BİR YALANCI NASIL BİRİNİ SEVEBİLİR Kİ

1725 Words
O geceden beri herşey sanki değişmişti. Vincent bir şekilde karısından kaçıyordu. Ne yüzüne bakmak istiyor ne de konuşmak istiyordu. Karşısında bir yalancı vardı ve günden güne Karen'a katlanmak zor geliyordu.  Saraydan geldikleri gece merdivenlere doğru yönelmişlerken Vincent kendi odasına gitmek yerine çalışma odasına doğru yürümüş ve arkasında sessizce bekleyen Karen'i bir başına bırakmıştı. Karen hiç bir şey demeden giden kocasının ardından başını eğmiş ve sessiz adımlarla odasına doğru yönelmişti. Üzerini değiştirmiş saçlarını açarak taramış ve yatağın üzerine oturmuştu fakat Vincent odaya gelmemişti.  Genç kız kocasının Kralla olan görüşmeden dolayı bu şekilde davrandığını düşünmeye çalışsa da içinde oluşan endişeyi sonlandıramıyordu.Acaba birşeylerin farkına varmış olabilir mi diye düşünüyor ve içi içini yiyordu. Birde Anthony sorunu vardı. Kızkardeşi ile görüştürmesi gerekiyordu ve şu an için bu nasıl olacak bilmiyordu genç kız.  Günler geçip giderken Vincent'in kendinden uzaklaştığını görmek kalbinin acıyla sarsılmasına sebep oluyordu. Genç kız haftalar önce Vincent'in kendisine vermiş olduğu safir yüzüğe baktı ve derin bir şekilde iç geçirdi.  Neredeyse bir ay olacaktı ve her gece yatağında yalnız başına uyuyordu. Vincent geceleri ya eve gelmiyor ya da işlerinin yoğun olduğunu söyleyerek çalışma odasında vaktini geçiriyordu. Karen sorunun ne olduğunu bilmek istese de duyacaklarından da korkuyordu. Bu sessizliği iyi bir şeye yoramıyordu ve aşağıda bulunan kocasını görmek onunla konuşmak istiyordu.  Geceliğinin kuşağını titreyen elleri ile sıkarak odadan dışarı çıktı. Çıplak ayaklarla merdivenleri yavaş bir şekilde indikten sonra kapısı hafif aralık olan çalışma odasının kapısını çalarak bekledi.  Vincent'in sesini duyduğunda kalbi yerinden çıkacak gibi olsa da dik durmaya çalışarak içeri girdi ve titreyen elleriyle saçlarını düzeltti.  Vincent başını kaldırıp bir kez kendisine bakmış ve tekrar önünde bulunan kağıtlara dönmüştü. Genç kız yürüyerek masaya doğru yaklaştı. Konuşmak istiyordu fakat söze nasıl başlaması gerektiğini bilmiyordu.  " Ben, şey .. şey için gelmiştim. " Tanrım söze nasıl başlamalıydı ne söylemeliydi. Daha sorunun ne olduğunu bilmiyordu bile.  Cesaretini toplayarak başını kaldırdı ve Vincent'in kendisine bakan karanlık gözleri ile karşılaştı. İçinde birikmiş olan azıcık cesaretin o an yıkıldığını farkeden Karen dudaklarını ısırarak derin bir nefes aldı.  " Öyle bekleyecek misin ? " " H-hayır, söyleyeceklerimi toparlıyordum. " Vincent elinde ki kalemi masaya sertçe bırakarak arkasına yaslandı.  " Seni dinliyorum. " " Vincent neden böyle davranıyorsun ? " Karen aklından geçen sorunun dudaklarından bu kadar hızlı çıkmasına şaşırsa da başını eğmeyerek cevabı bekledi.  " Nasıl davranıyorum ? " " Böyle ! Uzak. Bilmeden bir şey mi yaptım ? " " Bilerek yaptın ama konumuz bu değil "  " Hayır yoğun olduğum için yatak odamıza gelemiyorum sadece "  " Ben öyle söylemek istemedim, konu yatak odası değil konu bana uzak davranman "  Tanrım konu birden nasıl buraya gelmişti. Oysa ki söylemek istedikleri o kadar farklıydı ki. Çok yanlış anlaşılmıştı.  Vincent ayağa kalkarak genç kıza doğru yürüdü. Karen'in bakışlarında ki endişeyi görebiliyordu. Karısı bir şeylerden korkuyordu belli ki.  Masayla arasına aldığı kızın üzerine doğru eğildi ve boğuk bir sesle konuştu.  " Sana yakın olmam için yatak odamıza gitmemiz gerekiyor sevgilim "  " V-Vincent neler söylüyorsun, böyle davranma" " nasıl davranayım "  " Boşver, gitmek istiyorum! Konuşmaya gelmem yanlıştı " Vincent geriye çekilerek arkasını döndü. Tekrar masasına oturmak üzereyken kapının kapanma sesini duydu. Yerine kendisini bırakarak derin bir nefes verdi ve gözlerini kapattı.  Bir şey söylememek için kendisini çok zor tutmuştu. Yüzüne karşı Sally olmadığını bildiğini haykırmak istese de susmuş ve oyuna oyunla karşılık vermek istemişti.  Bir aydır düşündüğü konuyu ne zaman uygulamaya koymak istese de bir şeyler kendisine engel oluyordu. Karen ile birlikte oldukları zaman genç kızın dokunuşlarından ne kadar etkilendiğini görmüştü. Hatta konuştukları zaman birlikte geçirdikleri vakitlerde bile genç kız neşe saçıyordu. İşte bu istediği şeyin başlangıcı için yeterliydi. Kendisine oyun oynayan iki kardeşe dersini vermek istiyordu. Karen'ın da kendisi gibi bir yalana inanmasını ve sonra yıkılmasını istiyordu.  Genç kızın ince geceliği ile içeri girmesi Vincent'in bir aydır karısından uzak kaldığı zamanlarda onu ne kadar özlediğini anlamasında yardımcı olmuştu. Kızı masayla kendi vücudu arasına sıkıştırdığı zaman ise bedeninde ki ısıyı hissetmişti. İçten içe kendisine lanetler savurarak konuyu yatak odalarına getirmişti. Ve karısı kendisinden beklenildiği üzere aynı utangaç tavırları sergilemişti. Vincent'in hiç bir zaman göremediği şekilde davranmaya devam edecekti.  Sally asla utangaç davranmazdı. Yıllar önce de ilk tanıştıklarında Sally'nin nasıl işveli davrandığını görmüştü. Karısının gittiğini sandığı balo da karşılaştığı kadının Karen olduğunu sanarken aslında onun gerçek Sally olduğunu görememişti. Oysa ki anlaması gerekirdi. Gösterişli bir saç modeli, vücudunu yeterince örtmeyen bir elbise ve konuşmasında ki özgüven. Tanrım o anları hatırladıkça daha da sinirleniyordu. Göz göre göre kandırılmıştı.  Az önce odadan çıkan karısı ise o kadar farklıydı ki kız kardeşinden. Kız kardeşinin aksine ne elbiseler umrundaydı ne de gösterişli balolar. Umrunda olan tek şey..  Vincent nefesi kesilerek kapalı kapıya baktı.  Doğru olabilir miydi ? Karen gerçekten de sadece ilişkilerini umursuyor olabilir miydi ? Ya da oynadığı oyunun bir parçası olarak kendisine sevgi dolu yaklaşmaya çalışıyordu. Bunu anlamasının tek yolu vardı ve nasıl yapacağını bilmiyordu Vincent. Bunu kendisine yedirebilecek miydi ?  Odanın içinde süzülen hoş kokuyu içine çekerek yerinden kalktı. Aptal bir şekilde gözlerini gerçeklere kapatmıştı. Gerçek Sally aynı hayatı gibi bir koku kullanıyordu. Oysa evinde ve yatağında bulunan ve tanıdığını sandığı kadın o kadar sadeydi ki. Hafif kokular sürünerek Vincent'i mest ediyordu. Vincent odadan çıkmadan önce aslında tanıdığını düşündü. Karen zeki bir şekilde kendisine cevap vermekten hoşlanıyordu. Birlikte kitap okumalarını seviyor ve en önemlisi de yatakta vakit geçirdikleri zaman boyunca çok farklı bir kadına dönüşüyordu. Cesur, inatçı fakat aynı zaman da tutku dolu ve şehvetliydi. İçinde ki arzu ve ateş asla bitmiyordu.  Vincent merdivenleri yavaş yavaş çıkarken karısının uyuyor olmasını diledi. Uyumuyor ise bugün yapmayı düşündüğü şeyi gerçekleştirmek için bir adım atacaktı. Ya karısını kaybedecekti ya da kazanacaktı. Evliliklerine bir şans verecekti ya da sonsuza kadar pişmanlık hissedecekti.  Yatak odalarının kapısına vardığında duraksayarak bekledi. İçeri girmeliydi. Kapıyı yavaşça açarak karanlık odanın içine doğru adım attı.  Pencerenin önünde duran kızı süzerek yanına doğru yürüdü. Aynı şekilde pencerenin önünde durarak dışarıya baktı. Üzerinde ki kuşaklı geceliği çıkarmış ve sadece içinde bulunan ince beyaz askılı elbisesiyle kalmıştı. Vincent odayı dolduran hoş kokuyu kendinden nefret ederek içine çekti ve Karen'a bakmamaya çalıştı. Eğer bakarsa kendisine hakim olamayacağını biliyordu. Şeffaf kıyafetin içinden karısının muhteşemliğine bir kez daha şahit oluyordu.  Bu sessizliğe bir son vermek isteyen Karen kollarını çözerek Vincent'a baktı ve söyleyecekleri için bu anın tam zamanı olduğunu düşündü. Bir daha cesaretini toplayabileceğini sanmıyordu ve kocasına şimdi söyleyeceklerini başka bir zamana erteleyemezdi.  " Bana böyle davranmana katlanamıyorum, artık beni istemiyor musun ? Senin aksine ben seni özlüyorum.. Konuşmalarımızı ve bu odada geçirdiğimiz zamanı ." Karen söylediği sözler ile Vincent'a duymak istediklerini verdiğini bilmeden devam etti.  " Her gece yalnız uyuyorum ve nedenini bilmek istiyorum "  Vincent öne doğru gelerek karısının yanağına nazikçe dokundu.  " Seni ne kadar arzuladığımı bilemezsin "  ama kendime hakim olmak zorundayım.  " O zaman neden bana uzak duruyorsun, neden eskisi gibi dokunmuyorsun " " Aslında biliyor musun ? Bunları konuşmanın şu an hiç sırası değil, gitmeliyim "  Vincent kararını değiştirmiş olarak arkasını dönmeye hazırlanmıştı ki karısının hızla koluna tutunması ile duraksadı. Tanrım dayanması zorlaşıyordu. Karısına dokunmamak için kendisini çok zor tutuyordu ve dokunduğu zaman duramayacağını biliyordu.  " Hayır Gitme ! Lütfen Kal ! Seninle olmak istiyorum " Karen bir zamanlar sana asla yalvarmayacağım diyerek söylediği sözleri hatırlayarak acıyla Vincent'a bir adım daha attı. Resmen kocası kendisi ile birlikte olsun diye yalvarıyordu ve reddedilirse bir daha asla gururunu ayağa kaldıramazdı.  " Lütfen Vincent beni reddetme " Vincent genç kızın kolunda ki eline baktıktan sonra gözlerini Karen'in gözlerine doğru çevirdi. Yüzünde ki ifade ve bakışları Vincent'i gerçekten istediğini gösteriyordu. Ve Vincent bunu geri çevirmeyecekti. Ellerini kızın yanağına değdirerek dudaklarını Karen'in dudaklarına bastırdı.  Bir ayın acısını çıkartmak istercesine içinde ki özlemi dışa vurarak genç kızı kucağına aldı ve yatağa doğru ilerledi. Yavaş bir şekilde Karen'i yatağa bırakarak tekrar ayağa kalktı ve üzerinde bulunan gömleği hızla çekerek çıkarttı.  " Bekle "  Arkasını dönerek odayı aydınlatan mumların yarısını söndürdü ve hafif loş ışığın odayı aydınlatmasına izin verdi. Tekrar yatağa dönerek ayakkabılarını da çıkardı ve Karen'i incitmemeye çalışarak üzerine doğru uzandı.  Göğüsleri hızla inip kalkan kızın tekrar dudaklarına eğildiğinde bir elide ince elbisenin askısına gitti. " Bana ait ol, benim ol ! " Karen bu sözlere anlam veremese de heyecanla başını sallayarak Vincent'in dokunuşlarına karşılık vermeye çalıştı. Vücudu alev içinde yanıyordu ve bir an önce Vincent'i içinde hissetmek istiyordu. Hissettiği bu arzunun ve hislerin sebebini genç kız çok iyi biliyordu. Vincent'a aşık olmuştu. Bunu çok önceden bir kez daha farketse de şu an tam anlamıyla buna emindi. Vincent'in dokunuşlarında hayat buluyor ve içi huzurla doluyordu. Vincent'a ait olduğunu bilmek mutlu olmasını sağlıyordu.  İkisi de kıyafetlerinden kurtulduğunda Vincent kendisine daha fazla hakim olamayarak Karen'in içine gireceği anı biraz daha hızlandırdı. Gözlerine baktığı kadının içinde yerini aldığında Karen'in da artık hazır olduğunu yaydığı sıcaklıktan hissedebiliyordu.  Karen zamanın geldiğini hissedebiliyordu kalbi bu şekilde çarparken daha fazla bunu saklayarak yaşayamazdı.  "Vincent seni seviyorum. Beni sevmediğini bilsem de seni sevmekten geri duramıyorum. Hislerime engel olamıyorum "  Genç kızın sözlerinin ardından küçük çığlıklarla karışık inlemeleri odayı doldurduğunda Vincent dudaklarından çıkan isme engel olmayarak içinden geçenleri genç kızın yüzüne haykırdı.Karen'in Seni seviyorum demesini beklemediği için hasırlıksız yakalanmıştı.  " Bir yalancı nasıl birini sevebilir ki "  Genç kız duyduğu sözlerle şok olmuş bir şekilde Vincent'a baktı. " Ne-ne demek istiyorsun " " Saklamana gerek yok Sally senin kim olduğunu biliyorum "  " Tanrım hayır " " Ya da Karen mi demeliyim " " Vincent ! "  Genç kız gözlerinin dolmasına aldırmayarak Vincent'in üzerinden çekildiği anı gözyaşları içinde izledi.  " İkinci plana atılan diğer kız kardeş Karen Laura Dawson "  " Vincent nasıl neden ? Ben, ben çok üzgünüm lütfen affet " " Kes sesini, bilmek istiyorum neden ? Neden böyle bir şeye kalkıştınız "  Vincent üzerini giyinerek kıza döndü. Cevap vermesi gerekirken ağlıyordu.  " Cevap ver, sana yeterince sabrettim zaten "  " Sally başkasını seviyordu ve seninle evlenemezdi. Kardeşime yardım etmekten başka çarem yoktu. "  " Ve kendini bu yolda feda ettin ne kadar övünülesi bir hikaye. Sonsuza kadar böyle mi devam edecekti peki ? Bir yalanı mı yaşayacaktık ? "  " H-hayır yalan değil, ilk başta öyle olsa da şimdi seni seviyorum "  " Ama ben seni sevmiyorum, nasıl sevebilirim ki senin Sally olduğunu sanıyordum. Sana kızkardeşini istediğim için dokundum. Sen olduğunu bilsem buna asla tenezzül etmezdim" Genç kız akan gözyaşlarını silmeye çalışarak konuştu. Sesi fısıltıdan farksız çıkmıştı.  " Tanıdıkça beni seversin sanmıştım ama sen Sally'nin görüntüsüne aşıkmışsın. Hiç mi farketmedin. Benim Sally olmadığımı hiç mi anlamadın. "  Vincent kendisini zorlayarak dudaklarından çıkan sözlerin kızı bir kez daha incitmesini sağladı. Oysa geçen tüm zaman boyunca gerçekler gözünün önündeydi.  " Hayır anlamadım " 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD