Şah ve Mat Arasındaki Boşluk

646 Words
​​Çırağan Sarayı’nın kristal avizelerinden süzülen ışıklar, Gece’nin zümrüt yeşili elbisesinde kırılırken, salonun geri kalanı onun için birer bulanık silüete dönüşmüştü. Sadece o vardı. Beş yıl önce bu salondan kaçarak çıkan o ürkek kızın küllerinden, şimdi bir anka kuşu değil, soğukkanlı bir stratejist doğmuştu. ​Aras Karadağ, elindeki kadehi neredeyse kıracak kadar sıkıyordu. Yanındaki enerji bakanının söyledikleri, beyninin içinde anlamsız bir uğultuya dönüşmüştü. Gözleri, Gece’nin her hareketini, her nefes alışını bir radar gibi takip ediyordu. Omuzlarının dikliği, başını tutuşundaki o mağrur eda... Beş yıl boyunca her gece rüyasında gördüğü o kadının, şimdi kanlı canlı karşısında olması Aras için bir mucize miydi yoksa en büyük kabusu mu? ​"Efendim, iyi misiniz?" diye fısıldadı sağ kolu Murat, Aras’ın kaskatı kesilen yüzüne bakarak. ​Aras cevap vermedi. Kalabalığı bir bıçak gibi yararak Gece’ye doğru ilerlemeye başladı. Her adımı, Gece’nin ona yıllar önce doğrulttuğu o silahın patlaması kadar gürültülüydü zihninde. ​Gece, arkasından gelen o yoğun enerjiyi hissetti. Parfümünü... O odunsu ve baskın kokuyu unutması imkansızdı. Ama dönmedi. Yanındaki İngiliz yatırımcıyla kusursuz bir aksanla Londra’daki yeni projesini konuşmaya devam etti. ​"Bunca yıl sonra, İstanbul'un havası sana yaramış Gece." ​Aras’ın sesi, tam arkasında, kulağının dibinde yankılandı. O kadar yakındı ki, sıcak nefesi Gece’nin boynundaki ince tüyleri ürpertti. Gece, yavaşça ve hiçbir telaş göstermeden İngiliz ortağına müsaade isteyerek Aras’a döndü. ​Bakışları karşılaştığında zaman durdu. Aras’ın gözlerinde, beş yılın biriktirdiği o açlık, o dinmek bilmeyen sahiplenme arzusu ve en önemlisi, Gece’nin bu kadar "ulaşılamaz" olmasına duyduğu öfke vardı. ​"Aras Karadağ," dedi Gece, sesi bir camın üzerindeki buz gibi pürüzsüz ve soğuktu. "Zirveye gelmen şaşırtmadı. Statüko severleri her zaman burada buluruz." ​Aras, hafifçe sırıttı; ama bu kez o eski alaycı Aras değildi bu. Gözleri Gece’nin dudaklarından gözlerine tırmandı. "Statüko mu? Ben buraya sadece kaybolan bir şeyi bulmaya geldim. Ama görüyorum ki, kaybolan şey artık bulunmak istemeyecek kadar... büyümüş." ​"Kaybolan bir şey yok Aras," dedi Gece, elindeki kadehi bir garsonun tepsisine bırakırken. "Sadece vazgeçilen şeyler var. Ve ben beş yıl önce senden, senin dünyandan ve senin o 'tehlikeli temaslarından' vazgeçtim." ​Aras bir adım daha yaklaştı, aralarındaki o görünmez sınırı ihlal etti. "Vazgeçmek kolaydır Gece. Ama unutmak? Bakışların bana unuttuğunu söylemiyor. O gece sığınakta tetiği çekmediğinde, aramızdaki o bağı koparmadın. Aksine, beni kendine sonsuza kadar mühürledin." ​Gece, Aras’ın gözlerinin içine öyle bir baktı ki, Aras bir an için o sığınaktaki namlunun soğukluğunu tekrar alnında hissetti. ​"O gece sana bir şans vermiştim Aras. 'Bir daha beni izlersen bu mermi ıskalamaz' demiştim. Beş yıldır Londra’daki evimin sokağında duran o siyah arabaları, banka hesabımdaki o isimsiz bağışları ve iş ortaklarıma gönderilen gizli referansları fark etmediğimi mi sandın?" ​Aras’ın yüzündeki o kendinden emin ifade ilk kez çatladı. ​"Beni izlemeyi hiç bırakmadın," diye devam etti Gece, sesini sadece onun duyabileceği bir seviyeye indirerek. "Ama unuttuğun bir şey var. Ben artık senin stajyerin değilim. Senin en büyük rakiplerinden biri olan 'Nova Danışmanlık'ın başındayım. Ve bu akşam buraya sadece davetli olarak gelmedim. Karadağ Holding’in son beş yıldaki tüm açıklarını, Selim’den kalan o kirli mirasın nasıl temizlenmeye çalışıldığını raporlayan kişi benim." ​Aras’ın gözleri kısıldı. "Bana savaş mı açıyorsun Gece?" ​Gece, hafifçe gülümsedi ve elini Aras’ın ceketinin yakasına götürdü. Dokunuşu o kadar hafifti ki, Aras nefesini tuttu. Gece, ceketindeki hayali bir tozu silkeleyip elini geri çekti. ​"Hayır Aras. Savaş, denkler arasında olur. Ben sadece, benim olanı geri almaya geldim. Ve bu kez, senin gölgende kalmaya niyetim yok. Şimdi müsaadenle, konuşma yapmam gereken bir kürsü var." ​Gece, Aras’ı kalabalığın ortasında, o devasa avizelerin altında tek başına ve ilk kez "kontrolü kaybetmiş" bir halde bırakıp kürsüye doğru yürüdü. ​Aras, arkasından bakarken yumruğunu sıktı. Gece’nin her adımı, Aras’ın kalbinde yeni bir yangın başlatıyordu. Murat yanına geldiğinde Aras fısıldadı: ​"Tüm randevularımı iptal et Murat. Ve o Nova Danışmanlık denen şirketin her dosyasını masama istiyorum. Gece oyun oynamak istiyorsa, ona hayatının en tehlikeli oyununu vereceğim. Ama bu kez... bu kez kural yok."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD