Alp geldiğinde oturduğum yerde artık kök salmıştım. Araba yanımda durur durma “niye bu kadar geç kaldın” dedim. Oda bana sinirle bakarken “öyle bir tarif ediyordun ki senin yüzünden iki defa ters yöne girdim” dedi. “Ala ala ben beceriksizim demiyorsun da tarif etmeme laf ediyorsun” dediğimde “orada öyle duracağına bin artık şu arabaya da gidelim kedi” dedi. Haklı olduğu için kapıyı açıp koltuğa oturduğumda suratımı asarak kollarımı göğsümde bağladım. Kaç saattir bekliyordum ve moralim çok bozulmuştu. Bir süre surat asmaya devam ettiğimde ne araba hareket etti nede Alp bir şey dedi. En son dayanamayarak ona döndüğümde başını direksiyona yaslamış gülerek beni izliyordu. “Ne bekliyorsun gidelim hadi” dediğimde daha da gülüp “nereye gideceğimi söylemedin ki” dedi. Ah aptal kafam trip at

