Çilem'den Dudaklarımı yedi desem yalan olmazdı. Ve arada dilimi de götürmüştü. Büyük eli aşağıya inip elbisemi yukarıya doğru sıyırdı. Dudaklarımı bırakıp çeneme geçtiği zaman olmayan aklım da uçup gitmişti. Elleri hoyratça bacaklarımı okşarken boğazımdan aşağıya iniyordu. Yutkunmama bile müsaade etmeden boğazımı sömürüyordu. Elbiseyi sert şekilde yukarıya çekti. Beni hafif kaldırıp fermuarı yarıya kadar zor indirdi. Hızlı bir hamle ile elbiseyi çıkarıp attı. Sabrı yokmuş gibi hızlıydı. İkimiz de dizlerimizin üzerinde göz gözeydik. Gömleğini aceleyle çıkarırken bakışlarımı yukarıda tutmakta zorlandım. Boğazımı temizleyip "Az önce söylediğin şeyde ciddi miydin?" diye sordum. Dudağının kenarında gördüğüm gülüş tehlikeliydi. Bana yapacaklarının ön fragmana girişi gibi bir şeydi. Pantolonun

