Tuna, elindeki kalemi yavaşça masanın üzerine bıraktı. Boylu poslu, atletik vücuduyla koltuğuna öyle bir yerleşmişti ki, odadaki tüm hakimiyet onun ellerindeydi. Bakışları, Leyal’in savunma duvarlarını delip geçmek ister gibi derindi. "Biraz da dışarıdaki hayatından bahsedelim mi?" dedi Tuna, sesi odaya yayılan dumanlı bir gri gibi yumuşak ama mesafeliydi. "Yaşın kaç? Devam ettiğin bir okul ya da hayatını dolduran bir meşgalen var mı?" Leyal, kucağında sıkıca tuttuğu çantasının sapını biraz daha sıktı. "Yaşım 21," dedi, sesine profesyonel bir tını katmaya çalışarak. "Üniversite okuyorum, gazete yazarıyım. Kelimelerle aram iyidir, en azından kağıt üzerinde." Tuna, sol gözünün altındaki o küçük yara izini belirginleştiren hafif, düşünceli bir gülümsemeyle başını salladı. Hafif dağınık kumr

