Eskiler; söyleyene kadar söz senin, söyledikten sonra da sen sözün esiri olursun derler. Şimdi Hamit efendi ne yana kıvırsa da sözünün etkisini azaltsa diye kıvranıyordu. Ağabeyine baksa bir ateş çemberi, Arif'e baksa cehennnem çukuru, ikisinin arasında kalmış can çekişiyodu resmen. Sonra da hazır cevaplığı yetişti imdadına; "Her gelen müşteri yanında eşiynen gelince ağzımız yenge demeye alıştı Sanem, kusuruma kalma emi" dedi. Sanem sadece başını salladı ama Sümbül Gülfidan'ın kolunu dürtüklemekten çürütüvermişti resmen. Çünkü; Hamit Sanem'e yenge diyende Halit'in gözündeki endişeyi görmüş, Hamit'in kırdığı ceviz yüzünden kıvranışına şahit olmuştu. Allah'tan Arif, Hamit'in açıklamasını makul gördü de uzatmadı meseleyi. Ama bir kere karnı burulmuştu işte. Bu oğlanları daha yakından izlemesi

