Emir Çelik Sabah uyandığımda, bir çift güzel gözün beni izlediğini fark ettim. “Defne çok güzelsin, çok,” dedim içimden. Oysa o gün, Özlem telaşla yanıma gelip, “İhsan Abi’nin kulağına senin benimle görüştüğün gitmiş, Emir. Şüphelenmiştir… Seni takip bile ettiriyor olabilir,” dediğinde oyun resmen başlamıştı. Ama bu oyuna başlarken böyle bir kadınla karşılaşacağımı bilmiyordum. Aras’ın günlüklerinden onu neredeyse ezbere biliyordum. Ne kadar güzel ve ne kadar naif bir kalbi olduğunu, satırların arasından, sessizliğin içinden öğrenmiştim. Defne sevmeyi biliyordu. Belli ki bir zamanlar, çok sevilmişti. Ve sevmenin ne demek olduğunu o derin yerlerde, çocukluktan kalma bir yerden öğrenmişti. Benim aksime… Özlem’le olan ilişkimiz, adı konmamış bir şeydi. Sevgi miydi, dostluk mu, yoksa sad

