıyım, nasıl bu şekilde çıkarım karşısına nasıl !! Ahh çok utanç verici çok " Kendi kendine konuşarak tekrar odaya geldi ve geceliğini çıkararak üzerine bir elbise giydi. Şimdi konuşmak için durumu daha müsaitti.  Bu sefer yavaş bir şekilde kahvaltı salonuna girerek masaya yaklaştı ve Vincent'in tam karşısına oturdu. Bu süre zarfında Vincent kendisini izliyor ve a önce yaşananlara bir anlam vermeye çalışıyordu.  Karısı utanmıştı. Elmacık kemiklerinin olduğu kısımlar al al olmuş ve kuru dudaklarını telaşla ısırarak odadan dışarı koşarak çıkmıştı. Genç kız bakire bir kız edasıyla evin içinde dolaşırken Vincent'ın kendisine hakim olması gittikçe zorlaşacak gibi görünüyordu. Şimdi ise üzerine vücudunu tamamen kapatan bir elbise giyerek geri gelmiş ve hiç bir şey olmamış gibi masadakini yerini almıştı.  " Biraz önce olanlar için özür dilerim "  Vincent genç kızın sözleri ile düşüncelerinden sıyrılarak bakışlarını hızla tabağına çevirdi.  " Dilemelisin, şayet evin içinde bu şekilde dolaşman edepsizceydi "  Edepsiz mi ! kendisine edepsiz mi demişti bu adam.  " Sen, sen ! "  Hayır karşılık vermeyecekti. Zamanını bu şekilde harcayamazdı.  " Odalarımızı neden ayırdığını bilmek istiyorum, başka bir odaya taşınman seni daha mı iyi hissettirecek ? " Vincent arkasına yaslanarak genç kıza baktı. Yüzünde ki kaslar yer değiştirirken parmakları masanın üzerinde ritim tutuyordu.  " Başka bir odaya taşındığımı da nereden çıkardın ? "  " Eşyaların ..? " Genç kız sandalyesinde dik durmaya çalışarak soğuk gözlerle Vincent'a baktı. Sesi fısıltıdan farksız çıkıyordu.  " Benim eşyalarımdı, ben gidiyorum odadan değil mi "  " Doğrusunun bu olduğunu biliyorsun ! Gitmesi gereken sensin ve evet gayet iyi hissediyorum. " Karen yanağının içini ısırarak ağlamamaya çalıştı. Uysal davranması gerekiyordu. Vincent'ı kızdırdıkça işlerin daha da kötüye gittiğini fark etmişti bu hareketle.  " Peki, nasıl istersen "  Vincent, Karen'in peki diyerek başını eğmesini izlerken genç kızın neler hissettiğini anlamaya çalışıyordu. Üzülmüş gibiydi fakat göstermemeye çalıştığını anlayabiliyordu. Bardağı tutan parmaklarının titrediğini oturduğu yerden görebiliyordu ve başını kaldırmamaya çalıştığının da farkındaydı. Vincent daha fazla kahvaltısına devam etmeyerek yerinden kalktı ve odadan çıkmak üzere kapıya yöneldi. Dışarı çıkarak kapıyı kapattı ve bir kaç saniye bekledi. Genç kızın hıçkıra hıçkıra ağlama sesi kulağına geldiğinde daha fazla kapının önünde duramayacağını farkederek dış kapıya yöneldi. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD