Her gün bir diğerinin yaşatacaklarına gebeydi. Acı da saklıydı o günde keder de. Bilmiyordu insan sadece. Bilse önlem alır mıydı bilinmez belki hayat bile bile lades demekti. Bir anda beş parasız kalmak değildi çaresizlik ya da gece yarısı sokak ortasında kalmak. Çaresizlik haklı olduğun halde kendini anlatamamaktı. Başka adamın koynuna nasıl girdin demişti Berdan. Bu da ne demekti ki.. Sadece birkaç tane fotoğrafla mı başkasının koynuna girdiğine inanmıştı yani. Ellerini uzattı Beyaz, sevdiğinin kaşından ve ağzının kenarından akan kanı silmek için ama aldığı karşılık suratına inen okkalı bir tokat oldu. Öyle bir vurmaktı ki bu derdi fiziki acı değildi; kalbe indirilmişti o tokat. Beyaz'ın kafası yana düştü, gözlerini kapattı sıkıca sicim gibi akan yaşlar bir yol yapmıştı yüzünde. Ay gibi

