Saçlarımı birkaç tane tel tokayla toplayıp hem gösterişsiz hem de yaza uygun bir topuz yapmıştım. Üstümde bir şort ve ceket takımı var. Gri renkteki şortuma kemer takmadan önce içime giydiğim beyaz askılı bluzumu şortun içine sokup hafif bir bombe vermiştim. Ceketimin ince olması beni sıcaktan bayılacak kıvama getirmiyor neyse ki. Bir de bunun sıkıntısını yaşamayı hiç istemeyeceğim bir durumla birbirimize nanik yapmaktan öteye gidemiyoruz. Bordoya yakın renkteki rujumun dudaklarımdaki yerini koruması için onu yememeye gayret ediyorum. Ayağımdaki ince topuklu, önü açık, bilekten bağlamalı ayakkabılarıma bakarken, Ali Kemal’le bulaşacağımız yerin bir yat ya da denizin ortasında kalan herhangi bir yer olmadığına şükrediyorum. Bir kez daha kendimi serin sularla kavuşturma olayıyla içli dışlı

