kıyıya vuran ceset

340 Words
ben Elif, Elif Şadoğlu babasının prensesi annesinin gözbebeği ailesinin mutluluğu SİL yeniden yaz Ben Elif kimsesizliği yüzüne vurulmuş babasının acısı annesinin gözünde hiç ailesinin keşke ölseydin dediği.. bembeyaz duvara bakmaya devam ettim günlerdir belkide haftalardır aynı duvarı izliyordum hoş annemin bunları bize yaşatacağına keşke ölseydin dediği andan sonrası biraz bulanık belkide bana haftalar gelen süre birkaç küçük dakikadan ibarettir. Bende ölmek istemiştim boynuma sapladığım kırık cam zaten bunun ispatıyken yaşamak istediğimi anneme düşündüren neydi onuda bilmiyorum. ben elif birkaç gün önce ailemin el bebek gül bebek büyüttüğü kızıydım şimdiyse kirli ölmesi gerekenim onların beni kurtarması için beklediğim günlerin hiç bir hükmü yok rızamın olmaması veya benim yaşadıklarımın ben ateşin içine atılmış külü kalmış bebek elif bedenim kıyıya vuran bir ceset bile olamadı yangınım öyle büyüktü ki ne ruhum ne bedenim kurtulamadı. "çıkışını yaptım Mardine gidiyoruz " babamın yüzüme bakmaya tenezzül etmeyerek söyledikleriyle yavaşça yataktan çıktım. Yüzüne baksam belkide hüznün gölgesini evladının acısını geçmişin pişmanlığını utancını görecektim. kendi suçumu bilirken ne hakla onları suçlayacaktım ki hakkım var mıydı en başta? geçmişimde hatalarım çoktu ailemin başını iki kere yere eğdirmiş ölmeyi bile becerememiş birisiyim. ölüm ısrarla bana uğramayı reddediyordu atamadığım çığlıkların gölgesinde yok olmuştu belkide. Norveçten mardine süren uzun saatler boyunca kulağımda yankılanan sözler masum değilizdi. eller günahkardı dünya günahkardı bende günahkardım belkide bundandır yaşadıklarım aldığım ahların vebalidir boynumdaki urganın sebebi. " içindeki çocuğa sarıl" içimdeki çocuk boynuma sa,pladığım camla birlikte ölmüştü. "sana insanı anlatır" bir çığlık nakaratı gibiydi insanlık acı ve korku. " eller günahkar diller günahkar" acımasızdı insanoğlu " bir çağ yangını bu bütün dünya günahkar" bir kız çocuğu öldü o gece bütün dünya sustu. " masum değiliz hiç birimiz." o kız uçcuğu günahlarının bedelini ödedi masum değildi. şarkının nakaratına kısık sesle eşlik ederken gözyaşlarımda hangi ara aktığını bilmediğim bir şekilde bana eşlik etti. bir başka şarkı çaldı. " evimi ocağımı yuvamın sıcağını yarimin kucağını bıraktım her günahın tadına dünyanın batağına batacağım kadar battım" beni anlamaya milyonlarca insan yetmezdi ama bir avuç şarkı sözü yetmişti günahımın bedelini ağır bir şekilde ödemiş şimdi kefareti bitmiş bir mahkum gibi acılarla evime dönüyordum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD