EDA “Ayakta kaldık, oturalım hadi…” Hakan’ın sesindeki soğukluğu sadece ben hissetmemiştim; gece, ilk andan itibaren adam pimi çekilmiş saatli bomba gibiydi. Elini belime koydu; parmakları etime gömüldü, kemiklerime kenetlendi. Her yerinden öfke akıyordu, canımı yakmıyordu ama tutuşu da hafif sayılmazdı; içimde bir yerlerde, farkında olmadan bir diken gibi bir his uyandı. Önden biz, arkadan Kaya ve anne babası yan yana bizi takip ediyordu. Hakan sanki arkamızdan atlı kovalıyormuş gibi adımları seri ve hızlıydı; her adımı zeminde yankılanıyor, sessizliği keskin bir bıçak gibi yarıyordu. Masaya geldiğimizde sandalyemi çekti, oturmadan önce göz göze geldik. Bakışlarında sessiz bir uyarı vardı; Kayadan dolayı gergin olduğunu biliyordum. Ama olayların benimle ilgisi yoktu. Cezayı niye bana

