Resmen hem, görücü usulü hemde, kan berdeli verildim. Annem beni hazırlarken, sanki beyaz örtüyü başıma değilde, bedenime kefen sarmış gibi hissettim. Ben ağlıyordum annem ağlıyordu ikimiz bir birimize sarılarak daha çok ağladık ama düşündükçe onlara neler yapacağımı ağlamam kesiliyordu.
Sonra kendime gelip gözümü yüzümü silip annene baktım "en kısa sürede hepsini pişman edecem onlar vazgeçecek berdel,den"dedim annem bana bakarak"kızım sakın bak abin yaptı bedeli sana kaldı sen yaparsan Asmin öder yapma." dedi ağlayarak"annem merak etme kendileri vazgeçecekler sen görürsün."Dedim
babam geldi"kızım hade bizi bekliyorlar imam geldi" dedi bende ayağa kalkarak"tamam baba." Dedim annem kolumdan tutup aşağıya indik bütün aşiret büyükleri bize bakıyordu ben başımı kaldırdığımda onunla göz göze geldik gözlerimi hemen kaçırdım annem beni minderin üstüne otururdu ben de kim gelip oturacak diye merak ediyorum.
diğar ağa oğluna seslendi "Rohat gel oğlum geç otur" dedi gelip yanıma oturdu imam efendi konuşmaya başladı."kızım ismin nedir"dedi bende
"lalin arslan"dedim
"senin ismin nedir oğul" dedi oda
"Rohat bozhan"dedi hoca gereken duaları edip bize döndü "kızım Allah katında diğar oğlu Rohat Bozhanı kocan olarak kabul ettin mi?" diye sordu ben anneme babama bakım annem yaşlı gözlerle bana bakıyordu.
Sonra hocaya döndüm. "Kızım Rohat Bozhan,ı kocan olarak kabul ettin mi?"diye yine sordu"ettim" dedim
"kabul ettin mi? "
"ettim"
"kabul ettin mi?"
"ettim" sonra ona döndü
"oğul sen Resul kızı lalin Arslan'ı karın olarak kabul ettin mi?"oda biraz durdu babasının gözlerine baktı hocaya döndü
"ettim"dedi hoca yine sordu
"kabul ettin mi?"
"ettim"
"kabul ettin mi?"
"ettim" hoca bana döndü"mehir olarak ne istersin kızım"dedi
" ben Bir şey istemiyorum"
"olurmu hiç mehirsiz olamaz" dedi
ben anneme bakarak"telak hakkımı istiyorum"dedim bütün büyükler bir birine baktı. O da bana bakarak"sen kan berdelisin bizde gelinlikle gelen kefenle çıkar yani telak hakkını çıkar aklından" sert ve otoriter bir şekilde konuştu.
Ben sinirli bir şekilde gözlerine baktım
ve hocaya döndüm"telak hakkımı vermezsen bu nikah olmaz"dedim
bir aşiret büyüğü olan Dağhan ağa"kızım sen ne dersin kan mı dökülsün istersin biz kan dökülmesin diye uğraşıyoruz sen kalmış işi bozarsın olacak iş midir?"dedi kızarak bende babama döndüm babam bana baktı sonra aşiret büyüklerine döndü" bu konuda benim oğlum haklıydı sidar okumuş etmiş adam niçin cehalet davranak bize ihanetlik etti bunun sonu tâbi kanla biterdi ama çocuk yaşıyor ve üstüne üstlük kızımı kan berdeli verdim hele hiç buna mecbur değilken şimdi siz söyleyin ağalar bu işin sonu nereye varacak."dedi sert tepki gösterdi
poyraz ağa konuştu"ne olsun istersin Resûl ağa"dedi
"kızımın istediği olmazsa kızı vermem"dediği anda
diğar ağa araya girdi"sen ne dersin Resûl ağa kan dökülsün istersin değilmi"dedi ve abim silahı çeki o silahı çektiyse boş koymaz.
Gördüğüm anda kime nişan aldığına baktığımda Rohat, ı nişan almıştı istemsiz bir şekilde kendimi önüne attım kurşun boşluğuma denk geldi 4 santim sol tarafıma gelseydi dalağıma denk gelirdi. Abim bağırdı"LALINNN"diye herkes başıma toplandı ben ise Rohat,ın kucağına düştüm şok olmuş ve tedirgin bir şekilde bana baktı "iii iyi misin"dedi kekeliyerek ben ona bile cevap veremedim.
Abime baktım "benim odamda müdahale çantası var onu getir"dedi. Abim çantayı getirdi. Baran abim ilk müdahaleyi yaptı. Nefesim kesiyordu çünkü vücudumdaki adrenalin boşalıyor direncimi kaybediyordum. Baran abime bakarak "abi Dilba,yı ara"dedim
"olmaz hastaneye gidelim" dedi elleri kan içindeydi.
"yok olmaz sağ alt kasık üstüne denk geldi sıyırdı yani" dedim kısık sesle Welat abim geldi beni kucaklayıp odaya götürmeden hocaya döndüm "o zaman ben konağı istiyorum"dedim Dağhan ağa bana bakarak "sen iyi ol da telak ta senin konak ta senin"dedi diğar ağa Dağhan ağaya bakarak"ama ağa sen ne dersin"
"ben diyeceğimi dedim. Resûl ağa haklı birde Welat, ı hafife alma oğullarını bu deliden uzak tut diğar ağa." Dedi sert bir şekilde salonda İmam nikahı halledilirken dilba gelip kurşunu çıkartıp yarayı temizledi bana bakarak "noldu böyle şanslısın ölmemişsin"
"sağol ya ne güzel teselli ediyorsun öyle"dedim alaycı bir tavırla.
"Kız ciddiyim noldu"dedi merak ederek
"Abim Rohat, ı vuracaktı bende abim katil olmasın diye kendimi önüne attım"dedim ee ne güzel vurulcaktı değilmi ama,. Ben istemsiz ve çok tuhaf bir şekilde önüne attım e tabiki de abim katil olmasın diye yaptım yine olsa yine yaparım dedim içimden.
Sonra bir baktım kapı çaldı dilba "gel" dedi gelen Rohat,tı"nasılsın iyi misin?"diye sordu piç bir gülümseme ile ben şaşırmış gözlerle baktım içim titriyor yanaklarımın kızardığını hissediyorum"biraz daha iyiyim" dedim bana bakarak "bugün burda kal yarın gelip alırız seni" dedi birden modum düştü kaşlarımı çatarak"senden izin istediğimi sanmıyorum"dedim oda bana bakarak çenesini sağa sola hareket ederken yumruğunu cebinde sıkmıştı.
"iyi tamam yarın seni almaya gelcez o zamana kadar hayatta kalırsan sevinirim."Dedi dalgasınıda geçti.
"Daha imam nikahı kıymadı sen kimi nerden alıyorsun?"Bana yaklaştı ve başını geriye doğru atarken güldü "bizim nikahımız kıyıldı." Dedi ben ise "nasıl" diye cevap verdim "senin vurulman sayesinde iş hızlandı" dedi sonra dişlerini sıkarak konuştu"telakta sana verildi konakta"kulağıma eylidi fısıltıyla konuştu "bunların hepsini burnundan fitil fitil getircem benden sana BOZHAN sözü" sessi o kadar soğuk ve tehditkar ki valla ben az da olsa korktum.
Korkmalımıyım"Aynen kork çünkü bu soysuz şerefsizler beni pişman etmeye dünden razılar"dedim içimden Rohat çıkıp giderken dilba bana dönerek"kız bu ne bu kafama taş olarak düşse açıldığı yeri bile göstermem ya" dedi boş boğazlı arkadaşım "ne diyorsun sen ya adam beni kan berdeli olarak aldı san bana taş diyorsun ne biçim arkadaşın sen ya"dedim bütün hıncımı sinirimi dilba,dan almaya çalıştım.
"özür dilerim ben sen gül diye o şekilde konuştum bu kadar sinirleneceğini bilemedim kusuruma bakma!"dedi kızgın dargın bir şekilde. Ben yataktan doğruldum sarıldım Dilba,ya"Asıl ben özür dilerim o medeniyetsiz den alamadığım hıncımı senden çıkardım affet beni lütfen."
Dedim ağlayarak artık şu süre zarfında ikimizde ağlıyorduk dilba şaka yapmadı bende kızmadım ikimizde bir birimize bakarak ağladık sarıldık dilba bu gece de bize kaldı hiç uyumadık oturduk, dertlestik, ağladık.
Sabah olunca annem odama girdi. o da ağlıyordu ben onu görünce gözyaşlarımı tutamadım bende ağladım "hade kızım eşyalarını arabaya koyuyorlar"dedi ağlıyordu hayla "anne bu şekilde mi çıkacam baba evinden"dedim gözümün yaşı dinmiyor "kızım onların oğlu yoğun bakımda onlar düğün dernek mi düşünecekler "
"anname ben düğün mü kursunlar dedim ben baba evinden ölü gibi çıkıyorum farkındasın değilmi?"dedim ağlayarak annem başımı göğsüne koyarak.
" Ey keçika min a bêbext (ah benim bahtsız kızım)"diye Kürtçe ağıt yaktı sonra dilba geldi"hade lalin kahvaltı et karnını doyur"o da ağlıyordu çünkü bu evden gelin çıkmıyor cenaze çıkıyordu.