Efe yanıldığını çok geçmeden öğrendi. Ömür boyu elindekilerle yetinebileceğini ummuştu fakat acı bir bilinçle, yanıldığını gördü. Sonraki günler hızla geçip gitmişti. Artık aralarında belli bir düzen oluşmuştu. Zaman her zamanki gibi hızla geçmiş, insanı alışmanın bağımlısı hâline getirip kendi evrenine bırakmıştı. Geçen haftalardan sonra Dilem bile Efe’ye alışmıştı ya, insan ona göre alışkanlığın bağımlısıydı. Karısı artık onunla konuşmakta eskisi kadar isteksiz değildi. Köşeye sıkıştığını hissetmedikçe Efe’nin yanındayken avuçları terlemiyordu. Gözlerini kaçırışında telaş olmuyor, nefes alıp verirken kederi dışarı taşmıyordu. Tebessümleri de eskisi kadar eğreti değildi. Hatta Efe artık karısının içten gülüşlerine bile şahit oluyordu. Dilem, karısı, ona alışıyordu fakat Efe bununla y

