— Arin? Numara yaptığını biliyorum, yeter artık. Sandalyeyi çekip oturdu. Yavaş yavaş konuşmaya başladı: — Kızlara haber vermeyi unutmuşuz. Teyzem 'Arin müsait değil' diyip gönderdi. Teyzem üzüldü bu arada. Şu söylediklerini çok düşündü. Fikirlerine hak verdi, yarın seninle konuşmak istiyor. Hiç şaşırmadığım olay da oldu. Babam gelmemiş, bu halimizden haberi dahi yok. Kalkıp yüzüne baktı ve nefesini kontrol etti. — Uyuyan böyle nefes almaz ve gözlerini sıkarak kapatmaz. Uyanıksın işte. Kalk otur hadi. — Rahat bırak beni. — Bırakırım, ama yaralı bırakmam. Kalkıp yatakta oturdu. Hala mutsuzdu. — Azarlayacaksan, buyur. — Azarlamaya değil, konuşmaya geldim. Bir dahaki sefere sence ruhlar alemine girmeme izin verilir mi? — Neden? Kimi görmek istiyorsun? — Annemi. Yıllar sonra

