Emre odamdan dışarıya çıkınca açmayacağını bilsem de Alper'i aradım. Uzun sürede telefonu çaldırdım. Ama tam umudu kesmişken telefon birden açıldı, fakat telefonu cevaplayan Alper değil, o adi herif oldu. " Alo Hazal, aslında daha önce ararsın diyerek tahmin ediyorum ama neyse, ne demişler geç olsun da güç olmasın" dedi alay dolu ses tonuyla. Sonrada ses tonuna sahte bir bir ciddiyet katıp "Bu arada başın sağ olsun Hazal, duyunca çok üzüldüm. Deden Ekrem bey vefat etmiş. Ah! Pardon yani öldürülmüş. Gerçi ne demişler su testi su yolunda kırılır." dedi. Benim ağzımı açmama fırsat vermeden de, yine tehditkar ses tonuyla "Eee ne demişler herkes ektiğini biçer. Tıpkı senin gibi, sen de ektiğini biçeceksin Hazal hanım. Bu daha başlangıç, sana yapacaklarımdan sonra ölmekten bete

