Bulantı

1021 Words

Birkaç hafta sonra Havin, odasının aynasının karşısında son düzeltmeleri yapıyordu. Lacivert ipek bluzu incecik beline oturmuş, siyah sırmalı eteği ise kalçalarını zarifçe sarmalıyordu. Azad’ın getirdiği inciler boynundaydı. Saçlarını toplamış, sadece birkaç lüle yüzüne düşürmüştü. Dudaklarındaki hafif pembelik, gözlerindeki o ışıltı... Artık evin içinde dolaşırken bile bir hanım edası taşıyordu. Koridora çıktı. Sabahın o sessiz, dingin saatlerinde ev, hizmetkarların ayak sesleri ve mutfaktan gelen hafif tıkırtılarla uyanıyordu. Merdivenlerden inerken, tam salonun girişinde Zehra ile karşılaştı. Zehra, Havin’in aksine, solgun ve bitkin görünüyordu. Yüzünde renk yoktu, gözlerinin altında mor halkalar derinleşmişti. Üzerinde geniş, rahat bir sabahlık vardı ve saçları özensizce toplanmıştı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD