4
MİTOLOJİ KONFERANSI:
Tarih, Tıp ve Mitoloji Buluşuyor!
2040, Almanya (Berlin Üniversitesi)
Konferans salonu tıklım tıklım doluydu. Yüzlerinde maskelerle davetliler pürdikkat karşıdaki büyük platform üzerinde kurulmuş olan dev plazma ekrana bakıyor ve heyecanla o gün davet edilen Prof. Herbert Johnson’un yapacağı konuşmayla ilgili bilim ve akıl-dışı, sıradışı teorisini dinlemek üzere toplanmıştı. Karanlık salon, salonun önünde sert adımlarla ilerleyen beyaz uzun saçlı, kalın çerçeveli gözlüklü ve adeta Nazi döneminden kalmış bilim adamlarına benzeyen bir görüntüsü olan, tuhaf bir adamın belirmesiyle ve ışıkların aniden açılmasıyla birden aydınlandı. Herkes alkışlarla Prof. Herbert’in yapacağı konuşmayı merakla bekliyordu. Dev ekranda yapılacak olan slayt gösterisinin kapağı belirdi ve şöyle dikkat çekici bir şey yazıyordu tıbbın bilinen sembolü olan bir şekille birlikte:
MEDUSA’NIN SIRRI:
“Büyük Şeytan’ı Görmek”
3000 yıldır Dünya’da Yaşanan Büyük Felaketlerin ve Hastalıkların Gerçek Sebebini Görmek!
Hazırlayan: Prof. Herbert Johnson, Antik Tarih Araştırmacısı ve Mitoloji Profesörü
- “Evet, saygıdeğer baylar ve bayanlar! Öncelikle bu önemli konferansımıza katıldığınız ve burada benim görüşlerime önem vererek gelme zahmetinde bulunduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.”
- “Konuşmama başlamadan önce, size öncelikle şunu söyleyebilirim ki, şimdi burada bu slayt gösterisi ile anlatacağım görüşlerin ve teorilerin birer hayal ürünü olmaktan çok, her zaman gerçek olduğuna inandığım birer gerçeklik olarak tarih içinde hep karşımıza çıkmış olduğunu belirtmek isterim. Yani, bugün burada size anlatacaklarım birer masal veya mitolojik kahramanlıklar hikayesi değil; benim gerçekten yaşadığına inandığım kötücül ve şeytani bir varlık ve dünyaya etkisi ile ilgilidir.”
- “Hepiniz iyi bilirsiniz ki, bu yaşadığımız korkunç virüs salgınlarının benzeri büyük ve uzun süren afetler, hastalıklar, deprem veya sel veya diğer felaketler hep tabiata ve doğanın dengesinin bozulmasına veyahutta kendi kurduğumuz ve iddia ettiğimiz bazı senaryolarla değişik sebeplere bağlanmıştır. Fakat çoğu zaman, hiçkimse tüm bu felaketlerin kaynağının tek bir kötü güç olduğunu düşünmemiştir. Çünkü, insanlık bu gibi durumlarda olayları birbiri ile ilişkilendirmek yerine, ayrı ayrı birer olgular olarak ele aldı. Tümüne bütüncül bir bakışla bakmadı ve tüm bunların gerçek nedenini araştırmayı göze alamadı.”
- “Peki, gerçekte şimdi size anlatacağım olaylar zincirini nasıl bu başlıkta belirttiğim gibi birbirine bağladım ve hikayemiz nasıl başladı? İşte şimdi o konuya geliyoruz. Konuya girmeden önce, şunu söyleyebilirim ki, tüm burada anlatacaklarım tarih içinde ve mitolojide var olan gerçek birer olgudur. Eskiler tehlikenin hep farkındaydı ve dünyada yaşanan toplu ölümlerden ders aldı ve inşa ettikleri bazı yapılarla ve heykellerle bizi bu konuda hep uyarmak istediler. Az sonra size bu yapıların, taş heykellerin aslında ne olduklarını ve ne anlam ifade ettiklerini detaylarıyla anlatacağım. Özellikle, yakın tarihte yaşadığımız büyük felaketler ve özellikle sonu gelmek bilmeyen bu lanet virüs salgınlarının nasıl bu anlatacağım teori ile gerçekleşmiş olabileceğinin ipuçlarını ilk defa vereceğim. Şimdi, koltuklarınıza sıkı tutunun ve fırtınaya hazır olun..”