Gözlerimi yavaşça aralayarak esnedim ve nerede olduğumu idrak etmeye çalıştım. Esnemem de o biçim, aslan kükremesi gibi. Alex’in odasındaydım ve o hala derin bir uykudaydı. Dün kabus gördüğüne emindim. Ama şu an gayet huzurlu görünüyordu. Bir süre uyandırmaya kıyamayarak onu izledim ama artık gitmemiz gerekiyordu. Kolunu sarstım. "Alex uyan sabah oldu, gitmemiz lazım.” Kollarını üzerimden çekip başını yastığa gömdü. Kesinlikle uykucunun tekiydi. Onu daha şiddetli sarstım. "Hadi uyan da balığa gidelim.” Kafası karışmış bir halde bana baktı. Uyku sersemiyken çok tatlıydı. "Balık mı?" "Of Alex, yok bir şey hadi uyan.” Kafasını geri yastığa gömdü. Uyanmak bilmiyordu. Yüzüme hain bir sırıtma yerleştirdim ve ona döndüm. Uyanmadığına pişman olacaktı. Yatağın üzerinde ayağa kalktım ve zıplamay

