Ertesi sabah İstanbul’un üzerine çöken o gri, puslu hava, Gece’nin ruh halinin tam bir yansımasıydı. Gece, aynada boynuna bakarken Aras’ın parmaklarının hayali sıcaklığını hala hissediyordu. "Sen benimsin," demişti o ses. O kadar yakın, o kadar yakıcıydı ki... Gece, tüm gece boyunca bu cümlenin ağırlığı altında ezilmiş, Aras’ın bugün ona nasıl bakacağını, otonun içindeki o patlamadan sonra aralarındaki dengenin nasıl değişeceğini düşünmekten gözüne uyku girmemişti. Belki de artık o "asistan" maskesi düşecek, yerini daha karanlık ama daha gerçek bir yüzleşmeye bırakacaktı. Holdingin kapısından girdiğinde kalbi göğüs kafesini zorluyordu. Asansörün her kat çıkışında nefesi biraz daha daraldı. Aras’ın odasına yaklaştığında, onun her zamanki gibi içeride olduğunu, belki de dünkü o asabi ama

