* Bölüm 25 *

2107 Words

Kalabalığı yararak zar zor ilerlemiştik bulunduğumuz konumdan birkaç metre ileriye. Ben histerik halimle dış dünya ile çok fazla bağlantılı değildim o sıralarda. Hamza'nın peşinde rüzgâra kapılmış yaprak gibi sürükleniyordum sadece. Artık kaldıramıyordum yaşananları. Kendimizi ifade edemiyorduk bile. Arkadaşlarımın ağlayarak polis otosuna götürülüşünü görmek benim sabır bardağımı taşıran damla olmuştu biraz da. Bir de Hamza'yı buralara kadar getirip çıkan olaylara şahit etmekten duyduğum hicap vardı gönlümün kıyı köşelerinde. Hamza biraz ilerledikten sonra bir kafeye doğru ilerledi. İçeri girdiğimizde bir masaya geçip acele ve telaşla su istedi. Bir yandan elleri ile yüzümü kaldırıp " Yağmur iyi misin?" diye soruyordu endişe içinde. Ben cevap veremiyordum, hıçkırıklarımın arasından hayır

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD