Rojin, Civan’ın verdiği sahil kenarındaki kafeye gelmişti. Civan gelince: — Merhaba, dedi. Civan da: — Merhaba, buyurun oturun. Aç mısınız, yemek yemediyseniz yemek yemeye de götürebilirim sizi. — Hayır, teşekkür ederim. Yemek yedim ben. — Buyurun, sizi dinliyorum. Rojin: — Merhaba, ben Rojin. Urfa’dan geliyorum, Fatma’nın arkadaşıyım. Civan: — Ya öyle mi, memnun oldum. Fatma nasıl, iyi mi? — İyi, iyi. — Konu neydi? Merak ediyorum da… Ta buralara kadar gelip beni görecek kadar mühim olan şey neymiş, doğrusu merak ettim. — Ben Fatma ile çok samimiyiz. Neredeyse bana her şeyini anlatır diyebilirim. — Ya öyle mi? Evet, beni ilgilendiren kısmı merak etmeye başladım iyice. Fatma’nın evlendiğini biliyorum ama kiminle, ne zaman, nasıl evlendi bilmiyorum. Evlendiği kişi kim bilmiyorum

