Spor günü

1887 Words
"Hadi amaaa, gerçektenmi?" Sesindeki hayal kirikligi hosuma gitti. Yanina geçip oturdum. Gözüm tepsiye takildi. "Bu müdür bugünlerde çok garip. Önce sana özel sandviç ayarladi. Tamam senle belki uzun süredir tanistigi içindir. Ama bu tepsi, hiç onluk bir sey degil." Kafami kurcalayan seylerden biriydi müdürün davranislari. "Suanda zihnini mesgül eden sey müdürmü gerçekten?" Sag elini çeneme koyup ona bakmami sagladi, yesil gözleri mutlu bakiyor bana. Hareketi ve dokunusu içimi isitti. Dudaklarimda gülümseme olustu. "Ben senin yaninda kendimi çok iyi hissediyorum ..." benimde aklimdan geçenleri dile getiren Kadir oldu. Anlamadigim bir çekim var aramizda, dokunuslari, hareketleri hosuma gidiyor Kadir'in. Henüz yeni tanismis olsak bile, sanki çok uzun zamandir tanisiyormusuz gibi. Hakkinda bilmedigim çok fazla detay var, gizemini çözemedim henüz ama dokunuslari benim bir parçam gibi. Biz birbirimize bakarken yorgunluk çöktü üstüme ve esnemeye basladim. Aglamak, üzüntü ve heyecan yordu beni. Saate baktim saat 11'e geliyor. Kadir gülümseyerek "yorgunsun tabi, hadi gel yatirayim seni" dedikte sonra ayaga kalkti. Hareketlerini takip ettim bende onun. Kalktiktan sonra bana dönüp elini uzatti, tuttum elini. Beni kaldirip yataga götürdü, yatagin basinda hirkami çikardim ve içine girdim. Beni sasirtarak yatagin etrafini dolasti ve diger ucdan yataga girmeye basladi. "Ne yapiyorsun?" "Yataga giriyorum" sanki dünyanin en normal seyiymis gibi söyledi bunuda. "Hayir, girmiyorsun ..." saskinligim kelimeleri bulmami zorlastiriyor. "Evet giriyorum, yorganin ucu elimde ve bacagim yatagin üstünde, bu harekete benim bildigim kadari ile 'yataga girmek' deniyor." "Kadir, yataga girmenin ne oldugunu biliyorum, sadece senin 'bu' yataga girmedigini söylemeye çalisiyorum." "Baska ya..."Kestim lafini tekrar uzun ve anlamsiz bir sohbete halim yok. "Kendi yatagin var Kadir. KENDI odanda KENDI yatagin var Kadir. O yataga girebilirsin." Bu konuda fikrimi degistiremez. "Surda 5 dakika önce beni soymaya çalisan baska birimiydi?" Etrafa bakti birilerini arar gibi. Yüzüm kizardi. Evet bendim o ama devami gelmedi sonuçta. Ve seni soymak istemem, ayni yatakta uyumak istiyecegim anlamina gelmiyor. Biz nasil oluyorda böyle bir hizda ilerliyoruz onu henüz anlamadim zaten. Kadir le tanisana kadar erkekler bana yaklasmaya korkardi. "Kadir yarin spor günü, yorgunum ve uyumak istiyorum, lütfen yorma beni. Hadi kendi odana lütfen." Gerçekten yorgunum, suanda ugrasamam hiç kimse ile. "Emin misin? Isitirim bak seni ..." Gerçekten izin verecegimi düsünüyor, benim bu iliskiye biraz sinirlar koymam lazim, hiç saglikli ilerlemiyor. "Eminim, iyi geceler." Dedikten sonra yorgani üstüme çektim ve gözlerimi kapattim. Odadan çiktigini hayal meyal hatirliyorum Kadir'in, hemen dalmisim uykuya. . Sabah alarmin sesi ile uyandim, odada göz gezdirdim, emin olamadim bir an gittigine. Dünden kalan yorgunlugum çikmamis üstümden, kaslarim sizliyor. Harika spor günü tamda olmasi gereken sey. Banyoda saçimi baglayip, temizlendikten sonra valizimin basina geçip kiyafet seçmeye basladim. Spor kiyafeti seçmek en dogrusu olacak elbetteki. Siyah bir spor sütyeni ile tayt takimim var valizde onlari giydikten sonra, sifir kol fermuarli ince bir hirka giydim üstümede. Hazirlanip kapiya yöneldim Kadir'le karsilasma ihtimalim heyecanlandirdi beni. Tekrar banyoya gidip son bir kez düzelttim saçimi, makyajimi. Yeterince perisan gördü beni, bari birazda bakimli halimi görsün. Bir kaç nefes aldiktan sonra kapiyi açtim, yoktu kapida. Saga baktim sola baktim hiç biryerde yok. Telasla terasa gittim, terasdada degil. Hayal kirikligi ile çiktim odadan, küçük bir ses 'belki henüz çikmamistir' dedi. Hep omu benim odama gelecek? Bu seferde ben çalayim kapisini. Kadir'in kapisina vurup bekledim, ses yok. Belki yemekhanededir umuduyla yürümeye basladim. Yemekhanede çogu kisi gelmis ve yemege baslamis bile. Burnuma gelen kokular dün aç yattigimi hatirlatti bana. Yemek sirasinda ilerlerken gözüm Kadir'i aradi, onun yerine müdürü buldu, bana dogru geliyor. Anlamayan gözlerle izedim ne yapacagini, karsimda durdu ve elindeki zarfi verdi bana. "Kadir beyden, size sahsen vermemi istedi". Elindeki zarfi adim "Kendisi burda degil aramayin bosa" diye ekledikten sonra kendi masasina yöneldi. Yemegimi aldiktan sonra musait bir masaya geçip oturdum, elimdeki zarf önceligimdi, açligimda ,yemekde bekliyebilir. Içinde bana yazilmis bir mektup var. "Gülsüm, kusura bakma henüz senin numarani alamadim senden. Acil bir isim çiktigi için gitmek zorunda kaldim, Ilk firsatta dönmeyi planliyorum. Kaçirdigim her seyi sen anlatirsi artik bana.' Gitmis, bugün yok ... Hissizlestim kisa bir süreligine. Bugün görmek istedigim tek bir kisi vardi oda burada degildi. Ne zaman gelecegide belli degil. Haber vermis hiç degilse, habersiz gitmemis. Kahvaltimi yaptim sessizlik içinde, pek arkadasim yoktu sirkette. Kadinlar beni pek sevmiyor, erkekler ise sadece asiliyordu, bende ilk ay nerdeyse hepsi ile ters düstüm. Anlasilan Kadir'in yoklugu ile birlikte tekrar iletisim kurmaya baslamam gerekecek meslektaslarimla. Kahvaltinin bitiminde toplandik ve açiklama yapildi gün hakkinda. Tüm gün spor yapilacak, ve grup çalismasi üzerine alistirma yapilacak. Bugünün amaca kaynasip birbirimizi daha iyi tanimamiz. Spor alanina yöneldik grupla birlikte, dün haritasini aldigim ikilinin yanina yaklastim sohbete baslariz belki diye. Aynen düsündügüm gibi oldu, beni görünce " Ah Gülsüm, dün ulasabildinmi otele, merak ettik?" sorusunu yöneltti haritasini veren kadin. Otuzlu yaslarinda esmer bir kadindi, ismi Aynur hakkinda bildigim az sey var. Iki tane çocugu olduguna ve yaklasik 6 yildir bu sirkette çalistigina eminim ama. Gülsümseyerek "evet tesekkür ederim, çok faydasi oldu." cevabini verdim. Artik arkalarinda degil yanlarinda yürümeye basladim. "Kadir bey korkuttu bizi, gittigini haber vermemissin galiba," duraksadi Aynur, kelimelerini seçiyor belli "senin için epey endiseliydi." dedi sonrada, ama belli hafifleterek kurdu cümlesini. "Evet, buldu beni sonra. Telaslandirmisim istemeden," ufak bir gülümseme ile cevabimi verdim. Benim terslemeden cevap verdigimi gören partneride konusmaya basladi. "Açikcasi ben olsam bende bilemezdim Kadir beyin yaninda ne yapmam gerektigini. Birde sen iki gündür yanindasin. Helal olsun, çok stresli bir sey" saskinligini gizlemeden, kafasini sallayarak söyledi aklindan geçenleri. Aynur kas göz isareti yapti 'ne diyorsun, sus' anlaminda. "Ne ama adam hem yakisikli hemde, Kadir bey yani .." benim duyabilecegim bir tonda, ama daha deminkinden daha kisik bir sesle Aynur'a söyledi bunu. "HAhaha evet gerçekten yakisikli birisi," katildim fikrine, devamini bilmek istiyorum bu konusmanin. Benden uzun süredir çalisiyorlar bu sirkette. Benim bilmedigim seyleri bildiklerine eminim. Aynur'un yanindaki kadin yirmisekiz yasindaydi, Kadir'le yasitlar. Siyah saçlari ve mavi gözleri olan hos bir kadin. Ismi Derin, konuskan bir tip. Hemfikir oldugumu duyunca Derin biraz daha rahatladi. "Nasil birisi Kadir bey? Ben sahsen hiç konusamadim onunla." düsündügüm gibi devami geldi sohbetin. Gülümsemeye basladim, hem Kadir'i anlatacak olmamdan hemde hakkinda bilgi edinecek olmamdan. "Nazik birisi, ..." daha cümlemi bitirmeden heyecanla konusmaya basladi. Konu açilsada Kadir hakkinda konussam diye bekliyormus galiba. "Degilmi? Banada hep çok nazik göründü. Yani ne bileyim o yesil gözler kötü olamaz bence. Ve pazartesi yaptigi tasarim, çok basariliydi." "Evet çok basarili birisi." Fazla konusmama izin vermiyor hemen araya giriyor. Çok hevesli bu konu hakkinda, bu heyecaninin hosuma gittigini pek söylüyemem. "Okadar kisa bir sürede nasil aklina geldi o tasarim, ama tabi Kadir beyden bahsediyoruz. Bizler kiyaslanamayiz onunla." Anlamadim iste bu kismi, haberim olmayan bir dehami vardi sirkette? Neden böyle yere göge sigdiramiyor Kadir'i? "Kadir'in nami bayagi büyük galiba, sende basarili bir tasarimcisin kendinle kiyaslayamadigina göre." Yem attim, kesinlikle duramaz açiklar detaylari, düsüncesi ile. Tam tersi oldu, ikisi birden kocaman gözlerle, sasirmis bir halde bana bakti. Cümlemin içinde onlari çok sasirtan, hatta hayrete düsüren bir sey söylemisim, ögrenemedim ama ne oldugunu. Spor alanina ulastik tam o an, müdür konusmaya basladi Aynur ve Derin saskinliklarini üstlerinden atamadan. Herkesin bildigi ve benim bilmedigim ne, ben çildiracagim. Neden biride karsima çikip 'senin haberin yok galiba olay böyle böyle' demiyor. Delirecegiiiiiim. Konuyu tekrar açmaya vaktimiz olmadi ondan sonra. Baska meslaktaslarimla muhabbet edip arkadasliklar kurmaya basladim oyunlar arasinda. Benim çikarimim, çevre edinmem gerektigi oldu. Çok habersiz kalmisim sirket hakinda. Günün sonunda bir çok dedikoduya hakimdim artik. Anil adinda baska bölümde olan bir tasarimci arkadasimiz, bana ilgi duyuyormus, onu ögrendim. Derin bekar ve sevgili ariyormus. Zamaninda bir kaç kisi depoda basilmis sevisirken, hatta bayan arkadaslardan biri utancindan isden ayrilmis. Kavgali kisiler varmis, kavgalilarin içinde Sevde'de var, hiç sasirmadim onu duyunca. Içimden benide ekleyin o listeye demek geldi. Tüm sirketin heyecanla bekledigi davet vardi birde, yakinda evlenecek olan baskanin dügünü. Henüz ne zaman ve kiminle oldugu bilinmiyordu, ama merak konusuydu. Günün sonunda oynanan oyunlar ve spordan yoruldum ve Kadir gelmedi. Artik isi her neydiyse Kadir bitirememisti. Aksam yemeginde gene Aysu ve Derin'le birlikteyim. Artik hakkinda daha çok bildigim sirket konulararina bende katiliyorum, ve kizlarda benim yanimda daha rahat. Derin "Ben henüz o tasarimin etkisinden çikamadim, bitince nasilda güzel olacak." Içi geçti resmen aklina gelince konu. Ben tam takip edemedim hangi tasarimdan bahsettigini, "Hangisinden bahsediyorsun?" sorusunu sordum iki lokma arasinda. "Kadir beyle birlikte çalistigindan elbetteki." çok bariz bir sey söylemis gibi, neden anlamadigima sasirdi. "Kim vardi aklinda acaba tasarlarken?" hayal kuramaya basladi, bense yemegimi yerken boguldum. 