Çilem'den Kapıdaki adama kızıp elinde ki malzemeleri aldı. İşi yarım kaldığı için sinirliydi. Sırıtarak onu izledim. Az önce ki yoğun duygular biraz geçmişti. Bana dokunuşu sihirli ve çok iyi hissettirse de şu an ki hali tatlıydı. Biraz geç bir vuslatın hiç bir zararı yoktu. Homurdanarak poşetleri tezgahın üzerine koydu. "Hazır yemek olmadığı gibi birde tavuk eti getirdiler. Onları işten kovmam gerekiyor" dedi. Kızdığı asıl şey bu değildi. Yanına doğru yürüyerek "Aslan gibi ağama, güzel bir sote yapayım" dedim. Bana bir bakış attı. İfadesi biraz yumuşadı. "Hayır. Ben karımı doyurmak istiyorum. Hem yemeğe, hem zevke" dedi. Yanaklarım biraz kızardı. Aramızda az bir mesafe vardı. "Emin misin? İstersen ben yapabilirim" "Hayır. Sen sadece kocanı izle." dedi. Üzerinde sadece gömlek vardı.

