Okul yılının başlarıydı. Her kes yeni sınıfına yerleşmiş, sohbet ediyorlardı. Hikayemiz 10a sınıfında geçiyor. Bu sınıf öğretmeni sayesinde her yıl mükemmel gösteriler hazırlayan bir sınıftı. Bu yıl onlar için farklı olacaktı, hem sınavları, hem de gösteriler üst-üste geliyordu.
Zil çaldı ve her kes yerine geçti. Sınıf öğretmeni içeri girdi ve onları selamladı:
— Günaydın çocuklar. Onuncu sınıfa hoş geldiniz. Bir yılı sizlerle birlikte başlatmış bulunuyoruz. Bu yıl ağır sınavlarınız olduğunun farkındayım. Ama bu yıl da gösteriler hazırlayıp festivallere katılmamız gerek. Sizlerden her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük başarı bekliyorum. Yapabildiğim kadar öğretmenlerinizle konuşup derslerinizi kolaylaştırmaları için konuşacağım. David, sınıf başkanı olarak en büyük zorluk senin üstüne düşüyor. Bunu başarıyla yerine getirebilir misin?
— Elbette, hocam, bana güvenebilirsiniz.
— Umarım bu yılı ve bundan sonraki iki yılı kolayca atlatırız. Sizlere bol şans dilerim. Şimdiyse dersimize geçelim.
Derse başladılar, öğretmen yazı tahtasına sorular yazıyor, çözümü yollarını izah ediyordu. Rakamların ve işaretlerin fazlalığı bazılarını şimdiden yoruyordu.
Kapı açıldı ve müdür yardımcısı içeri girdi. Çocuklar onu selamladı. Yardımcı başıyla karşılık verdi ve dedi:
— Öncelikle sizleri yeni yılınız için tebrik ediyor ve sizlere bol şans diliyorum. Bu yıl sınıfınıza yeni birisi katılacak. Onunla iyi geçinmenizi isterim. Buyur, gel kızım.
İçeri bir kız girdi: saçları dipden örülüp atkuyruğu gibi toplanmıştı. Hek kesten farklı olarak dizden aşağı uzun eteği ve siyah ceketi vardı. Müdür yardımcısının önünde durdu ve yüzünü öğrencilere döndü. Müdür yardımcısı sözüne devam etti.
— Yeni arkadaşınızın adı Arin,okulumuza yeni transfer oldu. Ona kurallarımızı ve yılsonu gösteri ve festivallerinden söz etmenizi tavsiye ederim. Bu yıl hepinize başarılar.
Müdür yardımcısı sınıftan çıktı. Öğretmen Arin'in adını sınıf defterine yazdı.
— Kitapların var mı, Arin?
— Var, hocam.
— Güzel, ön sıra boş, geç ve otur.
Arin geçip oturdu, çantasını yandan astı. Yanındaki kıza döndü ve elini uzattı:
— Merhaba, Arin ben.
— Ben de Victoria. Nasılsın?
— İyi, sen?
— İyiyim. Derse dönelim, tenefüsde konuşuruz.
~~~
Ders bitince birlikte konuşmaya başladılar.
— Bizde tenefüsler 10 dakika olur. Dışarı çıkalım mı?
— Olur.
Victoria ayağa kalktı ve arkalarındaki sırada oturan kızlara seslendi:
— Kızlar, hadi kalkın, dışarı çıkıyoruz.
Bahçeye inip oturdular.
— Bizler dörtlü arkadaşız. Ben Victoria.
— Ben Mylene.
— Ben Melody. Bir arkadaşımız daha var, Rose.
Victoria sohbeti devam ettirdi.
— Biz sınıfın en yakın arkadaşlarıyızdır. Ben grubumuzun lideriyim, planlama ve emir bendedir. Mylene bir şeylerin algı-vergisiyle ilgilenir, Melody mekan ve yer konusunda her sıkıntıyı önler, şehiri avcunun içi gibi bilir. Rose da bizim aşcımız, çok hamarat ve beceriklidir.
— Rose her zaman bizleri şaşırtacak el lezzetleriyle okula gelir.
— Bizim gibi öğrenci olabilir, ama ondan çok şey öğreniriz.
Kızlar muhabbeti uzatarak aralarında şakalaşmaya başladı. Arin onlara hayranlıkla bakıyordu.
— Sizi kıskandım, çok şanslısınız.
Kızlar ona döndü.
— Gerçekten de harikasınız. Peki şu kurallar ve gösteriler ne?
Melody durumunele aldı:
— Şöyle, her yılsonu şehirde okullararası yarışma düzenlenir. Biz de önce kendi okulumuzda gösteri yaparız. En iyi sınıflar da yarışmaya gider. Aslında okullar arasında yarış, ama ona festival derler.
— Evet, biz dörtlü, hep birlikte çalışırız. Pratik yapmak bizim için eğlencedir. Bu yıl sen de bize katılır mısın?
— Olur, seve seve.
— Güzel, o zaman okul çıkışında da birlikte sohbet edelim.
Mylene telaşla ayağa kalktı.
— Kızlar, derse son bir dakika kaldı. Koşun!