Çocuk bahçedeki bankta oturmuş etrafında gezen delileri izliyordu. Onu da bunlar gibi sanarak buraya kapatmışlardı. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesi… Çocuk onlar gibi değildi o deli değildi kabul etmiyordu. Aklı yerinde ve sağlıklıydı. Diğerlerinden üstünse onun ne suçu vardı. Bu zeka ona verilen bir nimetti. Ve çocuk o nimetin hakkını veriyordu. Doktorlar ona çoklu kişilik bozukluğu şizofren gibi teşhisler koymaya çalışıyorlardı ama bilmiyorlardı ki o sadece fazla zekiydi. Çocuk böyle düşünüyordu. Burada bulunmasının bir sebebi vardı. Zamanının gelmesini bekliyordu. Zamanı geldiğine buradan çıkacaktı. Keş yanına geldiğinde “naber lan deli” dedi sırıtarak. Yine ağzında bir ağaç çöpü vardı onu çiğniyordu. Çocuk uzun süredir sessizliğini “iyi” diyerek bozarken sesi ergenlikten dolayı h

