ÇALINAN İLK ÖPÜCÜK

1522 Words
1 sene sonra Vincent geminin güvertesine tutunarak engin denizin mavi sularına baktı. İngiltereden ayrıldığından beri 7 sene geçmişti ve özlediği topraklara geri dönüyordu. Yurtdışında kalma süresini bir sene erken bitirmişti ve aniden dönme kararı almıştı. Vincent rüzgarın kısa siyah saçlarını dalgalandırmasına izin vererek gözlerini kapattı. Huzurlu sessizliği dinlerken bir kaç saat sonra ingiltereye varacaklarını biliyordu. Leydi Sally ile döndüğü zaman evlilik işini konuşacak ve çok beklemeden evleneceklerdi. Vincent'in yaşı 25'ti ve çocuk sahibi olmasının zamanı gelmişti. Kendi mirasını bırakacak çocuklara sahip olmak istiyordu. Babasının kendisine davrandığı gibi davranmayacaktı kendi çocuklarına. Vincent küçüklüğünden beri üzerine yapışmış lanete inanmıyordu. Aklı başında bir insan böyle şeylerin gerçek olamayacak kadar saçma olduğunu biliyordu. Bedenin de bulunan lekelerin doğumunda meydana gelen bir sorundan dolayı kaynaklandığını biliyordu ama çocuğunun olmayacağı ya da sevdiği kadının kendisini sevmeyeceği kesinlikle bir saçmalıktan ibaretti. Zaten Vincent'da bir kadına aşık olabilecek bir adam değildi. Gemi bir kaç saat sonra limana vardığında Vincent kendisini bekleyen arabasına binerek Kenneth kalesine doğru yola çıktı. Önce evine uğramalıydı. ~~~~~~~~~ Dawson'ların evine büyük bir karmaşa hakimdi. Sally Lord Vincent'in ingiltereye dönüyor olduğunu öğrenmiş ve annesiyle konuşmak istemişti. Artık herşeyi söylemenin zamanı gelmişti. Lord Cameron ile evlenecek ve büyük Cameron kalesinin hanımı olacaktı. Annesinin sevdiği adamla evlenmesine ve Vincent ile olan sözlerinin bozulmasına izin vereceğini sanan Sally kesinlikle yanılıyordu. Annesi Sally'nin Lord Cameron ile olan münasebetine kızarak Vincent'a verilen sözün bozulmayacağını söylemişti. En yakın arkadaşının anısına böyle bir saygısızlık kesinlikle yapılamazdı. Leydi Annabeth ilk defa kızına kızmış ve Cameronu sonsuza kadar unutmasını istemişti. Karen kardeşinin durumuna o kadar üzülüyordu ki kardeşi ağlarken kendisi de gözyaşlarını tutamayarak sessizce akmasına izin veriyordu. Sally başını kaldırarak yaşlı gözlerle ikizine baktı. "Karen lütfen yardım et bana. Onunla evlenmek istemiyorum." "Ne yapabilirim ki Sally. Annem'in gözü üzerinde olacaktır. " Sally kısa bir sessizliğin ardından gözlerini silerek kardeşine baktı. "Benim için Lord Cameron'a bir not götürmeni istiyorum Karen. Annemle konuşması lazım. Beni nasıl sevdiğini göstermeli. Annem vazgeçmeyecektir yoksa. " "Tanrım Sally bu çok riskli üstelik saat çok geç . Annem öğrenirse eğer, " "Öğrenmeyecek Karen, lütfen şu korkaklığı bırak. Burada benim geleceğim söz konusu. Kardeşini hiç mi düşünmüyorsun ? " Sally kardeşini en hassas noktasından vurmuş ve üzerine giderek kabul etmesini sağlamıştı. Karen'in bu hayatta dayanamayacağı bir şey varsa o da kardeşinin ağlayarak aşktan ve sevgiden bahsetmesiydi. Karen kardeşinin kendisine verdiği elbiseyi üzerine geçirerek kuşağını sıkıca bağladı. Siyah elbise dolgun vücut hatlarını kapatıyordu. Karen geçen yılların ardından 17 yaşında ki çelimsiz halinden kurtulmuş ve kadınsı vücut hatlarına sahip olmuştu. Kardeşiyle aynı güzelliğe sahip olsa da Sally hala göze çarpandı fakat bakmayı bilen için Karen saf bir güzelliğe sahipti. Bir mücevherin üzerinde ki taşların berraklığına sahip olan kız başına geçirdiği boneyle siyah dalgalı saçlarını da saklayarak üzerine pelerinini geçirdi. Yüzünün çocuksuluğu gitmiş ve yerini kadınsı yüz hatlarına bırakmıştı. Tanınmaması gerektiği için tüm bu tedbirleri alıyordu. Hem evden gizlice çıkacak hem de yalnız başına bir erkeğin evine gidecekti.Herşey kardeşi içindi. Kardeşinin ıslak yanağına bir öpücük kondurdu ve eline aldığı notu elbisesinin içine yerleştirdi. "Daha fazla üzülme Sally. Halledeceğim ve hızlıca gidip geleceğim Kardeşim. " ~~~~~~~~ Vincent at arabasının büyük bir gürültü çıkararak durmasıyla pencereden başını çıkardı. Ne olduğunu anlamayarak arabadan indi. Arabanın önünde birisi yatıyordu. Arabacıda hızla arabadan inmiş ve yerde yatan kişiye doğru yürüyordu. Vincent önüne çıkan engelle sinirlenerek arabacıya bağırdı. "Dikkatli süremiyor musun ? Başımıza bela mı edeceksin bu adamı. Acelem olduğunu bilmiyorsun sanki. " Arabacı yerde yatan kişiye yaklaşarak sırt üstü çevirdi. Yüzünü kapatan mendilini çektiğinde çarptıkları kişinin bir kadın olduğunu görerek dehşetle geri çekildi. "Lordum, lordum çarptığımız kişi bir kadınmış. Tanrım ne yapacağız. ? " "Ne diyorsun be adam ne kadını. ?" Vincent yerden kalkarak kenarda bekleyen atın yanından geçti. Atın üzerinde giden bir kadına mı çarpmışlardı yani . Hızla yürüyerek kadının yanına geldi. Gerçekten de bir kadındı ve bu saatte tek başına bu yoldan gitmeye cesaret ediyordu. Eğilerek nabzını yokladı. Sıcak teninden hafif nabzını hissederken kızın nefes almakta zorlandığını farkederek elini kızın burnuna doğru tuttu. Bir şeyler buna engel oluyordu belli ki. İki dizini de yere koyarak kadının pelerinini üzerinden çekti. İçine giydiği siyah elbisenin kuşağı sıkıca bağlanmıştı. Genç kızın kuşağını hafifçe çekerek elbisenin genişlemesini sağladı. Genç kızın elbisesinden hissedilen göğüs kısmının yavaşça nefes alıp verdiğini farkederek gözlerini açmasını bekledi. Korkudan bayılmış olabilir düşüncesiyle bir kaç dakika beklemeye karar verdi. Aynı zaman da da yerde yatan kadını inceliyordu. Bir yerden kızı gözü ısırıyordu ama nereden olduğunu hatırlayamıyordu. İncelemesini sürdüğünde kızın çok da yaşlı olmadığına karar verdi. 20 lerinde bir genç kız olmalıydı. Pembe hafif dolgun dudakları ve elmacık kemiklerinin hakim olduğu bir yüze sahipti. Genç kızın yüzünün güzelliğini farkeden Vincent dikkatini dağıtmak istercesine başını kaldırarak arabacıya baktı. Kız hala uyanmıyordu ve Vincent kızın bir numara yapıp yapmadığını anlamaya çalışıyordu. Sonuçta genç kızın sahip olduğu at sapasağlam ayaktaydı ve kızında biryerlerinde görünen bir şey yoktu. Ya gerçekten korkmuş ve bayılmıştı ya da şu an numara yaparak para koparmaya çalışıyordu. Vincent bunu anlamanın bir yolu olduğunu biliyordu. Hiç bir kadın istemediği bir öpücüğe sahip olmak istemezdi. Arabacının arkaya doğru ilerlediğini görerek yerde yatan kızın üzerine doğru eğildi. Amacı öpmek değildi. Sadece kendisini hissetmesini bekleyecekti. Eğer uyanıksa zaten gözlerini açacak ve kendisine böyle bir şey yapmaya kalktığı için tehdit edecek ve para isteyecekti. Vincent eğilerek aralarında çok az mesafe kalmasını sağladı. Kızın pürüzsüz teni dikkatini çekerken bir leydi olup olamayacağını düşündü. Bakımlı görünen bir yüz çehresine sahipti.Burnuna gelen farklı bir kokuyla kızın kapalı olan boynuna bakışlarını çevirdi. Koku kızdan geliyordu ama açık olan hiç bir yeri yoktu. Kendisini bu şekilde saklayacak kıyafetler giymesinin de bir sebebi olduğunu düşünen Vincent bu oyunu daha fazla uzatmayarak çekilecekti ki hafif bir şekilde gözlerini açan kızla göz göze geldi. Hayatında görmediği türde bir yeşillik bakışlarına işlerken Vincent kıpırdamayarak kızın vereceği tepkiyi bekledi. Kapalı göz kapakların altından böyle bir şey çıkmasını beklemediği kesindi Vincent'in. Karen ise gözlerini açtığında aynı şekilde şaşırmış ve şok olmuştu. Üzerine eğilen bir adam vardı ve Karen onun kim olduğunu anlamıştı. Bu yüzü kısa bir an görmesine rağmen nasıl unutabilirdi ki ? Tanrım Vincent Charles Broderick'e çarpmıştı ve şu an başı kesinlikle beladaydı. Kendisini tanırsa eğer annesine bile söyleyebilirdi ve annesi bu yolda ne aradığını kesinlikle anlayacaktı. "Tanrım ne yapıyorsunuz lütfen çekilin üzerimden ! " "Arabam size çarptı bir süredir baygınsınız. İyi olup olmadığınızı kontrol etmeye çalışıyorum.." "Böyle mi kontrol ediyorsunuz. Neredeyse beni öpecekmiş gibi duruyorsunuz. Gözlerimi açmasam kim bilir neler yapmayı planlıyordunuz ? " Vincent kızın sözleriyle bakışlarını pembe dudaklara çevirdi. "Sizi öpmek gibi bir niyetim yoktu. Sadece canınızı kurtarmaya çalışıyordum Leydi ? " Karen kalkmaya çalışarak ellerini sert toprağa değdirdi. Her yeri sızlarken ata tekrar binmesi zor olacaktı. Adamın adını öğrenmek istediğini de anladığı için cevap vermeyi geciktiriyordu. Vincent ise kızın dibinden ayrılmayarak kalkmasını zorlaştırıyordu. "Lütfen çekilir misiniz ? Sizin yüzünüzden kalkamıyorum .." "Önce adınız Leydim. Sonra sizi bizzat gideceğiniz yere kadar götüreceğim.." Karen kesinlikle adını söyleyemezdi o yüzden bir kaç saniye sessiz kaldı. Beyni her zaman verecek bir cevap bulurken şu an aklına hiç bir şey gelmiyordu. "Yabancı birisi olduğumu bilmeniz yetecektir bayım. İzin verirseniz gitmeliyim. Her şey için teşekkürler .." Karen ayağa kalkmak isteyerek Vincent'i hafifçe itti. Güçlü bir bedene sahip olduğu belli olan Vincent aslında yerinden bile kımıldamayacakken sırf kıza ders olsun diye kendisini arkaya doğru itti. Kızıda kendisiyle birlikte çekerek genç kızın üzerine düşmesine sebep oldu. Karanlıkta birbirlerinin gözlerine bakarken Vincent kızın vücut hatlarını tamamen hissettiğini farkederek yaptığı şeyin yanlışlığını vicdanen reddetti. Bu durum fazlasıyla hoşuna gitmişti çünkü. "Ahh ne yapıyorsunuz , dikkat etsenize biraz ikimiz de düşürdünüz ? " "Beni iten sizsiniz ! Ne çabuk bu gerçeği göz ardı ettiniz. " Karen'in yanakları al al olurken başına bağladığı bonenin kaydığını farketti. Kesinlikle bir bu eksikti şu durumun içinde . Genç kızı elini kaldırarak başında ki küçük boneyi tutmaya çalıştı. Fakat Vincent'in kendisini çevirmesi ile çığlığı havaya karışırken açılan saçları sert toprağın üzerine yayıldı. "Bilerek yaptınız şu an, sırf benden intikam almak için bu durumun içine soktunuz beni. " "Hangi durumun? " Vincent gülmesini bastırırken büyük bir istekle de kızın adını öğrenmek istediğini farketti. Kızın toprağın üzerine yayılan saçlarının kokusu kendisini mest ederken dokunma isteğini bastırarak hafifçe eğildi. Bunun yerine ilk başta uygulamayı düşündüğü şeyi yapacaktı. Kızın cevap vermesini reddederek başını eğdi ve aralarında ki mesafeyi kapattı. Kızın dudaklarının yakıcı tadını hissederek kendisini kıza doğru bastırdı. Sadece on dakikada tanıdığı bir kızı öpmek için yanıp tutuşuyordu. Vincent dudaklarının tadına baktığı kızın kendisini sertçe itmesiyle afallayarak kenara çekildi. Hızla ayağa kalkan kız atına doğru yürürken dudaklarında ki tadı silmeye çalıştı. Genzini yakan gözyaşlarını bastırarak konuşmaya çalıştı. "Kaba adam ne yaptığını sanıyor bu cesareti nereden buluyor , nasıl beni zorla öpersin ! " Son cümlesini arkasını dönerek Vincent'a bakmış ve öyle söylemişti. "Seni zorla öptüğümü düşünmüyorum Leydim, bakışların senin de beni öpmek istediğini söylüyordu. " Karen atına binmeden önce alaycı bir kahkaha atarak Genç adama baktı. "Emin olun sizi asla öpmek istemezdim bayım, bir daha da görüşmeyeceğimizi diliyorum.." Karen atını çevirerek boş yolda mahmuzladı ve bir daha da dönüp arkasına bakmadı. Eğer bakarsa gözyaşlarının Vincent tarafından görünmesinden korkuyordu. Zorba adam ilk öpücüğünü çalmıştı ve bunu hiç istemediği bir şekilde yaşamak zorunda kalmıştı. Vincent ise adını dahi öğrenemediği kızın arkasından bakarken "umarım bir daha görüşürüz Leydim" dedi. Gizemli Yabancının kim olduğunu merak ediyordu. Dudaklarında ki tadı baş parmağı ile hafifçe silerken yüzünde ki gülümsemeyle arabaya doğru dönerek yürümeye başladı. ~~~~~~ BÖLÜM SONU ~~~~~~
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD