Keyifli okumalar
MEHMET ÖZKAN
Sabahın erken saatlerinde Naz’ı bırakırken telefonum çalmasıyla cebimden çıkardım. Binbaşı Oktay beni çağırıyordu. Eve giderken yolda simit aldığımda kalbim sıkışıyordu. Ailemin katilini hala bulamadım. Naz'ın halası beni oğlu gibi sevmişti. Kapıyı çaldım.
"Hoşgeldin oğlum geç içeri."
"Günaydın Gül teyze."
Simiti elimden aldığında içeri girdim. Binbaşı bana bakıyordu. Selamı verdiğimde kahkahayı atmıştı. Tam o anda tekrar kalbim sıkıştı. Bana baktığında sesinde endişe vardı.
"Rahat oğlum burası askeriye değil."
"Mehmet iyi misin yavrum."
"İyiyim."
Masaya oturdum. Gözlerim aileye baktığında içim acımıştı. Benim hiç bir zaman ailem olmamıştı. Kahvaltı ederken sohbet etmeye başladık aklım hala onda kaldı. Oktay Binbaşı ya ciddi olduğumu söyledim. Başıyla balkonu işaret etmişti. Sigarasını içerken bana da uzattı.
"Naz benim için çok değerli onu üzersen sana neler yapacağımı biliyorsun."
"Elbette komutanım onu üzmemek için elimden geleni yapıyorum."
Derya abla bize çay koyduğunda Oktay Binbaşı ailemin katilini bulmak için neler mümkün olduğunu söylemişti. Saate bakarken öğlene doğru geliyordu. İçeri girdim. Kapının sertçe çalmasıyla korkuyla baktılar.
" İçeri girin siz. "
Silahımı çıkarıp kapıyı açtığımda Yunus’a ters ters bakıyordum. Gözleri bana bakınca nefes nefese kalmıştı.
"Komutanım size ulaşamadım acilen gelmeniz gerekiyor."
"Ne olduğunu söyle."
"Komutanım Naz Üsteğmen uçağı vuruldu."
Duyduğumla şoka girdim. Naz'ın uçağı düşmüş mü? Ya canı yandıysa başına bela geldiyse Yunus'un yakasından tutup duvara yaslayıp bağırdım.
"Ne dedin anlamadım ne demek düşmüş."
"Komutanım çağırıyorlar bağlantı koptu ulaşamıyorlar."
Oktay Binbaşıyla hemen çıkarken kapıya asker koyduktan sonra yola çıktık onu kaybetme korkusu vardı. Karakol önünde durunca koşarak içeri girdim. Toplantı odasına girerken Oktay Binbaşı da gelmişti. Naz'ın sınır bölgesinde uçağı düşmüştü.
" Mehmet timin hazır onu bana sağlam bulun."
"Emredersiniz komutanım."
Korku iliklerime kadar işlemişti. Onu canlı bulmak için neler vermezdim. Onun ölüsünü görmek istemiyorum korkuyorum hem de çok korkuyorum çaresizlik içinde kalmıştım. Binbaşı bana bakıyordu. Elleri omzumdaydı.
"Bulacağız merak etme."
Helikopterin gelmesiyle hızlıca hazırlanıp harekete geçtik derin bir nefes almıştım. Naz'ın uçağı düştüğü yere gidecektik sınıra yakın olması gerekiyordu. İçimden bir ses o hala hayatta diyordu. Helikopter durunca hızlıca halatla inmiştik tim hazırdı. Uçağın düştüğü yere kadar gelmişken etrafta ona dair hiç bir iz yoktu.
İleri daha giderken künyesi bulundu. Binbaşı bana bakıyordu. Elleri ile işareti verdikten sonra Yunus bağırmaya başladı. İçimden sabır çekerken koşarak geldi.
"Komutanım bir bakmanız lazım."
"Tamam bağırma."
Yanına giderek baktığımda şaşkınca bakıyordum. Neslihan ölmüştü. Ama bunu kim yapmış olabilir ki derin bir nefes çektiğimde Binbaşı yanıma geldi. Bakışları sertti.
"Naz’ın işidir bu kendisini korumuş."
"Komutanım o zaman buralarda olmalı."
"yaralı değilse onu bulmamız zor değil."
Tim toparlayıp ilerledikten sonra ayağımın altında bir şey çıt etmişti. Bir küfür ederken herkes bana bakıyordu. Binbaşı olayı anladığı için o da küfür ediyordu. Mayına basmıştım. Ayağımı çeksem hepimiz havaya uçardık yutkunamadım.
" Mehmet sakın kıpırdama."
"Komutanım bunun dönüşü yok siz gidin."
"Saçmalama kıpırdama sakın."
Emir Ali yanıma geldiğinde ayağımın altına bakıyordu. Derin bir nefes çekti. Etrafa baktığında ne yapacağını merak ettim. Büyük bir taş getirmişti. İşe yaracağından şüphe ederken Binbaşı timi geri çekmişti.
"Komutanım tedirgin ediyorsunuz sakin olmanız gerekiyor."
"Olamam ya patlarsa."
"Komutanım sakin olun dikkatimi dağıtmayın."
Mecburen dediğini yaptım. Elindeki aletlerle bir şey yapıyordu. Derin bir nefes alırken gözlerim ona döndü. Kısa sürede sonra bana dedi ki koş hemen koşarak uzağa gidince patlama olmuştu. Binbaşı bana bakıyordu.
" Yüzbaşı korktun mu? "
" Komutanım bunun korkusu ayrı bir şey."
"Hadi bakalım daha bulmamız gereken bir askerimiz var."
Başımı sallarken derin bir nefes çekerek timle yola devam ediyorduk ki bu sefer de tuzağa düşmüştük hepimiz aynı anda saldırı altında kalmıştık Naz’ın peşinde olan sadece biz değildik ki Binbaşı bana bakıyordu.
" Mehmet timi alıp gidin. "
" Komutanım sizi bırakamam."
"Emrime itaatsizlik etme dediğimi yap."
Timin yarısı benimle gelmişti. Naz'ın izini bulmak zorundaydık derin bir nefes almıştım ki Emre'nin sesini duyduğumda bakışlarım ona dönmüştü.
"Komutanım bakın Üsteğmenim orada."
"Nerede?"
Gösterdiği yere baktığımda koşuyordu. Ama peşinden de bayağı kişiler vardı. Derin bir nefes alırken bende koşarak gidecekken kolumdan tuttular.
"Komutanım durun."
Fakat kimseyi dinlemedim. Naz'ın koştuğu yolda bende koşmaya başladım. Derin bir nefes çektiğimde Naz ortadan kayboldu. Etrafıma bakıyorum hemen arkamda birinin olduğunu hissettim. Silahımı aniden çekip ona döndüm.
"Mehmet."
"Naz."
Ona sıkıca sarıldım. Durumu pek iyi değildi. Derin bir nefes alırken elinden tutup bir yere sığındıktan ona baktım. Derin bir nefes alırken çekerken bana bakıyordu.
"Mehmet geldin biliyordum."
"Geldim güzelim sen iyi misin?"
"O kadını öldürdüm şimdi de beni öldürmek için peşimdeler."
Çatışma sesleri geliyordu. Hızlıca silahımı elime aldım. Naz'ın bakışları bana döndü. Yedek silahımı verdiğimde karşılık vermeye başladıktan sonra ilerde Binbaşı'nın geldiğini gördüm. Çatışma biterken derin nefes almıştım.
" Naz iyi misin? "
" İyiyim komutanım o kadının işini bitirdim."
Operasyon başarılı bitmişti. Helikopter sesi yankı yaparken hızlıca binerken Naz’ın kolundaki yarayı fark ettim. Terlemeye başladığında derin soluklar alıyordu. Oktay Binbaşı onun koluna baktı.
" Sıyırmış hastaneye gidelim. "
" Gerek yok komutanım iyiyim."
"Naz itiraz istemiyorum hastaneye gidiyoruz."
Helikopter iniş yaptığında hemen inerken onu hastaneye götürmek için mücadele ediyordum. Kan kaybından baygınlık geçirecekti. Ne kadar dil dökse de takmadım. Hastaneye gelirken acile getirdim. Doktor kolundaki kurşunu çıkarmak için müdahale etmişti. Oktay Binbaşı da gelmişti.
"Durumu nasıl?"
"İçerde bakıyorlar çok inatçı ."
"Bilmez miyim?"
Doktorun çıkmasıyla ona baktığımda gülümsedi. Durumu iyi olduğunu dinlenmesi gerektiğini söyledi. Hastaneden çıkana kadar söylendi durdu. Eve geldiğimizde halası endişeyle bakmıştı.
"Naz kurban olurum çok korktum yavrum."
"Korkma iyiyim."
Odaya giderken yatağa geçmişti. Onu sağlam bulduk ama durumu iyi değildi. Onların işini nasıl bitirmişti. Odadan çıkarken salona geçtim. Yüsra çayları getirdiğinde kafamda binlerce soru dolandı. Oktay Binbaşı da ilaçları almıştı. Halası ona yemek götürmüştü.
Odaya bakmak için giderken onun ağlama sesini duyunca endişeyle içeri girdim. Yere diz çöküp ağlamıştı. Hemen yanına giderken şaşkınca bakıyordum.
"Naz güzelim bak bana."
"Mehmet acımamış babama anneme acımamış."
"Güzelim."
"Senin de aileni öldüren onlardı. Babam bu yüzden ölmüş seni bize emanet etmiş."
Yutkunamadım babam beni sevdiğim kadının ailesine mi, emanet etmişti. Boğazım düğümlendi. Gözlerim dolmaya başladı.
"Mehmet onlar acımadı."
"Hem sana hem bana acımadı."
"Naz yapma."
Gözyaşımı silerken ona destek olmaya çalışıyorum. Meğer aradığım düşman yanı başımdaydı. İçim daralmaya başladığında onu kollarım arasına almıştım. Oktay Binbaşı gelirken bana bakıyordu. Naz'ın bakışları ona dönerken derin bir nefes almıştı.
" Naz geçti abim."
"Babamı çok özledim."
Nefes alamadım. Kendimi odadan dışarı atarken gözyaşlarım akmaya başladı. Bu hayat bu kadar zor olmak zorunda mı? Yaşadığımız acılar yetmiyor mu? Çünkü benim dayanacak gücüm kalmadı.
"Allah'ım bana güç kuvvet ver. Biliyorum imtihan dünyası ama inan ki çok ağır geliyor."
"Mehmet."
"Komutanım canım iliğime kadar acıyor. Yıllardır aradığım katil yanı başımdaydı."
"Mehmet gerçekten senin için zor onun için de ama güçlü olmak zorundasın. Şimdi ayağa kalk yarın ki operasyon için timi hazırla."
Bakışlarım ona dönmüştü. Derin bir nefes alırken ayağa kalktım. Başka bir şey yapacağım yoktu. Bana tek iyi gelen tek şey dağ ve sevdiğim kadın olacaktı. Timi hazırlamak için içeri girdim. Naz'ın haline bakarken uyuduğunu gördüm.
Evden çıkarken soğuk hava yüzüme vurmuştu. Arabaya binince kendimi karakolun önüne attım. Erhan beni gördüğünde şaşkınca bakıyordu.
"Tim derhal eğitim alanına."
"Emredersiniz komutanım."
Eğitim alanına giderken tim karşıma dikildi. Hepsi aynı anda titriyordu. Gözlerimi kapatıp sabır çektiğimde derin bir nefes almıştım.
"Lan manyak mısınız? Gidin üstünüzü giyinin hasta olacaksınız."
Hepsi aynı anda tekrar gidip üstlerini giymişti. Operasyona hazırlık için koşuya şınava koydum. Erhan'ın sesini duyduğumda bakışlarım ona dönmüştü.
"Komutanım Allah aşkına acıyın bu soğukta donduk."
"Erhan koşuyor musun? Yoksa cezanı keseyim mi?"
Hemen koşmaya devam ediyordu. Binbaşının sesiyle hızlıca arkama bakıp selam vermiştim. Timin haline bakınca gitmelerini söylemişti. Kaşını kaldırdığında sabır çekmişti.
"Mehmet timin hali nedir?"
"Komutanım siz hazırlayın demediniz mi?"
"Oğlum sen lafı götünden mi, anlıyorsun? Hazırla dedim bu soğukta koştur demedim."
Derin bir nefes alırken gözlerime bakıp sinsice gülmüştü. Hayır bu adam bana bakarak gülüyorsa asla aklında iyi şeyler geçmiyordu.
"Üstündeki çıkar hızlıca koş."
İç sesim bana içten gülerken ceketimi çıkarıp koşmaya başladım. Hava buz gibi ama benim üstümde sadece ince bir kazak var. Bedenim yorgun üşüyor Binbaşı oturup şınav da çektirdi. Timi hazırlamak için geldiğim kafama tüküreyim kabak bana patladı.
" Yüzbaşı üstünü değiştir hemen toplantı odasına."
"Emredersiniz komutanım."
Ceketimi giydim bedenim dondu. Umarım hasta olmam içeri girdim. Toplantı odasına girerken tim bana bakıyordu. Erhan yine gülmeye başladı. Binbaşı bize bakıp anlatmaya başlamıştı. Köyde yine baskın yapılacaktı. Herşeye hazırlıklı olmak zorundaydık operasyon gece olacaktı.
Toplantı biterken telefonum çalmasıyla cebimden çıkardım. Naz beni aramıştı. Kulağıma koyduğumda sesini duydum. Daha iyiydi. Akşama az kalmışken Erhan'ın bakışları bana döndü.
"Komutanım üstünüz olmadan antrenman nasıl oluyor."
"Bir ara sende yap bak nasıl oluyormuş."
"Komutanım sizin suçunuz."
"Erhan siktir git."
Hızlıca kaçarken bende çıktım. Akşam karanlığı basmıştı. Helikoptere binip geldim. Operasyon planı üzerinden tekrar geçerken inişe geçmiştik pusuya yatmıştık gecenin bu saatinde onları tuzağa çekmek için bekledik içeriden biri çıkmıştı. Gördüklerimden sonra asla kendimi tutamadım. Çünkü sevdiğim kadın onların elindeydi...
Bölüm sonu...