Emir Çelik Gözlerimi, içimi delen ağrılarla araladığımda bir hastane odasında olduğumu anlamıştım. Başımı yavaşça çevirdim; oda boştu. Sessizlik birkaç saniye sürdü, sonra kapı açıldı ve bir hemşire içeri girdi. Gözlerimin açık olduğunu görünce irkildi, sonra telaşla dışarı koştu. Çok geçmeden bir doktorla birlikte geri döndü. Doktor yanıma yaklaşarak yumuşak bir sesle, “Aras Bey, nasılsınız?” diye sordu. Cevap vermeye çalıştım ama vücudumun her yeri yangın yeriydi sanki. Ellerimi, bacaklarımı kıpırdatmak istedim ama ağrıdan neredeyse hareket edemiyordum. Gücüm yettiğince fısıldadım: “Çok ağrım var…” Dudaklarım o kadar kuruydu ki, konuşurken birbirine yapışmış gibiydi; ağzımı açmak bile acı veriyordu. Doktor başıyla hafifçe onayladı, “Çok normal Aras Bey. Büyük bir kaza atlattınız.

