Bu kitap, nasıl yazılmaya başlandı?
Bu kitap, bir bilim-kurgu romandır. Kitaptaki tüm olaylar gelecekte geçmektedir. Bu kitaptaki tüm kişi, kurum ve karakterler ile bazı tarihi olayların bir kısmı kurgu olsa da, yaşanmış bazı gerçek olaylardan ve hayat hikayelerinden yola çıkarak yazılmaya başlandı.
Bu kitap, babamın eski bir rüyasını 2020 yılında bana anlatmasıyla başladı. Yaklaşık 40 yıl önce eski bir köy evinde baş aşağı duran bir yaratığın ışık saçarak gökten indiğini gördü. Başında saçları yerine yılanlar olan bu yaratık, “Ben Tanrı’yım” diyordu.
Bu kitap, Eski Antik Dünya’nın ve Mitoloji’nin merkezlerinden birisi olan Didim’de (Ddyma) bulunan 2500 yıllık Apollon Tapınağı’nda yazılmaya başlandı. Dünyanın en eski Medusa heykellerinden birisi bu tapınağın girişindedir. M.Ö. 560 yılında inşasına başlanan bu tarihin en gizemli tapınaklarından birisi aslında yarım kalmış bir tapınaktır ve hiçbir zaman bitirilemeden bir gece aniden terk edilmiştir. Bunun nedeni ise, hiçbir zaman tarihçiler ve arkeologlar tarafından çözülemedi. Burası aynı zamanda antik dünyanın en büyük kehanet ve sihir merkeziydi. Antik dünyanın diğer iki büyük kehanet merkezleri ise, Efes’deki Artemis Tapınağı ile Samos Adası’ndaki Hera Tapınağı’ydı. Apollon, mitolojide Zeus’un iki çocuğundan biriydi.
Bu kitabın ilham kaynağı olan Medusa ise, mitolojide kendisiyle yüzyüze gelen herkesi anında taşa çeviren yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgon’dan biriydi ve “Ölümlü” unvanına sahip olan en kötücül yaratıktı..
* * *