Sahra kimsin sen ?

841 Words
Akşam / İstanbul – Beşiktaş / 23:40 Burak cebindeki küçük cihazı kurcalarken konuştu: Burak: “Komiserim, içeri girdi. Kapı kodunu çözersek biz de gireriz. Kamera falan da yok, eski bina.” Hakan: “Hayır, şimdilik dokunmuyoruz. İz bırakmayacağız. Sabah erkenden tekrar bakarız.” ⸻ Ertesi Sabah – 07:13 / Kadıköy – Moda Sabahın serinliğinde, apartmanın tam karşısındaki kafede oturuyorlardı. Hakan, tabletinden gözlerini ayırmadan kahvesini masaya bıraktı. Burak: “Komiserim… ikinci kattaki odanın ışığı gece boyu açıktı. İçerisi gardıroplu bir oda. Eskiden kalma dosyalarla dolu. Perdeyi çekmemiş. Sanki bilerek görünmesini istemiş gibi.” Hakan: “Belki de geçici olarak kalıyor orada. Ama içeride bu kadar özel şey varsa, orası geçici değil. Belki ana merkez.” Burak: “Aha! Çıkıyor.” Kadın binadan çıktı. Üzerinde koyu gri trençkot, elinde siyah bir çanta vardı. Hakan ve Burak da hemen peşine düştü. Bu kez Sahra, Kadıköy’den Üsküdar’a doğru yöneldi. Arada birkaç durakta inip bindi, izini kaybettirmeye çalışıyordu. Burak: “Bu kadın, sivil polisleri bile cebinden çıkarır. Her dönüşünde bizi test ediyor.” Hakan: “Farkında. Ama biz onun değil, evinin peşindeyiz.” ⸻ Aynı Gün – 15:42 / Cinayet Büro Hakan ve Burak döndüğünde İlkay panonun başında çalışıyordu. Onu görünce hemen durup selam verdiler. Burak: “Komiserim.” İlkay: “Anlatın.” Hakan: “Beşiktaş’ta üç katlı bir binada kalıyor. Koruması yok. Gerçek adla kiralanmış: Elif Doğan. Ama bu isim sadece altı aydır var. Öncesi yok.” İlkay: “Demek ki Sahra’nın yeni kimliği bu. Evde kamera yok, güzel. Giriş katı depo gibi. İkinci kat aktif. Dosyaları orada çalışıyor mu?” Hakan: “Evet, geceleri ışık açık. Ama bazen dosyaları yakıyor. Girişteki şömineyi kullanıyor.” İlkay: “Yani hem çalışıyor, hem de izleri temizliyor. Burası sadece sığınak değil, temizlik alanı.” Burak: “Komiserim, dikkat ettim… geçen gece evin arka kapısından biri çıktı. Erkek, 40 yaşlarında, takım elbiseliydi. Sahra değildi. Kamerada net görünmedi.” İlkay: “Belki Yaman Karadoğan ya da onun gönderdiği biri.” Hakan: “Evi 72 saat gözlem altına alıyoruz. Gündüz gözetleme, gece nöbetle. Ne varsa kayda alacağız.” İlkay: “Tamam. Ama yaklaşmak yok. Sakın temasa geçmeyin. Sadece gölge gibi izleyin.” ⸻ Gece / İstanbul – Tersane Mahallesi / 03:26 Karanlık bir liman deposunda iki kişi karşılaştı. Biri Sahra’ydı, hızlı ama dikkatli yürüyordu. Diğeri sigara içiyordu: Cengiz Alay. Kara’nın içinden biri. Sahra, bir dosya uzattı. Sahra: “Bu, emniyetin son hareket planı. Yeni savcı dosyayı almak üzere. Ama deliller hâlâ yetersiz.” Cengiz: “Sen işini iyi yapıyorsun. Artık içeride bir kulağımız, gözümüz var. Ama unutma, sadakat karşılıklıdır.” Sahra: “Ben kimseye sadakat sözü vermedim.” Cengiz: “İşte bu yüzden güveniyorum sana.” Sahra orada kalıp karanlığa baktı. Bir anlık duraksama… Tereddüt müydü, yoksa planın parçası mı? ⸻ Sabah / Cinayet Büro – 09:10 İlkay içeri girdiğinde ofiste hava gergindi. Masada yeni bir dosya vardı. Hakan: “Komiserim, Sahra geçen gece Kara’dan biriyle buluşmuş. Tanık var, ama görüntü yok. Trençkot, çanta aynı. Cengiz’le konuşmuş olabilir.” Burak: “Verdikleri şey dosya kadardı.” İlkay: “Belki de yanılmışız. Belki bu kadın bizi oyalıyor. Ya da biz baştan beri yanlış ipi çekmişiz.” Tam o sırada emniyet müdürü Nevzat kapıdan girdi. Yanında biri daha vardı ama konuşmadı. Nevzat: “İlkay. Dosya çok konuşuluyor. Zanlı ortaya çıktı, itiraf var. Dosyayı neden hâlâ kapatmadığını soruyorlar.” İlkay: “Çünkü o itiraf inandırıcı değil. Cinayetle ilgisi olduğunu kanıtlayacak hiçbir şey yok. Ayrıca dosya bağlamından koptu.” Nevzat: “Bu iş fazla tehlikeli yerlere gidiyor. Kara’yla uğraşmak sizin işiniz değil. Kadını bırakın.” İlkay: “Biz onu izliyoruz. Belki gerçekten Kara’nın içinde, belki de iki tarafı da kandırıyor. Bunu bilmeden bırakamayız.” Nevzat: “Yukarıdan baskı var. Bu işin üstüne daha fazla gitmeyin.” Müdür çıkarken İlkay, onunla gelen sivil kişiye baktı. Yüz tanıdık ama bir türlü çıkaramıyordu. Hakan göz göze geldi İlkay’la. Hakan: “Komiserim, bence artık her şey dışarı sızıyor.” İlkay: “Biliyordum. Ama bu kadarını beklemiyordum.” Burak: “Komiserim, Sahra’nın evi hâlâ izleniyor. Dilerseniz içeri gireriz.” İlkay: “Hayır. O bunu istiyor olabilir. Belki bizi kötü gösterme planı bu. Oyununa hemen düşmeyeceğiz.” ⸻ Aynı Gün – 20:18 / Nişantaşı Gece olmuştu. Şık bir restoranın karşısında siyah bir araçta oturuyorlardı. Burak (alçak sesle): “Komiserim… içerideler.” Hakan (kulaklıktan): “Komiserim, Sahra ve Yaman Karadoğan aynı masada. Araları samimi görünüyor.” İlkay (telsizden): “Yakınlık ne durumda?” Burak: “Temastan kaçmıyorlar. Sahra masadaki dosyaya birkaç kez eğildi. Yaman sürekli göz teması kuruyor. Bu normal bir buluşma değil.” Restorandaki görüntü netti. Sahra siyah elbise giymişti. Yaman ise gri takım elbisesiyle ciddi bir duruş sergiliyordu. Önlerinde bir dosya zarfı, iki kadeh şarap. Hakan: “Bu kadın sadece bilgi taşımıyor. Belki Kara’nın içinden biri. Belki de sevgilisi.” İlkay: “Ya da hepsi rol.” Burak: “Komiserim… artık sadece izlemiyoruz. Kadın bir tehlikenin ortasında. Belki de bizim için değil.” İlkay: “Bu yüzden harekete geçmedik.” Hakan: “Ya içerideki son bağlantıysa? Ama bizim tarafımızda değilse?” İlkay: “İşte o yüzden sabırlıyız. Ne zaman ki gerçek yüzünü gösterir… biz de o zaman hamle yaparız.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD