Doktorumuz Semih Beyle görüşmemizden sonraki iki hafta, yaklaşan bahar tatili ve ikinci vizelerimin zorlu bir şekilde geçmesi yüzünden benim için başımı dersten kaldıramadığım, tabiri caizse nasıl geçtiğini anlayamadığım bir şekilde geçti. Derslerim ağırdı, şartlar zordu. Arkadaşlarım hala kapıda yatıyordu. Her geçişimde Betül ve Merve'yle ya da diğer arkadaşlarımdan birisi ile karşılaşmaktan hicap duyarak, tedirgin bir şekilde okula giriyordum. Tabi ki onlar bana bu konuda hiçbir şekilde sitem etmiyordu. Kendi tercihlerimizi yaşıyorduk sonuçta. Yaptıklarımızın hesabını Allah'a verecektik. Herkesin vicdanı kadardı günahı da sevabı da. Yine de onların durumuna üzülmekten başka elimden bir şey gelmiyor olması canımı acıtıyordu. Bir yanda da Şafak'ın düğün telaşesi devam ediyordu. Gelinimiz

