10. Bölüm

1315 Words
Keyifli okumalar Mehmet Özkan Sorgu odasına girdiğimde Ajda'nın gözüne baktım. Belli ki benden korkuyordu sevdiğim kadına hain derken kendisinin hain çıkması beni şaşırtmadı. Zaten uzun zamandır takibimdeydi. Örgütle iş birliği yapmıştı. Bunun Naz’ın annesi de dahildi. Derin bir nefes alırken ayağa kalktım. "Anlat bakalım ne zamana kadar takip ettiniz?" "Anlatamam beni öldürürler." "Ajda askeri karargahtasın kimse gelip öldüremez." "Sevgilinin annesi sayesinde oldu. O kadın tam bir şeytan kimseye acıması yok." Gözlerine bakarak alayla konuştuğum da bana bakıyordu. Derin bir nefes alırken masaya sert bir şekilde vurdum. Yerinden sıçrayarak baktı. "Oysaki sevdiğim kadına hain diyordun. Ama asıl hain olan sensin. En baştan beri biliyordum." "Evet hain olabilirim ama seni gerçekten çok istedim. " Bu hayatta tek sevdiğim kadın Naz olacak kimse de gözüm yok. " Bakışları bana dönerken anlamazca baktı. Derin bir nefes çekti. Sorguda herşeyi anlatmak zorunda kalmıştı. Tek tek planları öğrendim. Naz'ın ikizi de planın parçası olmuştu. "Bana ne olacak?" "Cezaevine gideceksin senin hayatın bitti." Sorgudan çıktığım zaman operasyon için hazırlık yapılmıştı. Neslihan elimizde olduğu için başka birini patlatacaklardı. Naz'ın bakışları bana döndü. Annesi hain çıkmıştı. Yaşadığı şeyler onun için kolay değildi. Hızlıca hazırlanıp araca binerken Naz da gelmişti. Planan yere gelirken etrafa baktım. "Komutanım ilerde bakın." Sesin gelmesiyle karşıya baktığımda bir kadının üstünde bomba vardı. Naz hemen insanları uzaklaştırdı. Uzakta kaldığımız da kadın değil bir çocuktu. Gözyaşları sicim sicim akarken korkudan titriyordu. "Korkma sakin ol." "Abla uzaklaş size bir şey olmasın gerekirse ben ölürüm." "Sakin ol söyle bana nerede?" Bakışları arkamızda duran siyah araca dönmüştü. Yanımızdaki askere işaret verdiğimde hemen koşmaya başladı. Naz küçücük kıza baktığında gülümsedi. "Senin adın ne bakalım?" "Adım Çiçek." Gediz bomba imhanı olduğu için üstündeki bombayı devre dışı bıraktı. Yeleği çıkarmak isterken Çiçeğin gözyaşları akıyordu. Gediz onu sakinleştirdi. Yeleği çıkarıp kenara bıraktığında Çiçek koşarak bize sarılmıştı. Saçlarına öpücük kondurdum. " Abicim söyle bakalım annen baban nerede?" "Onlar öldü.. Öldürdüler." Gözyaşları akıyordu. Bu soruyu sorduğuma pişman oldum. Naz ona sarılıp araca koyduğunda Çiçek araçta dudaklarını anlatmaya çalıştı. "Ben duydum onları abla ama fazla anlamadım hastane, okul dediler." Sonraki planları belliydi. Hastane ve okul onlar için hedefti. Çiçek gözleri bana dönmüştü. Derin bir nefes çekti. Bana demek istediği başka bir şey olmalıydı. "Kardeşim.. Kardeşim onların elinde." "Korkma kardeşini alacağız." Karargahına önünde durunca komutana durumu anlattım. Başını salladığında Sorgu odasına tekrar girmiştim. Naz'ın annesi olacak kadına baktım. Kolları kelepçeliydi. Derin nefes aldığımda sandalyeye oturdum. "Planın başarısız oldu." "Nasıl öğrenip yetiştiniz." "Orasına karışma ben bulurum." Bakışları bana dönerken alayla gülmüştü. Bu kadın böyle değildi. Derin bir nefes alırken gözlerim ona döndü. Yüzüme doğru bakıyordu. "Herşeyi bulmuşsun ama ailenin katilini bulamamışsın." "Ailemin katili neden seni ilgilendiriyor." "Ailenin kim olduğunu merak etmiyor musun? Annen Savcı baban askerdi. Hatırla gözlerin önünde öldürüldü." Ailemin öldürüldüğü sahne gözümün önünde canlandı. Daha çocuktum ve kanlı bedenleri yerdeydi. Yutkunamadım gözlerim dolacak gibi olmuştu. İçimde bir boşluk vardı. Derin bir nefes alırken öfkeyle bağırdım. " Senin planın mıydı? Ne istedin ailemden daha çocuktum içime bu acıları koydunuz." Cıkladı. "Ben yapmadım tanıdık birileri yapmıştı. Onu da öldürdünüz." "Kim lan kim olduğunu söyle." "Boris Altınkaya." Naz onu öldürmüştü. Demek ailemin katili oydu. Gözlerim dolarken öfkeyle bağırdığımda korkudan altına edecekti. Masaya sertçe vurduğumda bana bakıyordu. "Beni boşver kızına daha doğrusu kızlarına nasıl kıydın." "Ne kızı onlar benim kızım değil onun karısı öldüğü zaman benimle evlendi. Planlarım yavaş yavaş devreye giriyordu. Ama biri asker biri terörist oldu." "Nasıl yani anlamadım sen öz annesi değil miydin?" "İyi ki değilim kim katlanır bunca zaman babasına zor dayandım." Naz’ın bunları duyduğunu biliyordum. Odadan çıkarken öfkeden deliye döndüm. Naz'ın bakışları bana döndü. Gözyaşları sicim sicim akarken ona sarıldığım zaman alnına öpücük kondurdum. " Mehmet, Ankara ya gidelim eski eve bakmam gerekiyor. " " Tek başına mı? Bekle komutana haber veririm seninle geleceğim." Komutanın odasına geldim. Durumu anlatırken gerek kalmadığını söyledi. Başta anlamadım ama elime bir mektup yazmıştı. Naz'ın öz annesinin yazdığı bir mektuptu. Odadan çıkarken onun yanına gittim. " Naz öz annen yazmış okuman lazım. " Elleri titriyordu. Gözleri dolarken mektubu alıp okudu. Annesinin el yazısıydı. Boğazım düğümleniyordu. Ailemin acısı hala içimdeydi. Naz yanıma oturduğu zaman derin bir nefes çekti. "Annem kaza sonucu ölmedi. Onu öldürdüler çünkü benim gibi hava kuvvetlerinde askermiş." "Aslında şimdi anladım Albayın senin neden asker yapmak istediğini." "Sen neler öğrendin. İkimiz de aynı gerçekler altında ezildik." Ayağa kalktığımda beraber karakoldan çıktık akşam olmak üzereydi. Yeliz neredeyse kırk kere aramıştı. Evin önünde durunca koşarak içeri girdik Yeliz bizi görünce sevinmişti. "Meraktan öldüm ya kaç kere aradım." "Yeliz o kadın benim annem değilmiş bunca zaman yalan söylemiş." Naz’ın kullandığı cümleyle şaşkınca bakıyordu. Bakışları bana dönerken anlamazca baktı. Salona geçerken tek tek anlatmaya çalıştım. Boris'in de ailemin katilini olduğunu öğrenmiştim. Balkona çıkıp hava almaya çıktım. Yeliz peşimden geliyordu. Bana baktığında sesinde endişe fark ettim. "Daha çocuktum belki dokuz veya on yaşında doğum günü vardı. Ailecek gidecektik ama o katliam gecesi. Annem arabayı çalıştırdı." "Senin de yaşadıkların kolay değil ama yanında Naz var. Siz birbirinize destek olmak için varsınız." "Biliyorum senden bir şey istiyorum gerçek annesi kim öğren." Başını salladığında yanımdan giderken bana biri sarılmıştı. Kokusundan anladığım kadarıyla sevdiğim kadındı. Daha kendisi gelmeden kokusu geldi. Ona dönerken gözleri bana dönmüştü. "Sen benim herşeyimsin." "Sende benim canımsın." Hava esmeye başladı. İçeri girdiğinde peşinden gitmiştim. Mutfakta yemek kokusu yayılmıştı. Tabaklara yemeği koydu. Yeliz gelirken masaya oturdum. Naz'ın bakışları bana döndü. "Ajda'nın hain çıkması şaşırtmadı çünkü hissettim onda garip şeyler vardı." "Nee! O gerizekalı hain miydi?" Naz ona bakıp başını salladı. Başımıza sürekli bela geliyordu. Yeliz bize bakıp derin bir nefes çekti. "Siz neden evlenmediniz." Sorduğu soruyla şaşkınca bakıyordum. Sahi bu benim aklıma gelmedi. Hiçbir engel yoktu. Ama başımızda bela eksik olmadığı için aklımıza gelmedi. Derin bir nefes alırken gözlerim sevdiğim kadına bakmıştı. "Doğru söylüyor neden evlenmedik." "Başımıza gelmeyen kalmadı ona sıra gelmedi ki." "Naz sen de ister misin? Çifte düğün yapalım." Yeliz'in parmağına baktığımda şaşırdım. Gediz ona evlenme teklifi mi etmişti. Benim neden haberim yoktu. Gerçi onu da bugün görmedim. Derin bir nefes aldığımda bakışlarım ona döndü. "Baban bunu biliyor mu?" "Tabii ki Gediz kendi söyledi." "Vayy büyük cesaret etmiş." Naz’ın bakışları bana dönerken gözlerini kısmıştı. Elindeki çatalı sakince bırakıp arkasına yaslanıp ters ters baktı. Bakışları sanki beni öldürecek gibiydi. "O en azından evlenme teklifi etti. Peki sen nasıl edeceksin." "Merak etme güzelim benim de planlarım var." "Hım diyorsun peki ben kabul etmezsem." "Omzuma alıp kaçırıp zorla evlenirim." Yeliz kahkahayı atmıştı. Naz onu delirtmek için herşeyi yapacağımı biliyordu. Telefonu aniden çaldığında derin bir nefes almıştı. Balkona çıkıp konuştuğunda içeri girdi. "Sevgilim kimdi?" "Diyarbakırdaki komutanım göreve dönme zamanım gelmiş." "Ne zaman gidiyorsun?" "Hemen yarın gitmem gerekiyor acilen çağırdılar." Naz’ın hava kuvvetleri komutanlığında asker olduğunu unuttum. Sofradan kalktık o içeri girdi. Çanta hazırladığında gözleri bana dönmüştü. Yeliz'in gitme vakti gelince çıkmıştı. Sabaha karşı ilk uçakla gitmesi gerekiyordu. Akşam karanlığı basarken çay içmeye salona geçtik Gece yarısına kadar sohbet ettik sonra uyumaya gitmişti. Beni bir türlü uyku tutmadı. Benden uzağa gitmesi hoşuma gitmedi. Onu nasıl koruyacaktım. Bunu söylersem kavga edecektik o kadının dedikleri hala kulağımda çınlıyordu. Ailemin gözlerimin önünde havaya uçması ve kanlı bedenleri aklıma geliyordu. Saat'e baktığımda bayağı geç oldu. Odama giderken önce duş alıp sonra kendimi yatağa atmıştım. Gözlerim yavaştan kapanırken Naz’ın yanıma gelip bana sarılmasıyla kokusu burnuma geliyordu. Gözleri kapanmıştı. İkimiz de çok yorulduk ve uyumuştuk. Sabaha karşı saat 05.45 olunca alarm çaldı. Naz yataktan kalkıp banyoda rutin işlerini bitirdiğinde bana bakıyordu. Bende kalkarken onu duvara yaslayıp dudaklarını öpmüştüm. "Seni özleyeceğim." "Özle beni ama sakın aldatma gelip seni vururum sonra Tsk beni vurur." "Böyle bir şey mümkün değil güzelim aldatmam." Valizi aldığında onu havaalanına bırakmak için evden çıkarken araca bindikten sonra yola çıktım. Elim onun elleri arasında kalmıştı. Havaalanına gelirken araçtan indiğim gibi valizi aldım. Saat gelene kadar bana sarıldığında gelen anonsla ayağa kalktı. "Geleceğim biliyorsun değil mi?" "Biliyorum canım biliyorum da senden ayrılmak istemiyorum." "Sevgilim bu görev bende askerim yapmak zorundayım." Uçağa binene kadar elini salladığında içimde bir sıkıntı oluştu. Sanki onu son kez görecektim. Bu düşünceyi kafamdan attım. Uçak hareket etti. Kalkış yaptığında gözyaşlarım akmaya başladı. Benim de acilen operasyona çıkmam gerekiyordu. Yoksa bu gidişle kafayı yerdim... Bölüm sonu...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD