Ateş'in filmlerinde biri aldık. Mısır patlatıp film izliyorduk.
Emre 'nin ısrarı üzerine korku filmi açtık. Korku filmlerinden nefret ederim. Gerçek olmasalarda korkuyordum.
Film izlemeyi bırakıp etrafı incelemeye başladım.
Filiz her sahnede çığlık atıp Mert' e sarılıyor,Mert de umursamadan filmi izliyor. Ateş'in gözleri televizyonda ama aklı başka yerde. Çok düşünceli görünüyor.
Kaseden mısır alıp ağzıma attıp Emre'ye döndüm.
O da bana bakıyordu. Mısır boğazımda kaldı ve öksürmeye başladım.
Emre mutfağa gidip su getirdi.
"İyi misin.? "dedi Emre korkarak.
" İyiyim. "dedim. Emre ne kadar bana asılıyor gibi görünsede , arkadaşı gibi davranıyor.
Sanırım gözlerinde aşkdan çok dostluk, arkadaşlık görüyordum.
Ateş'in gözlerinde başka bir sevgi vardı. Kardeş sevgisi gibi. Aile sevgisi gibi.
Ama Mert de hırs görüyordüm. Şımarık bir çocuğun oyuncağı elinden aldığı gibi saf öfke görüyorum.
Telefonun çalmasıyla ayağa kalktım ve çantamdan telefonu alıp açtım.
"Efendim Can. "dedim ve eşyalarımı topladım. Burada çok fazla kaldım.
" Acil eve gelmen gerekiyor. "dedi Can telaşla.
" Tamam geliyorum. "dedim ve telefonu kapattım.
" Benim gitmem gerekiyor. Herşey için teşekkürler. Çok güzel bir gün geçirdim. "dedim
Emre ayağa kalkıp yanıma geldi.
" Seni eve bırakayım. "dedi Emre
" Yok ben giderim. Okulda görüşürüz." dedim ve Emre'nin yanağından öpüp dışarı çıktım. Taksiye binip evin adresini verdim.
Can'nın sesi çok telaşlı geliyordu. İnşallah önemli bir şey değildir.
EMRE
~~~~~~~~~
Nur'un yanağıma bıraktığı buse beni mutlu etmesi gerekir. Ama mutlu değildim. Onunla çok güzel bir gün geçirdik. Arkadaşım hatta kardeşim gibi seviyorum. Nur bunları haketmiyor.
Ateş haklıydı. Bu işe hiç başlamamalıydık. Nur'a herşeyi anlatacağım. Belki beni hiç affetmeyecek.
NUR
~~~~~~~~
Taksinin parasını verip arabadan indim. Kapıyı açıp hızla salona girdim.
Gül ve Zeynep koltukta, Can ise salonda telaşla dolaşıyordu.
Koltuğa oturdum.
"Anlatın ne olur burada.? "dedim
Can yanıma oturup anlatmaya başladı.
" Babam beni Amerika'ya çağırıyor. Gitmem gerekiyor ama Gül'ü bırakmak istemiyorum. "dedi.
" Bu muydu probleminiz. "dedim umursamadan mutfağa gittim.
Kızlar ve Can şaşkın gözlerle bana bakıyordu.
" Nur gidiyorum ve sen önemsemiyorsun. "dedi Can sinirle.
Mutfakta süt ısıtıp bardaklara doldurdum.
Tepsiye bardakları koyup salona girdim.
" Nur birşeyler söyle sinirimi bozmaya başladın. " dedi Can sinirle
Tepsiyi masaya bıraktım, kendi bardağımı alıp içmeye başladım.
" Gül 'le beraber gideceksin. "dedim
"Okul?" dedi. Gül ve Can aynı anda.
"Babam Gül' le burs verecekti. Aynı bursu Amerikada ki bir okulda da verebilir. "dedim
" Gerçekten mi? "dedi Gül
" Evet canım. Siz biletlerinizi alın ve bavulunuzu hazırlayın. Okul, yurt ve işin gittiğinde hazır. " dedim
Gül hızla kalkıp boynuma sarıldı.
" Çok teşekkür ederim Nur. " dedi.
" Arkadaşız biz . Şimdi hazırlanın. Akşam Amerika 'ya uçuyorsunuz.
"Tamam "dedi ve yukarı çıktı. Can yanıma gelip kollarını bana doladı.
" Sana bağırdığım için üzgünüm. Bende ona aynı imkanları sundum ama kabul etmedi. "dedi Can .
" Önemli değil. Ona iyi bak. "dedim ve babamı aradım. İtiraz etmeden kabul etti.
Gül elinde bavuluyla aşağı indi.
" Babam herşeyi halletti. Hatta iki saat sonra uçağınız kalkıyor. "
Gül ve Canla vedalaştık. Onlar arabaya binerken hala el sallıyordum.
Gül'e kısa sürede alışmıştım.
Zeyneple koltukta televizyon izliyorduk.
" Karnım acıktı. "dedim.
" Benimde ama çok yorgunum. Tüm gün iş aradım. Yok yok bana göre iş yok.. " dedi Zeynep sinirle
" Boşver bulursun. Yemek mi yaparsın yoksa alışveriş mi? "dedim
" Alışveriş yaparım. Yemek konusunda pek iyi değilim "dedi ve ayağa kalktı. Montunu ve ayakkabısını giyip bana döndü.
" Ne alayım? "dedi
" Kahvaltılık ve sebze al. " dedim
" Tamam "dedi ve gitti.
Bende ayağa kalkıp mutfağa gittim. Dolap bomboştu. Sabahtan kalan bulaşığı yıkadım.
Zeynep halâ gelmemişti. Biraz dinlenim. Koltuğa oturacakken kapı çaldı.
" Zeynep oturmamı bekliyordun. Vicdansız kadın. "dedim ve söylene söylene kapıya doğru ilerledim.
Kapıyı açtım ama gelen Zeynep değildi.
"Emre? " dedim
Elindeki poşetleri gösterek konuştu.
" Sana yemek yapmak istiyorum. " dedi ve eve girdi.
Yeter artık sıkılmaya başladım. Bunların dertleri ne.
Emre elindeki poşetleri mutfağa bırakırken kolundan tuttum.
" Elindekileri bırak ve salona geç. Artık sıkılmaya başladım. Neler döndünü bana anlatacaksın. "dedim bağırarak
" Aslında bende onun için geldim."dedi Emre
İkimizde salona geçip tekli koltuğa oturduk.
"Başla bakalım. "dedim
" Biz senin üzerine idaaya girdik. Seni kim kendine aşık ederse o kazanacaktı. "dedi Emre
" Bu muydu yani? Mert'in kolye alması, senin beni yemeğe çıkarman. "dedim
" Evet. Biliyorum çok kötü bir şey yaptık. Affetmeyecek beni. "dedi Emre
" Ateş o da mı bunun içinde. "dedim
" O da vardı. Sonradan pes edip çekildi. "dedi
" Neden yaptınız.? "dedim
" Şey... "dedi Emre
Gözleriyle evi taradı. Benden birşeyler sakladığı belli.
" Onun için mi yaptın? "dedim
" Şey sen nerden biliyorsun. "dedi Emre
Biliyordum. Oyuna aynen devam ettim.
" Gözlerinden belli. "dedim.
" O kadar belli oluyor mu aşık olduğum. " dedi Emre telaşla.
İşte bu kadar. Demek Emre bir kız için yaptı. Peki bu kız kim?
" Tabiki belli. Kötü davran ki anlamasın. "dedim.
Hadi Emre itiraf et. Kim bu kız?
" Zeynep 'e kötü davrandıkça benden nefret etmez mi? "dedi Emre
" İşte bu kadar demek adı Zeynep. Bir dakika bu Zeynep benim arkadaşım olan Zeynep mi? "dedim şaşkınlıkla
" Beni kandırdın. Hani biliyordun herşeyi. "dedi Emre sinirle
" Kandırmadım sadece blöf yaptım. Söyle bakalım gerçekten Zeynep 'e aşık mısın? "dedim
" Şey onu ilk gördüğümden beri aşığım. Biliyorsun ilişki yasağı var. "dedi Emre
" Sende biliyorsun ki. Burjuva ve Döküntüler arasında o yasak kalktı. "dedim
" Haklısın aramızda hiçbir engel kalmadı. "dedi sevinçle
" Birşeyi unutmuyor musun? "dedim
" Neyi. "
" Ya Zeynep sana aşık değilse. "dedim
" Haklısın. "Dedi
" Ama bu sana aşık olmayacağı anlamına Gelmez. "dedim
" Sende bir karar ver. Seviyor mu? sevmiyor mu? "dedi Emre sinirle
" Senin için Zeynep'i ağzını bir ararım.Bakalım sana karşı bir ilgisi var mı? "
" Bitanesin sen. Dile benden ne dilersen. "dedi Emre
" Çok açıktım Yemek yap bize. "dedim
" Emriniz olur. "dedi ve yemek yapmaya başladı.
Kapı çaldı. Tüh ben Zeynep'i unuttum.
" Kim bu saatte "dedi Emre abi edasıyla.
" Ev arkadaşım Zeynep. "dedim
" Ne Zeynep senin ev arkadaşın mı? "dedi
" Evet. "dedim
" Sen bana şimdi mi söylüyorsun. Saçım nasıl, kıyafetim iyi mi birşeyler söyle. "dedi Emre telaşla.
" Aptal Aşık. "dedim ve kapıyı açmaya gittim.
" Nur aş şunları yorgunluktan ölüyorum. "dedi Zeynep. Elimdeki poşetleri bana verip koltuğa yayıldı.
" Bir misafirimiz var. "dedim ve mutfağı gösterdim başımla.
" Ne misafiri yorgunum, yarın okul gitmiyorum, iş görüşmesine gitmem gerekiyor . Sadece yemek yiyip uyumak istiyorum. "dedi
Emre mutfaktan çıkmış Zeynep'i izliyordu hayranlıkla.
" Hadi ama Zeynep. Merhaba de bari. "dedim
Zeynep arkasına döndüğünde donup kaldı.
" Emre? "dedi
" Merhaba Zeynep. Yorgunsun galiba ben gitsem iyi olur. "dedi
Zeynep telaşla ayağa kalktı.
" Yok yorgun değilim. Sen kal. Yani istersen kal. Yemek yeriz demi Nur. "dedi Zeynep.
" Tamam o zaman yorgun değilsen yemekleri de sen yap. "dedim
" Şey ben mi? "dedi Zeynep
" Tabi yalnız değil. Emre ile beraber. "dedim ve ikisini mutfağa soktum.
Salondaki koltuğa yayıldım. İçerden kahkaha sesleri geliyordu. Demek bizim kızda boş değil Emre'ye karşı.
Esra Erol 'a benzemeye başladım. Önce Özgür ve Ebru şimdi Emre ve Zeynep.
Yarın okul var ve benim iştahım kaçtı. En iyisi uyumak. Hep bizim çifte kumruları yalnız bırakmış olurum..
Ayağa kalkıp mutfağa girdiğimde şok oldum.Emre bizim kızı tezgahları arasına almış öpüyordu. Zeynep'in de halinden memnun görünüyor.
"Yaz kızım 200 kilo çimento. "dedim gülerek.
" Nur! "dedi Emre uyarır gibi.
" Tamam benim uykum geldi yatıyorum. "dedim
" Yemek? "" dedi Zeynep
"Siz başbaşa yiyin "dedim
" Nur!! "dedi Zeynep
" Tamam fazla gürültü yapmayın. "dedim ve odama doğru koştum. Arkamdan bu sefer ikiside bağırıyordu.
" Nur!!!!!!! "dediler aynı anda
" Bende de sizi seviyorum. "dedim ve odama girdim.
Üstümü değiştirip yatağa girdim.
Sabah erkenden kalkıp banyodaki işlerimi hallettim. Odama girdim, dolaptan kıyafetleri çıkarıp üzerime giydim. (medyada)
Zeynep bugün okula gelmeyeceği için tek başıma okula gideceğim.
Montumu ve çantamı giyip dışarı çıktım. Bugün okula araba yerine yürümeyi tercih ettim. Hava güneşliydi ama hafiften rüzgar ediyordu. Ellerimi montumun cebine koydum. Güneş'e aldandım,arabayı almadım şimdi üşüyorum. Taksiye bulmak için etrafa baktım.
Yanımda bir arabaya durdu. Arabanın camından Ateş başını uzattı.
" Atla Nur. Seni okula bırakayım. " dedi
" Teşekkürler. "dedim ve arabaya bindim.
" Seni uyarmak istiyorum. "dedi Ateş.
" Ne için? "dedim.
" Mert ve Emre. Onlardan uzak dur. "
" Nasıl yani? "
" Sen benim söylediklerimi dikkate al."dedi
"Peki, Neden beni uyardın. Onlar senin arkadaşın. "dedim
Arabayı durdurup, bana döndü.
" Senin üzülmeni istemiyorum. Çünkü gözlerin aynı kardeşim gibi. "dedi üzünce.
" Merak etme biliyorum herşeyi. "dedim
" Nasıl? "dedi Ateş
" Dün gece Emre evime geldi. Herşeyi anlatı."dedim
Okulun otoparkına girdik. Ateş arabayı durdurup bana döndü.
"Ne düşünüyorsun peki ?"dedi.
"Çocukça bir oyun." dedim ve arabadan indim.
Okula gidecekken arkamdan biri bana eslendi.
" Nur bekle. "
Arkamı dönmemle Mert 'yle karşılaştım.
" Ne olduğu Mert? "
Elimi tutup arabasına bindirdi.
" Bugün benimsin. "dedi ve arabayı çalıştırdı.
İtiraz etmedim çünkü benimde ona söylemek istediklerim var.
Araba geçen gün geldiğimiz barın önünde durdu. Mert ancak böyle biryere getirdi.
Arabadan inip kapımı açtı. Kolumu tutup beni içeri sürükledi.
İçerisi boştu, sadece garsonlar vardı. Mert koltuğa oturdu ben hala ayakta etrafı izliyorum.
Mert kolumdan çekip yanına oturttu. Kollarını bana dolayıp saçlarıma öpücük kondurdu.
"Bu tiyatro ne zaman bitecek. Sıkılmaya başladım. "dedim ve Mert ten ayrılıp karşısındaki koltuğa geçtim.
" Ne tiyatrosu? "dedi Mert
" Kız Kimin? "dedim sinirle.
" Sen... Ne saçmalıyorsun? "dedi telaşla.
" Yeter Mert herşeyi biliyorum. Tiyatro bitti, perde kapandı. - çantamı alıp çıkacakken Mert kolumdan tuttu.
"Ben bitti demeden bitmez. Ben seni seviyorum. "dedi Mert bağırarak.
" Bırak Mert, sen beni sevmiyorsun. Gözlerinde sevgi yok. Hırs ve öfke var." dedim
"Seviyorum. Sende beni seviyorsun. "dedi Mert bağırarak.
Kormaya başladım Mert kontrolden çıktı. Kolumu kurtarmaya çalışıyorum.
" Bırak canım yanıyor. "dedim
Mert'in yere düşmesiyle kurtulmuştum.
" Sevgiline böyle davranma Mert Demirkan. Yoksa seni bırakır, benden söylemesi. "dedi Yağız alayla
" Yağız? "dedim şaşkınlıkla.
" Bücür "dedi alayla.
" Bir, Mert benim sevgilim değil hatta bundan sonra hiçbirşeyim. İki, bana bücür demeyi kes, benim bir adım var. Nur benim adım Nur Asaf . "dedim sinirle
" Ben sana bücür diyeceğim. "dedi sırıtarak.
Mert yerden kalkıp kolumdan tuttu.
" Gidiyoruz Nur. Konuşmak için daha sessiz bir yere. "dedi ve beni sürüklemeye başladı.
" Hayır istemiyorum. Ben söyecekleri söyledim. "dedim ve kolumu Mert ten kurtarıp dışarı çıkacakken önüme geçti.
" Hayır gidemezsin. "dedi Mert sinirle.
Yağız elimi tuttup bana döndü.
" Burdan çıkmak istiyor musun? "dedi Yağız
Konuşamıyordum. Yağız ve elime bakıyordum. Gözlerimi Yağız'ın gözlerine bakıp sadece başımı salladım.
Yağız bir el hareketiyle bara adamlar girdi ve Mert'in kollarından tuttular.
Yağızla bardan el elle çıktık.
Ben bu Mert'e ne yapacağım. Yarın okulda zaten görüşeceğiz. Okulu mu değiştirsem. Yok daha neler.
Kolumun dürtülmesiyle düşüncelerimden ayrıldım.
"Ne var be. "dedim sinirle
" Elimi ne zaman bırakacaksın. "dedi Yağız alayla
" Bıraktım işte. Ben sanki, sana çok meraklıyım Sarı kafa. "dedim sinirle
" Sinirlenme bücür, hadi seni evine bırakayım. "dedi
" Gerek yok ben giderim. "dedim
" Hadi uzatma gidiyoruz. "dedi ve kolumdan tutup arabasına bindirdi.
" Sizin kolumla dersiniz ne. Sabahtan beri ordan oraya sürüklüyorsunuz. Koluma bir daha tutarsanız elinizi ısırırım. Hey cevap versene. "dedim sinirle.
" Geldik, İn arabadan. "dedi Yağız
" Nasıl? Ben sana evim adresini vermedim ki? "dedim şaşkınlıkla
" Orası da bana kalsın. "dedi sırıtarak.
Arabadan inip evin kapısına geldim. Çantam Çantam yok.
Arkama döndüğümde Yağız elimdeki çantayı sallayıp yanıma geldi.
" Aklın nerede bücür. Çantanı bile unutmuşsun. "dedi alayla
" Sanane çantamı verdin. Git buradan. "dedim
Yağız sırıtarak yanıma yaklaştı. Kulağıma yanaştı.
" Aklı ben aldım. Yakında kalbini de alacağım. "dedi ve yanağımdan öpüp arabasına bindi. Elimi yanağımı tuttup arkasından bakakaldım.
~~~~~~~~~~~~
Adam kadının beğendiği yüzü aldı.
" Abi neden o yüzüğü aldın. "dedi arkadaşı
" Zamanı geldiğinde anlarsın. Şimdi bu yüzüğü al. Gerçek taşlardan ve biraz daha küçüğünü yapsınlar. Yüzüğün içine de N&B yazsınlar.
Genç adam bu yüzüğü bakıp Nur'u düşündü.
~~~~~~~
Sizce Nur 'un beğendiği yüzüğü kim aldı.
Yağız hakkında ne düşünüyorsunuz.
Mert rahat duracak mı? Yoksa Nur'un başına yeni belalar açacak mı?
Hikaye daha yeni oturdu. Asıl olaylar şimdi başlayacak .