Emir, sabah gözlerini açtığında başı zonkluyordu. Dün gece Oğuz’la birlikte uzun saatler geçirmiş, biraz fazlaca içmişlerdi. Yataktan doğrulurken alnını buruşturdu, elini başına götürüp hafifçe ovuşturdu. “O son kadehi içmeyecektim…” diye geçirdi içinden, pişmanlıkla. Kendine gelmeye çalıştığı sırada telefonu çalmaya başladı. Ekrana baktığında arayanın Tolga olduğunu gördü. Dün, yakın arkadaşı Tolga’ya bir mesaj atmıştı. "İhsan Abi’ye benim ölmediğimle ilgili bir bilgi ulaşabilir. Eğer engel olabiliyorsan engel ol, olamıyorsan da lütfen bana haber ver." demişti. Telefonu açtı, sesi hâlâ yorgundu: "Alo, Tolga?" Tolga’nın sesi heyecanlı ve şaşkındı: "Abi, inanamayacaksın... İhsan dün ölmüş!" Emir bir an dona kaldı, gözlerini açarak doğruldu. "Neee? Emin misin?" Tolga hiç tereddüt e

