Dersten çıkınca birlikte yol aldılar.
— Nereye gidiyoruz?
— Uorder restoranına, oradan da "Mary Kurie" bağına falan da gideriz.
— Gezeriz işte istediğimiz kadar. Sen de gelmek ister misin?
Arin şaşırdı, daha önceki okullarında arkadaşları onu hiç bir yere davet etmezdi.
— Bilmem, gelirim herhalde.
— "Arin!" - arkadan biri çağırdı. Dönüp baktıklarında üst sınıftan birisi onlara bakıyordu.
— Bekleyin, geliyorum.
Arin çociğun yanlna gitti. Bir süre konuştuktan sonraçocuktan bir kart aldı ve geri döndü.
— Sizinle geliyorum. Ama arabayla gidiyoruz.
Hepsi aynı anda sordu.
— Arabayla mı?
— Evet, hadi gelin.
Restorana varınca kendilerine yemekler sipariş verdiler. Yemek gelene kadar sohbete başladılar. Melody kendini tutamadı.
— Arin o çocuk kimdi?
— Arabada bize eşlik eden mi? Kuzenim, adı da "Luhan".
— Biliyorum, eskiden ona aşıktım.
Arin şaşırdı.
— Geçen yılın ortaları aşkımı itiraf ettim, ama reddedildim.
— "İlgilenmiyorum" dedi, değil mi?
— Evet. Aşk ve onunla ilgili şeylerle ilgilenmediğini söyledi. Uzun süre depresyonda kaldım.
Mylene güldü.
— İyiki arabada sorun falan çıkmadı. Yoksa hepimizi indirirdi.
— Bazı ailevi sorunlarımız var. O yüzden genelde çok şeyle ilgilenmez. Ama kendinde iyi birisi, yani kaba değil.
~~~
Restorandan çıkınca biraz dolaştılar. Diğer arkadaşları Rose da onlara katıldı. "Mary Kurie" prakına gittiler. Bütün yazılı ve sözlü ödevleri parkta yazdılar. Akşama yakın artık dağılmaya hazırlandılar. Arin onu bekleyen arabayı gördü.
— Kızlar, ben gitmeliyim, yarın görüşürüz.
— Görüşürüz.
Luhan kapıyı açtı, Arin koşarak arabaya bindi.
— Gerçekten çok haval, onu unutamıyorum.
— Rose, hadi gel, geç olacak.
Arin arabaya bindiğinden beri gülümsemesi yüzünden eksik olmuyordu. Kızların sıcakkanlılığı hoşuna gitmişti.
— Hayırdır? Çok mutlu görünüyorsun.
— Öyle, galiba bu sefer daha iyi yıl olacak. Okul hayatıma burada son vermek istiyorum.
— Galiba Simon'la aynı sınıftasın.
— Malesef, her zamanki gibi soğukanlıydı.
— Arin, aranızdaki mesafeyi koruman gerek, biliyorsun, değil mi? Ailen geçen yılki sorunlarla bir daha uğraşmanızı istemiyor.
— Biliyorum, sabrımı korumam dışında hiç bir şey zor olmaz.
— Kızlara bir şeyler anlattın mı?
— Hayır, bilmemeleri daha iyi.
Araba evin önünde du rdu. İkisi de indi ve şöför arabayı parketti. İkisi de eve yol aldı, bayan Lisa evdeydi ve onları bekliyordu. Eve girince ikisi de selam verdi.
— Hoş geldiniz. Arin, ilk günün nasıl geçti?
— İyiydi, arkadaşlarım çok kibardı.
— Çok sevimdim. Arin, bu sefer. daha dikkatlii olmalısın.
— Biliyorum anne. Bu sefer dikkatli olmaya çağışacağım.
— Luhan, Arin sana emanet, biliyorsun. Bir şey olursa, hem müdahale etmek, hem de bizlere haber vermek hakkın var.
— Biliyorum teyze.
— Bu yıllar içinde kendinize dikkat edin. Hiç bir sorn olmaması için çalışalım.
Aynı anda dediler.
— Peki.
Bayan Lisa çalışma odasına çekildi. Arin de odasına gitmek istedi.
— Arin.
— Efendim.
— Kartım, alayım.
— Haa, buyur.
— Umarım bir harcama yapmadın.
— Ne kadar cimrisin. Yok, hiç bir şey harcamadım. Al, senin olsun.
— Benim zaten.
Arin odasına çıkacakken yine çağırdı.
— Arin.
— Nee?!
— Arkadaşlarına tam güveniyor musun?
— Daha ilk günümdü. Ama bence iyi oldukları kesin.
— Bence samimi olsanız bile, fazla umut verme. Biliyorsun işte, geçen yıl olanların tekrar yaşamak istemiyoruz.
— Yemin ederim ki, biliyorum. ütün cümlelerinizi ezberledim artık.
— Bu arada, sana güveniyorum. Yanılmayacağına da inanıyorum.
Ertesi gün.
Her kes masa etrafına toplanmıştı. Bayan Amanda sofraya son olarak baharatları koydu ve gitti.
— Anne Babamlar ne zaman gelecek?
— Galiba bir gün sonra. Son anda bir kavga çıkmış. Şirket anlaşmaları imzalamakta kararsız kalmış.
Luhan çatalın ucuyla yemeğini karıştırdı.
— Eminim babam geç gelecek, her zamanki gibi...
— Neden babana krşı hep soğuk düşünüyorsun?
— Hep aynı olduğu için alıştım artık. Amcam ve sen, hep gerçek ailem gibi oldunuz. Artık her şeye alışkınım.
Okula gelince arabadan indiler. Arin sabahki konuyu düşünerek sınıfa girdi.
— Nihayet geldin.
Başını kaldırıp baktı. Kızlar kek yapmıştı ve onun için de ayırmıştı. Rose eliyle sandalyeye işaret etti.
— Çabuk gel, sıcakken daha lezzetli oluyor.
— Geldim.
Keklerden biraz da peçeteye büküp aldı.
Ders bittiğinde okulun önünde Luhan'la buluştular. Arin keklerden birini çıkarıp ona verdi.
— Buyur, arkadaşlarımdab biri hazırlamıştı.
Luhan önce keke garipce baktı, sonra alıp lezzetle yedi.
— Evet, lezzetliymiş. Bir daha yapmasını söylersin, ama bir dahekine beni de çağır.
Arabaya binip eve yola koyuldular.
— Ya şimdi? Arkadaşlarımla ilgili ne düşünüyorsun?
— Aslında bu gün sadece sizi izledim de. İyi olabilirler, orasına bir şey diyemem. Ama sırrımızı korumak her zaman önemli olmalı. Biz dahha varisiz, güvenilirliğimizi şimdiden kazanmamız gerek.