Emir, Defne'nin kapısını sessizce kapattı. Parmakları titriyordu. Kalbiyle aklı birbirine karışmıştı. Merdivenleri hızla indi, sanki oradan ne kadar çabuk uzaklaşırsa içindeki ağırlıktan da o kadar hızlı kurtulacak gibiydi. Ama her adımda Defne’nin o kelimeleri yankılanıyordu içinde: "Ben Aras'ı seviyorum." Tek cümle. Ama Emir'in içinde bin parçaya bölünmeye yetmişti. Apartmanın önünde onu bekleyen arabasına bindi. Kontağı çevirdi ama nereye süreceğini bilmiyordu. Sadece gitmek istiyordu. Kendisinden, o daireden, geçmişinden, hatta Aras’tan bile uzaklaşmak... Camlar buğulanıyordu, elleri direksiyonun üzerinde bembeyaz kesilmişti. Gözlerini kırpmadan yolu izledi uzun süre. Karanlık sokaklar ardı ardına birbirini kovalarken, şehir geride kaldı. Trafik azaldı. Gürültü sustu. En sonunda hi