'Ben vardim aklinda, ilham kaynagi benim' diyemedim tabi. "Yavas, tamam al su iç biraz" dedi yanimda oturan Aysu özenli bir sesle, bir eli ilede sirtima vuruyor yavasça. Cevap veremedim sorusuna, konuda degisti zaten. Yemek bitiminde müdür, günün son konusmasini yapti ve bize günün geri kalaninda serbest oldugumuzu söyledi. Ben kizlara odama geçmek istedigimi söyledim yorgun oldugum için, anlayis gösterdiler iyi geceler dedikten sonra yanlarindan ayrildim. Aklina bir sey düsmüs olacakki Derin tekrar yanima geldi koluma girip "tanis öyle git bari" dedi. Anlamadan ne oldugunu birden kendimi genç bir erkegin arkasinda buldum. "AAah Anil sendemi burdaydin, uzun bir gün oldu degilmi?" Anil dedigi kisi bize döndü, beni gördükten sonra utandi "a- evet, öyle" düz bir sesi var. Ne oldugunu anladigimda imayla Derin'e baktim. Derin beni görmemis gibi devam etti, "siz tanismadiniz tabi degilmi? Ben tanistirayim, Gülsüm bu Anil, ikici bölümden. Anil buda Gülsüm bizim bölümden." çekinerek elini uzatti Anil, havada birakacak degilim elini bende uzattim ve el sikistik. Kisa bir "merhaba"dan sonra Derin devam etti. "Anil sana eger yük olmayacaksa, Gülsüm bugün çok yorulmus dinlenmek istiyor. Odasida pek bir uzakta, eslik edermisin?" Duyduklarima inanamadim, elimi hayir diye sallayarak "oh hayir hiç gerek yok, ben kendim giderim. Yormayalim Anil'i." Son cümleyi vurgulayarak söyledim Derin'e ama ne fayda, bizi yanliz gönderecekti, kafasina koymus. "Olurmu hiç, eder eslik degilmi Anil?" onay beklemeden Anil'in kolundan tutup benim yanima getirdi, benide dönderip bizi kapiya dogru itmeye basladi. Arkami dönüp pis bir bakis attim Derin'e, benden çekecegi var yarin. Anil'da henüz olayin sokundan çikamamis, ne yapacagini bilemeyerek yanimda yürüyor. Yemekhaneyi çikana kadar ikimizde tek kelime etmedik. Odamin yerini bilmedigi için "hangi taraftan" diye sordu Anil. Baktim oda benim kadar zor durumda, "kusuruna bakma Derin'in, pek incelik bilmiyor kendisi." deyip sessizligi bozdum. Gülümsedi "önemli degil. Nasil geçti günün?" Söyleyecek bir sey bulamayinca en basit sorulardan birini sordu. "Yorucu, uzun ... epey yeni kisilerle tanisma imkanim oldu. Sende onlardan birisin." Sesime ton katmaya çalistim, istemiyorum gergin olmamizi yol uzun. "Senin ilk kampin dogru, yenisinde sirkette zor olsa gerek, hiç kimseyi tanimamak." Konusmasi kolay biri Anil benden fazla büyük olamaz yas olarak. Kahverengi gözleri ve ayni renkte kivircik saçlari var. Odamin kapisina kadar yüzelsel konusmamizi devam ettirdik. Beni odaya biraktikdan sonra döndü gruba. . Ertesi gün Kadir'den hala haber yoktu. Hizlica hazirlanip çiktigim odadan hayal kirikligi ile devam ettim. Bugünde Kadir'siz geçecek. Öglenden önce tasarim hakkinda anlatimlar vardi, yemekten sonra dikis hakkinda detaylar anlatildi. Epey yeni bilgi edindim bugün, Kadir'in olmamasi iyi oldu bir açidan. Dikkatimi veremezdim aksi taktirde konulara. Kadir yetisebilecemki düsüncesi ile uykuya daldim. . Cuma günü bosuz, istedigimizi yapabiliyoruz, aksam yemekten sonrada çikis yapilacak. Öglen hep birlikte yemek yenecek, bir çesit özet geçilip konusma yapilacak. Günümü yeni edindigim arkadaslarla geçirdim, Derin Anil'i davet etti bir ara. Beraber kahve içtik, kibar birisi. Öglenden önce yemek sirasinda fotograflar çekilecek haberi geldi, özenli giyinmemiz istendi. Kiyafeti olmayanlar için otele seçebilecekleri elbise ve takimlar getirilecegi söylediler. Bende getirmeyenlerden oldugum için kizlara katildim uygun kiyafet seçmek için. Kapida müdür bekliyor, beni görünce yanima geldi "Gülsüm hanim size vermem gereken bir sey var." Anlamayarak takip ettim müdürü, bana büyük bir kutu verdi ve odama gidip açmami istedi. Odamda kutuyu açtim içindeki gözlerimi yasartti. Kadir ile birlikte tasarladigim elbise bitmis ve önümde duruyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD