6- Sınırlar

1702 Words

Nefes... Bir yudum su gibiydi. Susadığında bulunamayan su gibi… Her geçen gün daha da nefessiz kalıyordum, alamadığım soluklar göğsümün üzerinde taht kurup oturmuş acınası halime gülüyordu. Nabzım hızlıydı. Saatlerdir yaptığımız antrenman, daha doğrusu ip atlamalarım ve koşmalarım beni oldukça yordu. Yorgunluktan titreyen bacaklarım ve beni sırılsıklam eden ter eşliğinde Arkın’ın oturduğu yerden boş gözlerle beni izleyişine baktım. “Manzara güzel sanırım,” demekten kendimi alıkoyamadım. Başını sağ omzuna doğru yatırdı ve gözlerini kırpmadan gözlerime baktı. “Öyle,” dedi ve ayağa kalktı. Bu cevabını beklemediğimden bocaladım, ne diyeceğimi bilemedim. Zaten ne denilebilirdi ki? Ağır adımlarla yanımdan geçti. “Bugünlük bu kadar yeter.” Kaşlarım çatık, ellerim belimde dik dik geniş om

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD