Karşımdaki adamın söylediği şeyle şaşkınlıkla ona baktım. Benim onu öpmemi istiyordu. Kafamı olumsuz anlamda salladım. Bakışları yüzümün her yerinde geziniyordu.
“ Olmaz ” diye fısıldadım. Ayağa kalktı.
“ Pekâlâ, sen bilirsin.” Elinde aldığı telefonla bende hemen ayağa kalktım.
“ Lütfen yapma.” dediğimde “ Neden? Sana teklif bile sundum güzelim.”
Telefondan aradığı kişiye “ hâlâ orada mısınız? diye sordu. Ben kafamı olumsuz anlamda sallayıp duruyordum. Yapmaması için yalvarmıştım. Onh öpemezdim. İlk öpücüğümü ona mı verecektim.
Bakışları yüzümde olan adam “ adamları gönderin ” dedi. Hemen bir şey yapmalıydım. “ Dur lütfen!” diye bağırdım. Telefondaki kişiye “ bekle” dedi.
“ Durmam için sebep söyle.” dediğinde “ çok üzüleceğim ” diye söyleyince bana üstten baktı. “ Ben daha çok üzüleceğim. Çünkü sen üzüldüğün için, seni üzdüğüm için.”
Telefonu tekrardan beklemden aldı. Tam bir şey diyecekken yapmam dediğim şeyi yaptım.
Onu öptüm.
Dudaklarım dudaklarında olan adam bunu beklemiyordu. Ben sabit bir şekilde durarken o aniden toparlanıp telefonu koltuğa attı. Beni öpmeye başladı. Alt dudağımı emip yaladı. Ben sadece bekliyordum. Dudaklarımı kıpırdatmadan bekliyordum. O da bunu fark etmişti. “ Karşılık ver!” dedi.
“ Bilmiyorum ” dediğimde “ öğreneceksin” dedi.
Öpüşü derinleşirken kendime ona karşılık verirken buldum. Dilini ağzımın içine soktu. Bu bu kadar zevk vermemeliydi. Kadınlığım da hissettiğim ıslaklıkla utançtan kıpkırmızı oldum. Kağan Ali benim boynuma doğru öpmeye başlayınca onu durdurdum.
“ Lütfen, yapma.” Dediğimde boynumdaki dudağını çekip bana baktı. Daha sonra iki elini yüzüme koyup alnımı öptü.
“ Bu hiç bu kadar güzel hissettirmemişti.” dediği zaman başka kadınlarla da öpüştüğünü anladım. Sinirlendim, pis dudakları beni de öpmüştü. Ondan uzaklaşıp “ bir daha o pis dudaklarınla beni öpme,” dedim.
Hafif kaşlarını çattı. Bana doğru adımladı. “ Ne demek istiyorsun.”
Kim bilir kaç kızı öpmüştü. Ben bu hayata nasıl düştüm. Kimseyi öpmese bile sonuçta o ablamın eski sevgilisiydi. Kendime kızdım, hemen ona kapılmıştım.
Ona diyeceğim bütün kelimeleri yuttum. Ne desem fayda etmeyecekti. Sonuçta kendi dikine giden bir adamdı.
Yine de diyeceklerimi içimde tutamadım. Konuşmasaydım eğer tekrardan isteyeceğini biliyordum. Ne kadar güzel hissettirmiş olsa da yanlıştı. Diyeceklerimi içimde tutamadım.
“ İstediğin oldu. Sen ne kadar bencil bir adamsın. Seni sevmediğim halde öpmemi istiyorsun.”
Kaşlarını daha çok çattı. Bakışları karardı. İlk defa onu böyle gördüm. Dediklerim ağır gelmiş olmalıydı. Konuşacağını düşündüğüm adam yanımdan çekip gitti.
Arkasından bakıp kaldım. Dediklerimden pişman olmuştum. Sinirle söylediğim şey onun kalbini kırmış olmalıydı. Arkasından yetişmek için odadan koşarak çıktım. Dışarıdan gelen seslerle evden çıktım.
Tozu dumana katarak gitti. Hızlı sürdüğü arabayla arkasından korkuyla baktım. Seslerden dolayı kızlar evden çıktı. Ece’ nin bakışları beni buldu. Koşarak yanıma geldi.
Ellerini yüzüme koyup “ abim sana bir şey yaptı mı?” diye sorunca kafamı olumsuz anlamda salladım. Yüzündeki rahatlamış ifadeyle yanağımdan öptü.
Ben konuşmayınca tekrardan konuştu. “ Niye bu kadar sinirli gitti o zaman? Tartışınız mı?” tekrardan soru sormasıyla “ Ece şuan anlatmak istemiyorum,” dedim.
Anlayışlı ve kırgın bakışlarla kafasını salladı. Ne kadar bu zamana kadar en yakın arkadaşım olsa da o bana yalan söylemişti. Ben Ece ye çok güvenmiştim. Acaba ablam ve arkadaşıma bir şey yapmış mıdır?
Kağan Ali den hâlâ korkuyordum. Ondan korksam dâhi kelimelerimi esirgemezdim.
Başak yanımıza gelip karşımda durdu. “ Sen buraya ait değilsin. Eziksin kızım. Ne yaptın da adamı bu kadar sinir ettin?” O konuştukça sinirlendim. Bu kızın benimle ne sorunu vardı.
“ Senin benimle sorunun ne?” diye sorunca güldü.
“ Seninle ne sorunum olacak. Sadece hareketlerin gözüme batıyor.” dediğinde bu sefer ben gülümsedim.
Yanına gidip omzuna dokundum. Kaşlarını hafif çattı. Ondan boylu olduğum için üstten bakarak “ o zaman benim olduğum ortamlarda bulunma, ” dedim.
Yanından geçerek eve doğru adımladım. Karşıdan gelen Bora yla eve gitmeyi es geçip ona doğru gittim. Ece nin arkamdan baktığını hissediyordum. Ama ona şuan anlatamaycak kadar kızgın ve kırgındım.
Bora nın yanına varınca “ selam ” dedim. Sigarasını söndürüp bana baktı. Gözleri maviydi. Okyanus mavisi gözleri çok güzeldi. Bora yakışıklı biriydi ama Kağan Ali kadar değildi. Bir an kıyas yaptığım için kendime kızdım. Neden onunla kıyaslamıştım ki.
Ban bakıp “ selam ” dedi. Ona Mert'i sormalıydım. “ Sana bir şey sormam gerekiyor” dedim. “ Ne soracaksın?” dedi.
“ Mert yaşıyor mu?” sorumla yüzü katı bir hâl aldı.
Sert çehresine baktım. Dikkatli bir şekilde yüzüme baktı. Bakışlarından bir şey anlamıyordum. Kağan Ali kadar o da tehlikeliydi. Ondan korkmasam da çekiniyordum. Konuşacakken Başak geldi. Bu kızın sürekli benim yanımda bitmesi sinirimi bozmaya başlamıştı. Bora bana bakıp kafasını olumsuz anlamda salladı. Bu bir işaret miydi yoksa. Mert yaşıyor muydu?
“ Ne konuşuyorsunuz böyle fısır fısır?” sorduğu soruyla ona bakıp cevap verme gereğinde duymadan yanından gittim. Eve geçince kızların salonda olduğunu gördüm. Derya nın yanına gittim.
“ Odam nerede gösterir misin?”
Gülümsedi. Ayağa kalkıp kolumdan tutarak “ tabi gösteririm hadi gel senin odan çok güzel. Başak hep o odayı istemiştir. Ama Kağan abi izin vermedi.” Söyledikleriyle Başak ’ ın bana neden bu kadar kin beslediğini anlamaya başladım. Ece nin bakışları benim kötü hissetmeme sebep oldu. Ne kadar bana yalan söylemiş olsa da o benim en yakın arkadaşımdı.
Ece ye bakıp “ sende gelesene ” dedim. Benden bu şekilde adım beklemediği için şaşırmıştı. Kocam gülümseyerek yanıma geldi. “ Tabi gelirim.”
Beril’ e baktım. Ona da teklif ettim. Ama o gelmek istemediğini söylemişti. Yine de gülümseyerek yukarı çıktık. Derya çok konuşkan birine benziyordu.
Derya, “ Beril sana ne kadar iyi davransa da Başak ’ ın kankası olur. Ona dikkat et” dedi. Kafamı olumlu anlamda salladım. Beraber üst kata çıktık. Odamın kapısını Ece açtı. “ Senin en sevdiğin şeyler var . Görünce şaşıracaksın.” dediğinde meraklanmıştım.
Odanın kapısını açan Ece geçmem için kenara çekildi. Onun bu hareketine gülümsedim. Odanın içine girdiğim zaman büyülenmiştim. Tavanı camla kaplı olan oda benim hayalimden bile güzel duruyordu. Kenarda çalışma masasının görünce okula gideceğimi anladım. Bu beni daha çok mutlu etti. Kocaman olan yatak yanı başında olan kitaplık hayalimden bile daha çok güzeldi.
Gülümseyerek etrafa baktım. Bugün ona bu şekilde konuştuğum için kendime kızdım. Kesinlikle gönlünü almalıydım. Ne kadar beni zorla yanında tutsa da bana değer veriyordu. Hayalimi gerçekleştirmişti.
Odada iki tane kapı vardı. Ece heyecanlı bir şekilde kapının birini açtı. “ Bak bu giyinme odası abim her detayını senin için yaptırdı ” dedi. Giyinme odasına girdiğimde ağzım açık kaldı. İçinde bir sürü kıyafet vardı. Oda o kadar büyüktü ki şaşkınlıkla etrafa baktım. Ece benim bu halimle sesli güldü.
Derya yanıma gelip “ çok güzel değil mi?” diye sorunca kafamı olumlu anlamda salladım. Ben böyle bir oda beklemiyordum. Benim istediğimden bile daha güzeldi. Her şeyi ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Hâlâ onunla öyle konuştuğum anlar aklıma geljnce vicdanım sızladı. Kendimi kötü hissettim. Yüzüm düştü. Bunu fark eden Derya ve Ece bana baktı.
Ece, “ ne oldu? Beğenmedin mi” diye sordu.
“ Hayır hayır beğendim. Ama bugün Kağan Ali yle tartıştık. Ona biraz ağır konuştum.”
Derya bana bakıp “ olur öyle şeyler bozma moralini. Kağan abi sana çok aşık, seni her şekilde affeder,” dedi.
“ Bilmiyorum, çok sinirliydi.” Yüzüm asılmıştı.
Ece, “ Asma o güzel yüzünü, abim seni gerçekten de çok seviyor. Siniri bir kaç güne geçer.” dedi.
“ Beni kaçırdı ona benim sinirli olmam gerekiyor. Tamam dediklerim ağırdı ama o da bana baskı uyguluyor, zorla yanında tutuyor,” dedim. Gözlerim yaşarmıştı. Ece yanıma gelip sarıldı.
Ece’ nin telefonu çalınca eline aldı.“ Abim arıyor ” dediğinde hemen “ hoparlöre al” dedim. Telefonu açtı.
“ Ece neredesin?” Sert ve stresli olduğu belli olan sesiyle konuştu.
Ona benim yanımda olduğunu söylememesi için kaşımı kaldırdım. Anladı ve yalan söyledi.
“ Kızların yanındayım abi, bir sorun mu var?” Ece nin sorusuyla Kağan Ali sert nefes alıp verdi.
“ Çabuk, Esra' nın yanına git!” kaşlarımı çattım. Ece alamayarak baktı. “ neden, ne oldu?”
“ İhbar etmişler şerefsizler, ben gelesiye kadar sakla Esra ' yı. ” dediğinde kurtulacağım için mutlu oldum. Sakalanmayacaktım, onun elinden kurtulacaktım.
Tam Ece konuşacağı zaman polis siren sesi geldi.
Heyecanla gülümsedim. Sonunda kurtulacaktım. Ablama kavuşacaktım.
Kağan Ali bin küfür ettiğini duyuyordum. Ama umursamadım, Ece ye baktım. Ona yalvaran bakış attım.
Benim kurtulma sebebim Ece olacak mıydı?