Yazarın Anlatımıyla Direksiyonun başında elleri terliydi Emir’in. Farların aydınlattığı yol, sanki olduğundan daha dar, daha karanlık görünüyordu. Yan koltukta Özlem vardı; ayağını sinirle yere vuruyor, tırnaklarındaki ojeleri dişleriyle çıkarıyordu.. “Emir, İhsan Abi bu işte şaka kaldırmaz biliyorsun, değil mi?” “Biliyorum Özlem, sus artık,” dedi Emir, dişlerinin arasından. Arka koltukta duran siyah spor çanta gözlerini yakıyordu. O çantanın içinde, onlara göre bir ömürlük paraya eşdeğerdi ama İhsan Abi’ye göre sadece bir damla kadardı. Telefon titredi. Emir hızla baktı: bilinmeyen numara. Açtı. “Geç kaldın,” dedi kalın bir ses. “Yoldayız, beş dakikaya ordayız.” “Beş dakikadan fazla gecikirsen senin ve Özlem’in kemiklerinizi ellerinize veririm.” Emir’in boğazı düğümlendi. Özlem

