73

1516 Words

Evin içinde her köşeye sinmiş olan huzursuzluk bitmek tükenmek bilmiyordu. Ne geçen zaman ne de gösterdikleri ısrarlı sabır onlara fayda sağlamıştı. Zehra kahvaltının sessizliğini dolmuş gözleriyle takip ederken bakışları çocukları üzerinde gezinip duruyordu. Ece biraz olsun daha iyi gibiydi ama hâlâ eskisi kadar neşeli davranamıyordu. Kızı terk edilmeyi beklemediği için toparlanmayı da beceremiyordu, kadın bunu çok iyi biliyordu. Omuzları düşmüş, dağılmış hâliyle elindeki çatalı bir zeytinin üzerinde hareket ettirip duruyordu. Eğdiği başı yüzünü gizlese de gözleri buluşsa onda ne göreceğini biliyordu. Hayal kırıklığı, üzüntü, umutsuzluk ve kızına hiç yakıştıramadığı daha onlarca olumsuzluk… Bakışlarını bu kez Dilem’e çevirdi. Gelini de başını eğmiş, omuzlarını düşürmüştü. İki elini çay

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD